Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ton" olan, toplam 107 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ton ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ton olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ton olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
İHTİYOPLANKTON, KONDROSKELETON, POTAMOPLANKTON
HELEOPLANKTON, KRİYOPLANKTON, LİMNOPLANKTON, MACROPLANKTON, MAKROPLANKTON, MİCROPLANKTON, MİKROPLANKTON, MORFOPLANKTON, NANNOPLANKTON, SAPLICATİNTON, SPİRONOLAKTON, ULTRAPLANKTON
AEROPLANKTON, DEMİRLİBETON, FİTOPLANKTON, HALİPLANKTON, HALOPLANKTON, HEMİPLANKTON, HOLOPLANKTON, KRİOPLANKTON, MEGAPLANKTON, MEROPLANKTON, NANOPLANKTON, RHEOPLANKTON, TİKOPLANKTON, TRİCHOPHYTON
ABİYOSESTON, EPİPLANKTON, ÖHİPONÖSTON, POTAMOGETON, SAPLITİNTON, TESTOLAKTON, ZOOPLANKTON
BASBARİTON, TÜLÜTONTON
BADMİNTON, ÇARLİSTON, BİOTEKTON, NABUMETON, ÖPLANKTON, PERİFİTON
PLANKTON, ALKAPTON, ÇALIŞTON, SKELETON
BARİTON, GROSTON, KİLOTON, KRİPTON, MARATON, MEGATON, MONOTON, OTOKTON, PERİTON, KERATON, LUSİTON
ASETON, BASTON, FAYTON, KANTON, KARTON, KRETON, NEVTON, PAYTON, PEPTON, PİSTON, PLÜTON, PONTON, PROTON, TONTON, TRİTON, VESTON, ARATON, BURTON, CHİTON, DALTON, EKOTON, FESTON, FİSTON, HİSTON, İZOTON, KRUTON, LAKTON, NEKTON, NÖSTON, PALTON, Devamını Oku »»
BETON, BUTON, JETON, KETON, KOTON, PİTON, BATON, FOTON, KİTON, MOTON, ÖZTON, RATON, VETON
ÖTON
TON
TON
Bir metreküp hacminde ve + 4 °C'deki arı suyun ağırlığı. İnsan veya çalgı sesinin yükseklik, alçaklık derecesi. Bin kilogramlık ağırlık birimi. Bir rengin koyuluk veya açıklık derecesi. Ses titreşimlerinin yükselip alçalması, titrem. Konuşmada sesin duyguları belirtecek biçimde çıkması.
MİCROPLANKTON
Büyüklükleri 1000 mikrometreden daha küçük olan, göz açıklığı 0.06 mm'lik ağlarla yakalanabilen plankton.
POTAMOPLANKTON
Akarsu planktonu, rheoplankton. Akarsulardaki plankton florası.
MORFOPLANKTON
Küçük boyu, vücut şekli, kapsadığı yağ damlacıkları, gaz ve benzerleri ile yüzebilen organizmalar.
İHTİYOPLANKTON
Balık yumurta ve larvaları.
KRİYOPLANKTON
Kutup bölgelerinde buzullar üzerinde bulunan plankton.
MİKROPLANKTON
Büyüklüğü 1 mm'nin altında olan plankton. Nanoplanktondan daha büyük ve çevresindeki su ile sürüklenen küçük organizmalar.
SPİRONOLAKTON
Aldosteron almaçlarıni kapatarak böbreklerden su ve tuz atılımına neden olan aldosteron antagonisti ilaç.
KONDROSKELETON
Kıkırdaksı iskelet.
LİMNOPLANKTON
Tatlı su, göl ve bataklıklarda bulunan plankton. Tatlı su, göl ve bataklıklarda bulunan mikroorganizmalar.
SAPLICATİNTON
1.Patlıcan. 2.Dağ elması.
ULTRAPLANKTON
Büyüklükleri 5 µm'den daha küçük olan plankton.
MACROPLANKTON
Büyüklükleri 1 mm'den fazla olan ve çıplak gözle görülebilen plankton.
NANNOPLANKTON
Büyüklükleri 5-60 µm arasında olan plankton.
MAKROPLANKTON
Çıplak gözle görülebilen plankton. Denizanaları, bazı yosunlar gibi çevresindeki su ile sürüklenen büyük organizmalardan oluşan plankton.
HELEOPLANKTON
Gölcük veya göletlerde bulunan plankton.
Bu bölümde tanımı içerisinde TON geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BASTONSUZ
Bastonu olmayan.
AH
İlenme, beddua. (a:h) Ağrı, acı duyulduğunda söylenen bir söz. (a:h) Sesin tonuna göre pişmanlık, öfke, özlem, beğenme, sevgi vb. duygular anlatan bir söz.
