Kelimeler arşivinde; içinde "tor" olan, toplam 392 tane kelime bulunuyor. İçerisinde tor bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu tor ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında tor olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
SEFALOTORAKOPAGUS
FOTOREAKTİVASYON, PNÖMOHİDROTORAKS
İMPARATORİÇELİK, HEMOPNÖMOTORAKS, PİYOPNÖMOTORAKS, PNÖMOHEMOTORAKS, PNÖMOPİYOTORAKS, RETORTAMONADİDA, SEROPNÖMOTORAKS
EKSİTOSEKRETOR, EKSPEKTORASYON, FOTOREDÜKSİYON, PİYOHEMOTORAKS, TORAKOMİYODİNİ, YENİTORUNOBASI
ADOLFAKTORYUM, ASEFALOTORASİ, EJAKULATORYUS, FOTORETİNİTİS, MASTİKATORYUS, OKULOMOTORYUS, OTORADYOGRAFİ, PARAMETORCHİS, SEFALOTORASİK, TIRASFORMOTOR, TORASANİNCİRİ
ELEKTROMOTOR, İMPARATORİÇE, İMPARATORLUK, PREVANTORYUM, TORPİLLENMEK, TORTULLAŞMAK, ASEFALOTORUS, BAŞDOKTORLUK, EKSKRETORYUS, FOTORESEPTÖR, İNFRALİTORAL, KÜÇÜKTORAMAN, LEVOROTATORİ, MOTORARTÇISI, MOTORLUGEZER, OPİSTORŞOZİS, OTORADYOGRAF, PROMONTORYUM, RETORTAMONAS, SKRİPTORİYUM, SUPRALİTORAL, TORAKOSENTEZ, TOROVİRÜSLER, TORUNSOLAKLI
KALANTORLUK, KREMATORYUM, PREHİSTORİK, PREHİSTORYA, RESTORASYON, TORBALANMAK, TORNALANMAK, TORNALATMAK, TORPİLCİLİK, TORPİLLEMEK, TORPİLLENME, TORTULANMAK, TORTULAŞMAK, TORTULLAŞMA, DERMACENTOR, DİGESTORYUS, DİSTORSİYON, DOKTORCULUK, EKSPEKTORAN, EKSPEKTORAT, FİBROTORAKS, GUSTATORYUS, HİDROTORAKS, KONSTRİKTOR, KRİPTORŞİZM, NEKATOROZİS, OPİSTHAPTOR, OTORİZASYON, PNÖMOTORAKS, POSTORBİTAL, Devamını Oku »»
DOKTORASIZ, MORATORYUM, MOTORCULUK, ORNİTORENK, SANATORYUM, TORBALAMAK, TORBALANMA, TORNACILIK, TORNALAMAK, TORNALANMA, TORNALATMA, TORPİLLEME, TORTULANMA, TORTULAŞMA, DİSTORTİON, DOKTORGÖZÜ, FRUKTORYON, HEMOTORAKS, HEPATORAFİ, KALANTORCA, KANTORBASI, KİLOTORAKS, KOAGULATOR, KORRUGATOR, KRİPTORŞİT, METATORAKS, MEZOTORAKS, PEKTORALİS, PİYOTORAKS, PROKTORAJİ, Devamını Oku »»
DOKTORALI, DOKTORLUK, EKVATORAL, FOTOROMAN, İMPARATOR, İSTİMATOR, ODİTORYUM, TORBALAMA, TORNALAMA, TORNAVİDA, TORNİSTAN, AKITMATOR, ANOCENTOR, ASBİRATOR, BABATORUN, BAŞDOKTOR, ÇALKATORA, ÇİFİMOTOR, DİLATATOR, GALAKTORA, GLADYATOR, GOMBOSTOR, KONDUKTOR, KONTORTUS, LİTTORİNA, MASTORAJİ, METORCHİS, MODERATOR, MODÜLATOR, OTORİTELİ, Devamını Oku »»
KALANTOR, KLİTORİS, MOTORBOT, MOTORİZE, ORATORYO, OTORİTER, PASTORAL, PEKTORAL, PİTORESK, RESTORAN, TOREADOR, TORPİLCİ, TORPİLLİ, TORTUSUZ, ABDUKTOR, ADDUKTOR, ARREKTOR, CAĞTORBA, DİREKTOR, EFFECTOR, FİKSATOR, HEMATORE, KONTOROL, LİTORİNA, MOTORİUS, OPARATOR, POSTORAL, PROKTORE, PROMOTOR, PRONATOR, Devamını Oku »»
