Kelimeler arşivinde; içinde "top" olan, toplam 531 tane kelime bulunuyor. İçerisinde top bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu top ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında top olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
TOPLUMSALLAŞTIRMA, TOPLUMMERKEZCİLİK, HEMATOPORFİRİNÜRİ, TOPRAKKAZANGİLLER
FOTOPERİYODİKLİK, FOTOPOLİMERLEŞME, GRANÜLOSİTOPENİK, ORTOPOKSVİRÜSLER, RETİKULOSİTOPENİ, TOPLUMBİLİMCİLİK
TOPLUMLAŞTIRMAK, TOPLUMSALLAŞMAK, TOPRAKLANDIRMAK, CERATOPOGONİDAE, DİOCTOPHYMOİDEA, EKTOPARAZİTİSİT, GRANÜLOSİTOPATİ, GRANÜLOSİTOPENİ, ORTOPANKROMATİK, PROKTOPARALİZİS, SİTOPLAZMOLİZİS, TOPARLANABİLMEK, TOPARLAYABİLMEK, TOPLATILABİLMEK, TOPLUMİÇİNCİLİK, TOPUKTABANLILAR
TOPAKLAŞTIRMAK, TOPLUMLAŞTIRMA, TOPLUMSALLAŞMA, TOPRAKLANDIRMA, TOPLUMMERKEZCİ, ADATOPRAKPINAR, DİOCTOPHYMİDAE, ERGASİTOPLAZMA, ERİTROSİTOPOEZ, FİTOPLANKTOFAJ, FOTOPERİYODİZM, HEMATOPERİKART, HEMATOPORFİRİN, HEMATOSİTOPENİ, HEPATOPANKREAS, HİSTOPLAZMOZİS, KAPALITOPLULUK, KİNETOPLASTİDA, KSANTOPSİDRASİ, TOPARLANABİLME, TOPARLAYABİLME, TOPÇUDEĞİRMENİ, TOPLATILABİLME, TOPLUMSEVERLİK, TOPLUSORUŞTURU, TROMBOSİTOPATİ, TROMBOSİTOPENİ, YUKARITOPRAKLI
FİTOPATOLOJİK, CERATOPHYLLUM, CERATOPHYLLUS, GALAKTOPOEZİS, HEMATOPORFİRİ, HİSTOPATOLOJİ, KİNETOPLASTİD, KOLESİSTOPATİ, LENFOSİTOPENİ, LENFOSİTOPOEZ, OTOPİYOTERAPİ, PEKMEZTOPRAĞI, SPERMATOPHYTA, TOPAKLAŞTIRMA, TOPLAMAÇEKİCİ, TOPLANABİLMEK, TOPLANIVERMEK, TOPLATABİLMEK, TOPLAYABİLMEK, TOPLAYIVERMEK, TÜYLÜTOPARLAK
FİTOPATOLOJİ, OROSTOPOLLUK, OTOPARKÇILIK, OTOSTOPÇULUK, TOPARLAĞIMSI, TOPLUMLAŞMAK, TOPRAKLAŞMAK, KİRLİKARTOPU, TOPLUMİÇİNCİ, AÇIKTOPLULUK, DEVETOPALAĞI, FİTOPLANKTON, HAEMATOPİNUS, HEMOSİTOPOEZ, HEPATOPORTAL, HEPATOPTOZİS, KAĞŞAKTOPRAK, LÖKOSİTOPENİ, MONOSİTOPENİ, OTOPOLİPLOİT, PALATOPLASTİ, PİROTOPLAZMA, PLEİSTOPHORA, POSTOPERATİF, PROTOPORFİRİ, TAVŞANTOPUĞU, TİLKİTOPRAĞI, TOPÇUYENİKÖY, TOPLANABİLME, TOPLANIVERME, Devamını Oku »»