BASTONCULUK
Bastoncunun yaptığı iş.
ANTİKA
Tarihsel bir döneme ait olan. Mendil, örtü, yatak çarşafı vb. bezlerin kenarlarına paralel ipliklerden bir bölümü çekilip dikey olanların ikisi, üçü bir arada tire ile sarılarak yapılmış olan diş diş süs, sıçandişi. Genele, olağana, geleneğe aykırı, acayip, tuhaf, çarliston marka. Eski çağlardan kalma eser. Antik.
BEMOL
Bir sesin yarım ton kalınlaştırılacağını gösteren nota işareti. Böylece kalınlaştırılmış ses.
ARIZA
Aksama, aksaklık, bozulma. Bir notanın sesini yarım ton yükseltmek, alçaltmak veya eski durumuna getirmek için notanın soluna konulan diyez, bemol ve bekar işaretlerinin ortak adı. Engebe.
AYRAÇ
Cümle içinde geçen bir sözü, metin dışı tutmak için o sözün başına ve sonuna getirilen yay veya köşeli biçimde işaret, parantez. Kalınan sayfayı belirlemek amacıyla kitapların arasına konulan ince, uzun karton parçası, bellik.
BALİNA
Balinalardan, yaklaşık uzunluğu 20 metre, ağırlığı 200 ton olan memeli hayvan, kadırga balığı, falyanos (Balaena mistycetus). Giysilerin dik ve düzgün durması için bazı yerlerine özellikle yakalarına konulan sert, esnek, yassı, dar, uzun çubuk.
BAMBU
Buğdaygillerden, sıcak ülkelerde yetişen, boyu 25 metre kadar olabilen, mobilya, merdiven, baston vb. birçok eşyanın yapımında kullanılan bir tür kamış, Hint kamışı, hezaren (Bambusa vulgaris). Bu kamıştan yapılan.
BABA
Çocuğu olan erkek, peder. Kazılarda çıkarılan toprağın miktarını hesaplayabilmek için yer yer bırakılan toprak dikme. Çok kaliteli, üstün nitelikli. Tarikatların bazısında tekke büyüğü. Çocuğun dünyaya gelmesinde etken olan erkek. Koruyucu, babalık duyguları ile dolu kimse. Çatı merteği. Bir ülkeye veya bir topluluğa yararlı olmuş kimse. Gemi veya iskelede halatın takıldığı yuvarlak başlı iri demir, ağaç veya beton dikme. Anlayışlı, iyi huylu erkek. Silah kaçakçılığı, kara para aklama ve uyuşturucu madde ticareti vb. kirli ve gizli işler yapan çetenin başı. Ata. Bir merdivende, tırabzanın sahanlıkla birleştiği yerde bulunan dikey öge. Bu gibi kimselere verilen unvan.
BASTONLU
Bastonu olan.
ARKALI
Arkası olan. Koruyanı, dayanağı olan, pistonlu, iltimaslı.
BARİTON
Tenor ve bas arasındaki erkek sesi. Basso ile alto arasında ses veren, pistonlu bir ağız çalgısı türü.
ASA
Bazı ülkelerde, hükümdarların, mareşallerin, din adamlarının güç sembolü olarak törenlerde taşıdıkları bir tür ağaç veya metalden değnek. İhtiyarların baston yerine kullandıkları uzun sopa.
AKTİNİT
Aktinyum, toryum, protaktinyum, tulyum, plütonyum, amerikyum, küriyum ve berkelyum radyoaktif elementlerinin ortak adı.
ATKI
Soğuğa karşı omuzlara, başa, sırta veya boyna alınan örtü, bürgü. Büyük yaba. Dokuma tezgâhlarında mekikle enine atılan iplik, argaç. Bazı kadın ayakkabılarında ve çocuk patiklerinde ayağın üstünden geçen, yandan iliklenen ince uzun parça. Kapı ve pencerelerin yapımında üst tarafa konan ağaç, taş veya beton destek, üst eşik.
BASTONCU
Baston yapan veya satan kimse.
BETON
Çimentonun su yardımıyla kum, çakıl vb. maddelerle karışması sonucu oluşan sert, dayanıklı, bağlayıcı yapı malzemesi. Bu malzemeden yapılmış.
BETONARME
Yapıda gücü, esnekliği artırmak için metal ve çimentodan yararlanma yöntemi, demirli beton. Bu yöntemle yapılmış.
ATONAL
Yeni bir bestecilik çığırına göre, ton ve makam temeline bağlı kalmadan oluşturulan (beste).