DOKTORA, EKVATOR, MOTORCU, MOTORİN, MOTORLU, OTORİTE, RESTORE, RETORİK, TARATOR, TORAMAN, TORBALI, TORNACI, TORNADO, TORNALI, TORPİDO, TORTULU, ADUKTOR, AKANTOR, DİNTORU, DİSTORT, DOTTORE, EREKTOR, HAÇATOR, LEVATOR, LİTORAL, MANATOR, MOTOROK, NECATOR, PİTORUK, STENTOR, Devamını Oku »»
DOKTOR, KASTOR, MASTOR, OTORAY, STATOR, STORLU, TORERO, TORLAK, TORLUK, TORNET, TORPİL, TORTOP, TORTUL, TORTUM, TORYUM, CANTOR, DOHTOR, KOPTOR, MENTOR, METORO, PANTOR, SENTOR, TEKTOR, TERTOR, TIRTOR, TOHTOR, TORAKA, TORAKS, TORALP, TORAPA, Devamını Oku »»
MOTOR, TORAK, TORBA, TORİK, TORNA, TORTU, TORUL, TORUM, TORUN, ASTOR, KOTOR, OTORT, POTOR, ROTOR, TORAĞ, TORAH, TORAN, TORAŞ, TORCİ, TORCU, TORDA, TOREL, TORGA, TORIN, TORİŞ, TORKİ, TORON, TOROS, TOROŞ, TORTA, Devamını Oku »»
STOR, TORA, TORÇ, TORF, TORK, TORP, TORT, TORU
TOR
TOR
Sık gözlü ağ. Çekingen, utangaç. Bir dairenin kendi düzleminde bulunan fakat merkezinden geçmeyen bir doğru çevresinde dönmesiyle oluşan cisim. Olgunlaşmamış, ham. Toy, acemi kimse. İşe alışkın olmayan, yabani.
EKSİTOSEKRETOR
Salgıyı uyaran.
FOTOREAKTİVASYON
Bakterilerin, mor ötesi ışınlanmasından hemen sonra görülebilen ışınlara tutularak oluşan timin dimerlerinin (T-T) gün ışığında etkinleşen özel enzimlerle (fotoreaktif enzimler) hidrolize edilerek aralarındaki bağlantının koparılmasıyla meydana gelen öldürücü etkinin giderilmesi işlemi.
HEMOPNÖMOTORAKS
Göğüs boşluğunda kan ve hava toplanması.
İMPARATORİÇELİK
İmparatoriçe olma durumu.
PİYOPNÖMOTORAKS
Göğüs zarı boşluğunda irin ve gaz toplanması.
EKSPEKTORASYON
Balgam çıkarma. Öksürükle dışarı muhat, fibrin, irin gibi eksudat atılımı olayı.
SEROPNÖMOTORAKS
Göğüs zarı boşluğunda hava ve serum toplanması.
FOTOREDÜKSİYON
Fotosentetik hücrelerde bir elektron alıcısının ışık etkisinde indirgenmesi.
PNÖMOHEMOTORAKS
Göğüs zarı boşluğunda hava ve kan bulunması.
PİYOHEMOTORAKS
Göğüs zarı boşluğunda irin ve kan toplanması.
SEFALOTORAKOPAGUS
Baş ve göğüsleri birbirine yapışık ikizler; bu biçimle belirgin hilkat garibesi.
PNÖMOHİDROTORAKS
Göğüs zarları arası boşlukta gaz ve sıvı toplanması.
TORAKOMİYODİNİ
Göğüs kasları ağrısı.
RETORTAMONADİDA
Mastigophora alt şubesinde, Zoomastigophorea sınıfında bulunan birisi ventral sitosomal bölgeyle ilişkili olarak arkaya yönelen 2-4 kamçıya sahip, golgi cismi ve mitokondrileri bulunmayan, hücre iskeletleri trikomonadidlere benzeyen, birçok omurgalı ve omurgasızın bağırsaklarında bulunan ve sitostomlarıyla beslenen, patojeniteleri her zaman düşük olan, Chilomastix ve Retortamonas cinslerini içeren, parazitik bağırsak kamçılılarının bulunduğu protozoa takımı.
