Kelimeler arşivi içinde; başında "tor" olan, toplam 165 adet kelime bulunmaktadır. tor ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu tor ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tor olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
TORAKOMİYODİNİ
TORASANİNCİRİ
TORAKOSENTEZ, TOROVİRÜSLER, TORPİLLENMEK, TORTULLAŞMAK, TORUNSOLAKLI
TORAKEKTOMİ, TORAKOPAGUS, TORAKOSTOMİ, TORAKOŞİZİS, TORBALANMAK, TORNALANMAK, TORNALATMAK, TOROVİRİDAE, TORPİLCİLİK, TORPİLLEMEK, TORPİLLENME, TORTİKOLLİS, TORTULANMAK, TORTULAŞMAK, TORTULBİLİM, TORTULLAŞMA, TORUKTURMAK
TORAKODİNİ, TORAKOPATİ, TORAKOTOMİ, TORAMANLIK, TORBALAMAK, TORBALANMA, TORNACILIK, TORNALAMAK, TORNALANMA, TORNALATMA, TORPİLLEME, TORTULANMA, TORTULAŞMA, TORTUMKALE, TORUKLAMAK, TORUNOBASI
TORAKALİS, TORANDİLİ, TORASEMİT, TORASİKUS, TORBALAMA, TOREMİFEN, TORHLAMAK, TORLAKLAR, TORLANMAK, TORNALAMA, TORNAVİDA, TORNİSTAN, TORPİLSİZ, TORTUŞMAK
TORAKVEL, TORALMAK, TORAMANİ, TORBACIK, TORBASIZ, TORCUMAN, TOREADOR, TORHASAN, TORHULUK, TORLAMAK, TOROSLAR, TORPİLCİ, TORPİLLİ, TORSİYON, TORTAMIŞ, TORTUSUZ, TORULMAK, TORUMTAY, TORUNISI, TORVAKEŞ, TORZİYON
TORAKEL, TORALAK, TORAMAK, TORAMAN, TORAŞAN, TORATLI, TORBAĞA, TORBALI, TORKARA, TORLAMA, TORNACI, TORNADO, TORNALI, TOROĞLU, TORPİDO, TORPUNA, TORTMAÇ, TORTMAN, TORTULU, TORUNLU
TORAKA, TORAKS, TORALP, TORAPA, TORCAN, TORÇAN, TORERO, TORGAY, TORHAN, TORHUL, TORİYH, TORKAL, TORKAN, TORLAH, TORLAK, TORLAR, TORLİK, TORLUK, TORMUK, TORMUŞ, TORNET, TORPAH, TORPAK, TORPİÇ, TORPİL, TORPUÇ, TORPUK, TORTCU, TORTOP, TORTOR, Devamını Oku »»
TORAĞ, TORAH, TORAK, TORAN, TORAŞ, TORBA, TORCİ, TORCU, TORDA, TOREL, TORGA, TORIN, TORİK, TORİŞ, TORKİ, TORNA, TORON, TOROS, TOROŞ, TORTA, TORTU, TORUK, TORUL, TORUM, TORUN, TORUS, TORUŞ
TORA, TORÇ, TORF, TORK, TORP, TORT, TORU
TOR
TOR
Sık gözlü ağ. Çekingen, utangaç. Bir dairenin kendi düzleminde bulunan fakat merkezinden geçmeyen bir doğru çevresinde dönmesiyle oluşan cisim. Olgunlaşmamış, ham. Toy, acemi kimse. İşe alışkın olmayan, yabani.
TORNALATMAK
Tornadan geçirtmek, torna yaptırmak.
TOROVİRİDAE
Torovirüsler.
TORAKOŞİZİS
Göğüs duvarının yarığı.
TOROVİRÜSLER
Tek iplikli ve pozitif anlamlı RNA genom yapısına sahip, zarflı ve 35x170 nm çapında virüslerin oluşturduğu, genellikle ishal vakalarında izole edilen ve Koronavirüslere benzerlik gösteren bir virüs ailesi, Toroviridae.
TORNALANMAK
Torna ile işlenilmek.
TORAKOSENTEZ
Göğüs duvarını delerek sıvı boşaltma.
TORUNSOLAKLI
Adana şehri, Çatalan nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
TORBALANMAK
Torbalama işi yapılmak. Gevşeyip sarkmak.
TORAKOMİYODİNİ
Göğüs kasları ağrısı.
TORPİLLENMEK
Torpilleme işi yapılmak.