AKROMATOPSİ, ONOMATOPEİK, PROTOPLAZMA, RADYOİZOTOP, TOPAKLANMAK, TOPAKLAŞMAK, TOPARLANMAK, TOPLANILMAK, TOPLARDAMAR, TOPLATILMAK, TOPLUMCULUK, TOPLUMLAŞMA, TOPRAKBASTI, TOPRAKLAMAK, TOPRAKLAŞMA, TOPTANCILIK, TOSTOPARLAK, ÜTOPYACILIK, ALTINTOPRAK, BLASTOPORUS, BOZTOPRAKLI, DAVŞANTOPUU, DERMATOPATİ, DİOCTOPHYMA, DOŞANTOPUĞU, FOTOPERİYOT, FOTOPOLİMER, GÖKÇETOPRAK, HAEMATOPOTA, HEMATOPOİEZ, Devamını Oku »»
AKIMTOPLAR, ORTOPEDİST, SİTOPLAZMA, TOPAKLAMAK, TOPAKLANMA, TOPAKLAŞMA, TOPALLAMAK, TOPALLAYIŞ, TOPARLACIK, TOPARLAKÇA, TOPARLAMAK, TOPARLANIŞ, TOPARLANMA, TOPLANILMA, TOPLATILMA, TOPOĞRAFİK, TOPOĞRAFYA, TOPRAKKALE, TOPRAKLAMA, TOPUKDÖVEN, TOPUKLAMAK, AKÇATOPRAK, EKTOPLAZMA, ENTOPROCTA, ESKİTOPRAK, HEMATOPOEZ, HEPATOPATİ, HETEROTOPİ, KANTARTOPU, KARATOPRAK, Devamını Oku »»
ONOMATOPE, OROSTOPOL, ORTOPEDİK, OTOPARKÇI, OTOSTOPÇU, TOPAKLAMA, TOPALLAMA, TOPARLAMA, TOPLANMAK, TOPLAŞMAK, TOPLATMAK, TOPLUMDAŞ, TOPLUMSAL, TOPOLOJİK, TOPRAKÇIL, TOPRAKSIZ, TOPUKLAMA, GÜNEŞTOPU, TOPKADİFE, ALATOPRAK, ARITOPRAK, BLASTOPOR, BOZTOPRAK, ÇİLTOPRAK, DONUZTOPU, DÜZTOPRAK, ETTOPRAĞI, İZOTOPLAR, KAPTOPRİL, KİSTOPRAK, Devamını Oku »»
ALTINTOP, MOTOPOMP, ORTOPEDİ, TOPALLIK, TOPARLAK, TOPÇEKER, TOPÇULUK, TOPLAMAK, TOPLANAN, TOPLANIK, TOPLANIŞ, TOPLANMA, TOPLANTI, TOPLAŞMA, TOPLATMA, TOPLAYIŞ, TOPLULUK, TOPLUMCU, TOPOĞRAF, TOPOLOJİ, TOPONİMİ, TOPRAKLI, TOPRAKSI, TOPTANCI, TOPUKSUZ, TOPYEKUN, ÜTOPYACI, ALANTOPU, EKTOPİYA, FİLİSTOP, Devamını Oku »»
BİYOTOP, OTOPARK, OTOSTOP, TOPAÇÇI, TOPALAK, TOPATAN, TOPHANE, TOPLAMA, TOPLUCA, TOPUKLU, TOPUZLU, ÜTOPİST, TOPALTI, DİSTOPİ, EKTOPİK, ETOPATİ, KARATOP, KARTOPİ, KARTOPU, OCTOPUS, OKTOPOT, ORTOPNÖ, PARATOP, SİTOPİK, TOPACIK, TOPAÇÇA, TOPAÇLA, TOPAĞAÇ, TOPAKLI, TOPALAĞ, Devamını Oku »»
DERTOP, İZOTOP, OTOPSİ, STOPAJ, TOPBAŞ, TOPLAÇ, TOPLAM, TOPLUM, TOPRAK, TOPTAN, TORTOP, ÜTOPİK, ÜTOPYA, TÜYTOP, ATOPİK, ÇALTOP, EKOTOP, EKTOPİ, EPİTOP, GÜLTOP, KARTOP, NURTOP, OTOPAR, ÖRİTOP, SERTOP, STOPER, TIĞTOP, TOPALI, TOPANA, TOPANE, Devamını Oku »»
İSTOP, TOPAÇ, TOPAK, TOPAL, TOPAZ, TOPÇU, TOPİK, TOPLA, TOPLU, TOPUK, TOPUR, TOPUT, TOPUZ, ALTOP, ATOPİ, AYTOP, ERTOP, ISTOP, KİTOP, TOPAH, TOPAM, TOPAN, TOPAR, TOPAY, TOPCA, TOPCU, TOPÇA, TOPÇİ, TOPEL, TOPER, Devamını Oku »»
STOP, TOPU, TOPA
TOP
TOP