PNÖMOPİYOTORAKS
Göğüs zarı boşluğunda hava veya gaz ve irin bulunması.
Bu bölümde tanımı içerisinde TOR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALTLIK
Tabak, bardak vb. nesnelerin altına konulan şey. Hayvanların altına yayılan ot veya saman. Arabaya koşulan atların yolları kirletmemesi için kuyruğunun altına yerleştirilen torba.
BAŞHEKİM
Bir hastaneyi yönetmekle görevlendirilen hekim, başdoktor, baştabip, sertabip.
BAŞÇIK
Çiçeklerin erkek organlarında çiçek tozunu taşıyan torbacık, haşefe.
AKTİNİT
Aktinyum, toryum, protaktinyum, tulyum, plütonyum, amerikyum, küriyum ve berkelyum radyoaktif elementlerinin ortak adı.
AZIKLIK
Azık olarak ayrılan veya hazırlanan yiyecekler. Hemen yemek üzere, harman zamanından önce biçilip savrulan ekin. Azık koymaya yarayan kap veya torba.
ALIŞTIRMA
Alıştırmak işi. Vücudun gücünü ve dayanıklılığını artırmak için yapılmış olan uygulama, hazırlık çalışması, idman, egzersiz, antrenman. Bir beceriyi, bilgiyi kazanmak için yapılmış olan tekrar, temrin, talim, egzersiz. Bir araç motorundan tam verim elde edilebilmesi için ilk dönemlerinde yüksek devirde düşük hızda çalıştırılması, rodaj.
APOŞİ
Çember biçiminde, telden yapılma, torbaya benzeyen büyük gözlü ağ.
ASKLI
Sporları ask denen torbalar içinde oluşan (mantar).
BALATA
Soğuk ve sıcakta büyük bir sürtünme katsayısına sahip olan, suya ve yağa dayanıklı, yavaş aşınan madde. Motorlu araçlarda fren yapmayı sağlayan, tekerlek mili üzerine yerleştirilmiş yarım ay biçimindeki alet.
BARATA
Bilim doktorları ile kardinallerin giydikleri dört köşe külah veya başlık. Osmanlı sarayında genellikle bostancıların, baltacı ve kapıcıların giydikleri, kırmızı çuhadan yapılmış, ucu kıvrık, uzunca başlık.
ARŞİDÜK
Avusturya'da imparator ailesi prenslerine verilen unvan.
ARKOZ
Birleşiminde feldspat bulunan, kum taşı türünden bir tortul kayaç.
BAKIMEVİ
Bakıma gereksinimi olan kimselerin bakıldıkları, barındıkları kuruluş. Belirli noktalarda özellikle kar mücadelesinde kullanılan araç ve gereçlerin barındırıldığı bina. Kurum ve kuruluşlarda motorlu araçların onarıldığı ve korunduğu yer veya birim. Kademe.
ARABA
Tekerlekli, motorlu veya motorsuz her türlü kara taşıtı. Bu taşıtın aldığı miktarda olan.
ALMAK
Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.
ALVEOL
Torba biçiminde küçük boşluk veya genişlemiş kısım. Akciğerde bronşçukların bittiği bölümde oksijen karbondioksit taşınmasını sağlayan minik kese biçimindeki boşlukların son ucu.
AHFAT
Erkek torunlar.
AMORTİSÖR
Motorlu araçlarda sarsıntı, sallantı vb. hareketleri en aza indiren, yayların gereksiz hareketlerini gidermeye yarayan düzen. Bu düzeni kuran öge, yumuşatmalık.
BAŞHEKİMLİK
Başhekim olma durumu, başdoktorluk, baştabiplik, sertabiplik. Başhekim ve görevlilerin çalıştığı yer, başdoktorluk, baştabiplik, sertabiplik. Başhekimin yaptığı iş, başdoktorluk, baştabiplik, sertabiplik.
ASFALTİT
Petrolün ayrışması ile oluşan ve çoklukta tortul kayaçların gözeneklerinde bulunan doğal bitüm.