TORAKOPAGUS
Göğüs kafesinin ventralde bitişik olmasıyla belirgin ikizlik gelişim bozukluğu.
TORTULLAŞMAK
Tortulaşmak.
TORAKOSTOMİ
Göğüs duvarından göğüs boşluğuna açılan delik oluşturma ameliyatı.
TORASANİNCİRİ
Pathcanincirinden küçük, morumsu renkte, tatlı bir çeşit incir.
TORAKEKTOMİ
Kaburganın bir kısmının ameliyatla çıkarılması.
Bu bölümde tanımı içerisinde TOR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BAŞHEKİMLİK
Başhekim olma durumu, başdoktorluk, baştabiplik, sertabiplik. Başhekim ve görevlilerin çalıştığı yer, başdoktorluk, baştabiplik, sertabiplik. Başhekimin yaptığı iş, başdoktorluk, baştabiplik, sertabiplik.
BAŞÇIK
Çiçeklerin erkek organlarında çiçek tozunu taşıyan torbacık, haşefe.
AMORTİSÖR
Motorlu araçlarda sarsıntı, sallantı vb. hareketleri en aza indiren, yayların gereksiz hareketlerini gidermeye yarayan düzen. Bu düzeni kuran öge, yumuşatmalık.
ALTLIK
Tabak, bardak vb. nesnelerin altına konulan şey. Hayvanların altına yayılan ot veya saman. Arabaya koşulan atların yolları kirletmemesi için kuyruğunun altına yerleştirilen torba.
ARABA
Tekerlekli, motorlu veya motorsuz her türlü kara taşıtı. Bu taşıtın aldığı miktarda olan.
ASFALTİT
Petrolün ayrışması ile oluşan ve çoklukta tortul kayaçların gözeneklerinde bulunan doğal bitüm.
BARATA
Bilim doktorları ile kardinallerin giydikleri dört köşe külah veya başlık. Osmanlı sarayında genellikle bostancıların, baltacı ve kapıcıların giydikleri, kırmızı çuhadan yapılmış, ucu kıvrık, uzunca başlık.
AHFAT
Erkek torunlar.
AZIKLIK
Azık olarak ayrılan veya hazırlanan yiyecekler. Hemen yemek üzere, harman zamanından önce biçilip savrulan ekin. Azık koymaya yarayan kap veya torba.
BAKIMEVİ
Bakıma gereksinimi olan kimselerin bakıldıkları, barındıkları kuruluş. Belirli noktalarda özellikle kar mücadelesinde kullanılan araç ve gereçlerin barındırıldığı bina. Kurum ve kuruluşlarda motorlu araçların onarıldığı ve korunduğu yer veya birim. Kademe.
BAŞHEKİM
Bir hastaneyi yönetmekle görevlendirilen hekim, başdoktor, baştabip, sertabip.
ALIŞTIRMA
Alıştırmak işi. Vücudun gücünü ve dayanıklılığını artırmak için yapılmış olan uygulama, hazırlık çalışması, idman, egzersiz, antrenman. Bir beceriyi, bilgiyi kazanmak için yapılmış olan tekrar, temrin, talim, egzersiz. Bir araç motorundan tam verim elde edilebilmesi için ilk dönemlerinde yüksek devirde düşük hızda çalıştırılması, rodaj.
APOŞİ
Çember biçiminde, telden yapılma, torbaya benzeyen büyük gözlü ağ.
ALMAK
Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.
ARŞİDÜK
Avusturya'da imparator ailesi prenslerine verilen unvan.
AKTİNİT
Aktinyum, toryum, protaktinyum, tulyum, plütonyum, amerikyum, küriyum ve berkelyum radyoaktif elementlerinin ortak adı.
ALVEOL
Torba biçiminde küçük boşluk veya genişlemiş kısım. Akciğerde bronşçukların bittiği bölümde oksijen karbondioksit taşınmasını sağlayan minik kese biçimindeki boşlukların son ucu.
ASKLI
Sporları ask denen torbalar içinde oluşan (mantar).
ARKOZ
Birleşiminde feldspat bulunan, kum taşı türünden bir tortul kayaç.
BALATA
Soğuk ve sıcakta büyük bir sürtünme katsayısına sahip olan, suya ve yağa dayanıklı, yavaş aşınan madde. Motorlu araçlarda fren yapmayı sağlayan, tekerlek mili üzerine yerleştirilmiş yarım ay biçimindeki alet.