Birçok spor oyununda kullanılan, türlü büyüklükte, genellikle kauçuktan yapılmış yuvarlak nesne. Gülle veya şarapnel atan büyük, ateşli silah. Bazı aletlerde bulunan toparlağımsı parça. Tamamen, bütünüyle. Homoseksüel erkek. Kumaş, kâğıt vb. şeylerin düzenli bir yığın durumuna getirilmiş bağı. Kumaş, kâğıt gibi şeylerin belli miktardaki bağı. Yuvarlak biçimde olan, toparlak.
TOPLUMSALLAŞMAK
Birey kişilik kazanarak belli bir toplumsal çevreye hazırlanmak, toplumla bütünleşmek, sosyalleşmek.
HEMATOPORFİRİNÜRİ
Eritropoetik protoporfiri.
DİOCTOPHYMOİDEA
Dioctophyma cinsini içeren afazmid nematod üst ailesi.
TOPLUMMERKEZCİLİK
İnsanın kendisini evrenin merkezi sayma görüşü, toplumiçincilik.
ORTOPOKSVİRÜSLER
Poxviridae ailesinin Chordopoxvirinae alt ailesinde yer alan, bünyesinde insan ve sığır çiçeğine neden olan virüsleri de bulunduran bir virüs cinsi.
TOPRAKKAZANGİLLER
Memeliler (Mammalia) sınıfının, kemiriciler (Rodentia) takımının, yalın dişliler (Simplicidentata) alt takımının, sıçanımsılar (Myomorpha) bölümünden, yapılan tıknaz ve kuyrukları küt, gözleri ve kulakları küçük, yaşayışları köstebeğe benzeyen türlere sahip bir familya.
RETİKULOSİTOPENİ
Dolaşım kanında retikülositlerin sayıca azalması.
FOTOPERİYODİKLİK
Bitkilerin gün ışığına maruz kalmaları neticesinde bileşimlerinde meydana gelen ritmik değişiklikler.
TOPLUMLAŞTIRMAK
Toplumculuk ilkeleri çerçevesinde topluma mal etmek.
TOPLUMSALLAŞTIRMA
Bazı imkânlardan, kuruluşlardan toplumun yararlanmasını sağlama, toplum hizmetine koyma, sosyalizasyon. Toplumun değer yargılarına uygun duruma getirme, sosyalizasyon.
GRANÜLOSİTOPENİK
Granülositopeniye ait veya granülositopeniyle ilgili olan.
CERATOPOGONİDAE
Diptera takımı ve Nematocera alt takımı içinde yer alan, dişileri insan ve hayvanlardan kan emerek beslenen kimi virüs, protozoon ve helmintlere vektörlük eden, oldukça küçük sinekleri içeren aile. Veteriner hekimlik açısından bu ailede bulunan Culicoides cinsindeki türler önemlidir.
TOPRAKLANDIRMAK
Bir kimseyi işletip geçinmesi için toprak sahibi yapmak.
FOTOPOLİMERLEŞME
Işık etkisiyle moleküllerin kondensasyon reaksiyonu vermesi.
TOPLUMBİLİMCİLİK
İnsan yaşamındaki bütün olayları yalnızca toplumsal yapı ve örgüt biçimleriyle açıklama eğilimi.
Bu bölümde tanımı içerisinde TOP geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKAİT
Bir dinin öğrenilmesi gereken inançlarının ve tapınma kurallarının tümü. Bu kuralları toplayan kitap.
ADA
Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.
ABANMAK
Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.
AHTAPOT
Kafadan bacaklılardan, dokunaçlı bir tür mürekkep balığı (Octopus). Genellikle burun zarı üzerinde çıkan bir ur türü, polip.
AGORA
Yunan klasik devrinde, sitenin yönetim, politika ve ticaret işlerini konuşmak için halkın toplandığı alan, halk meydanı.
AĞA
Geniş toprakları olan, sözü geçen, varlıklı kimse. Halk arasında sayılan ve sözü geçen erkeklere verilen unvan. Osmanlı Devleti'nde bazı kuruluşların başında bulunanlara verilen resmî san. Ağabey. Cömert, eli açık. Okuryazar olmayan yaşlı kimselerin adlarıyla birlikte kullanılan san. Koca.
AFOROZ
Hristiyanlıkta kilise tarafından verilen cemaatten kovma cezası. Darılıp biriyle konuşmama, ilgiyi kesip kendinden uzaklaştırma, toplum dışılama.
AKKARINCALAR
Ağız parçaları iyi gelişmiş, iri başlı, ısırıcı böcekler topluluğu, termitler.
AĞILLANMAK
Toplanıp bir arada durmak. Çevresinde ağıl denen hale oluşmak, halelenmek.
AİLE
Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik. Eş, karı. Aynı gaye üzerinde anlaşan ve birlikte çalışan kimselerin bütünü. Temel niteliği bir olan dil, hayvan veya bitki topluluğu, familya. Aynı soydan gelen veya aralarında akrabalık ilişkileri bulunan kimselerin tümü. Birlikte oturan hısım ve yakınların tümü.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
AĞIRKANLI
Ağırcanlı. Hippokrates'in ortaya attığı ağırcanlılık, soğukluk, kolayca duygulanmayış gibi nitelikleri kendinde toplayan kişilik tipi.
AĞNAMCI
Sayım vergisi toplayan kimse.
AHALİ
Aralarında aynı yerde bulunmaktan başka hiçbir ortak özellik bulunmayan kişilerden oluşan topluluk, halk. Bir yerde toplanan kalabalık.
ABAJUR
Işığı bir yere toplamak, doğrudan doğruya gözlere vurmasını önlemek için kullanılan, kâğıt, kumaş, maden veya renkli camdan yapılmış lamba siperi. Genellikle üzeri siperli masa lambası veya ayaklı lamba.
AĞABABA
Dede, ata. Bir yerde, bir topluluk içinde etkili olan, sözü geçen, ileri gelen (kimse). Sanı "ağa" olan babaya çocuğunun sesleniş sözü.
AĞIZOTU
Topları ateşlemek için falyaya konulan ve barutun patlamasına sebep olan madde.
AHLAK
Bir toplum içinde kişilerin uymak zorunda oldukları davranış biçimleri ve kuralları, aktöre, sağtöre. Huylar.
AJANS
Haber toplama, yayma ve üyelerine dağıtma işiyle uğraşan kuruluş. Bu iş kollarının çalıştığı büro. Radyoda haber bülteni.
AKIN
Kalabalık bir şeyin arkası kesilmeyen bir geliş durumunda olması. Düşman topraklarına tedirgin etme, yıldırma, çapul vb. amaçlarla toplu olarak yapılmış olan baskın. Gol atmak veya sayı yapmak amacıyla karşı takımın sahasına doğru genellikle topluca girişilen hücum. Kazak ve Kırgız Türklerinin saz şairlerine verdiği ad.