Kelimeler arşivi içinde; sonunda "tel" olan, toplam 55 adet kelime bulunmaktadır. Sonu tel ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında tel olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde tel olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KIVRIMSIZTEL
EŞTERSÜSTEL
KARŞIASTEL
METRDOTEL
KAPLITEL, INTERTEL, FEBANTEL
YİĞİTEL, SAMITEL, MEZOTEL, ENDOTEL, ASBETEL
KESTEL, PARTEL, NEHTEL, MİSTEL, PESTEL, EPİTEL, MERTEL, PASTEL, HASTEL, KERTEL, KATTEL, KASTEL, KARTEL, KANTEL, MAKTEL, SAMTEL, SERTEL, MUHTEL, ÇİĞTEL, ŞÖRTEL, CERTEL, BESTEL, TELTEL, ÜROTEL, DANTEL
KÖTEL, ŞETEL, ENTEL, TUTEL, PATEL, MİTEL, MITEL, METEL, HETEL, MOTEL, NİTEL, ÇETEL, ÜSTEL
ÖTEL, STEL, ATEL, OTEL
TEL
TEL
Türlü metallerden yapılmış, kopmaya karşı bir direnç gösteren ince uzun nesne. Bu nesneden yapılmış veya bu nesne biçiminde olan. Bazı organizmaların demet durumundaki oluşumunu meydana getiren ipçiklerin her biri, lif. İnsan saçını oluşturan ipçik. Tencere, çaydanlık vb.ni ovarak temizlemek için kullanılan nesne. Telgraf.
NEHTEL
Defne ağacı.
YİĞİTEL
Güçlü, korkusuz, kahraman kimse.
KAPLITEL
Elektrik iletiminde kullanılan üstü yalıtkan özdek ile sarılı tel.
EŞTERSÜSTEL
Bir sayı için, terseyinin tersüsteli.
PARTEL
Şişman, göbekli kişi.
METRDOTEL
Şef garson.
KIVRIMSIZTEL
Düz, ya da düz bölümlerden oluşan, kıvrılmamış tel.
ENDOTEL
Yürek, kan, lenf damarları ve vücuttaki diğer içi sıvı dolu boşlukları astarlayan, pinositozla taşıma yapan tek tabakalı yassı epitel, endotelyum. Kalp ve damarların iç yüzeyini çevreleyen tek katlı yassı epitel, endotelyum.
INTERTEL
Doğu Avrupa ülkeleri arasında kurulan televizyon birliği. Daha çok Intervision adıyla tanınır.
ASBETEL
Dokuma tezgâhlarında tarak ödevi gören, mintar denilen aracın telleri.
FEBANTEL
Geniş spektrumlu ön benzimidazol yapısında olan ve evcil hayvanlardaki nematodlara karşı kullanılan bir ilaç.
SAMITEL
Boyunduruğun deliklerine geçirilen eğri ağaçları bağlayan ip.
KESTEL
Bursa iline bağlı ilçelerden biri.
KARŞIASTEL
Astelsayının evriği ya da kökenindeki karşılığı.
MEZOTEL
Seröz yapıdaki kalp, göğüs ve karın boşluklarındaki organları örten tek katlı yassı hücrelerin oluşturduğu katman.
Bu bölümde tanımı içerisinde TEL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALAMANA
Balık avlamakta veya yük taşımakta kullanılan, tek veya iki direkli ve açık güverteli, büyük kayık, alamanata.
ACELECİ
Tez iş gören, çabuk davranan, canı tez, farfara, fırtına gibi, içi tez, ivecen, iveğen, kıvrak, sabırsız, tez canlı, telaşlı, acul.
AKTARMAK
Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek. Toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde iyice bellemek. Alıntılamak. Bir kitabı başından sonuna kadar okumak. Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyurmak ve yaymak. Tür değişikliği yapmak. Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek. Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak. Bir tekniğe göre biçimlendirmek, uyarlamak. Birinin başka biriyle telefonla konuşmasını sağlamak. Üretilmiş olan bir enerjiyi, başka organlara iletmek. İletmek, bildirmek.
ALDATMAK
Beklenmedik bir davranışla yanıltmak. Oyalamak, avutmak. Ayartmak, kötü yola sürüklemek, baştan çıkarmak, iğfal etmek. Karşısındakinin dikkatsizliğinden, ilgisizliğinden yararlanarak onun üzerinden kazanç sağlamak. Karı ve kocadan biri eşine sadakatsizlik etmek, ihanet etmek. Yalan söylemek. Bir şeyin görünürdeki durumu, o şeyin niteliği bakımından yanlış bir kanı vermek. Birine verilen sözü tutmamak.
AHİZE
Telefonda seslerin duyulduğu ve iletildiği parça.
ALMAŞLI
Almaş niteliği olan.
ACI
Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.
AFYONLAMAK
Afyon vererek uyuşturmak, uyutmak. Birini telkin yoluyla doğru düşünmesini önleyerek zararlı bir yola sürüklemek.
AĞ
İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.
AKADEMİK
Akademi ile ilgili olan. Bilimsel niteliği olan.
AİLE
Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik. Eş, karı. Aynı gaye üzerinde anlaşan ve birlikte çalışan kimselerin bütünü. Temel niteliği bir olan dil, hayvan veya bitki topluluğu, familya. Aynı soydan gelen veya aralarında akrabalık ilişkileri bulunan kimselerin tümü. Birlikte oturan hısım ve yakınların tümü.
ACIKLI
Acındıracak, acı verecek nitelikte olan, dokunaklı, üzücü, koygun. Acı görmüş, yaslı, kederli.
AĞIRKANLI
Ağırcanlı. Hippokrates'in ortaya attığı ağırcanlılık, soğukluk, kolayca duygulanmayış gibi nitelikleri kendinde toplayan kişilik tipi.
ALO
Telefon konuşmasına başlarken kullanılan bir seslenme sözü. (alooo) Kendisine bakmasını veya kendisiyle ilgilenmesini istediği kişiye karşı söylenen seslenme sözü.
AĞIT
Ölenin iyi niteliklerini, ölümünden duyulan acıyı dile getiren söz veya ezgi. Gelinin arkasından niteliklerini anlatan söz veya ezgi. Ölen bir kimsenin gençliğini, güzelliğini, iyiliklerini, değerlerini, arkada bıraktıklarının acılarını, büyük felaketlerin acılı etkilerini dile getiren söz veya okunan ezgi, yazılan yazı, sagu, mersiye.
AĞIZLIK
Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.
ALAMETİFARİKA
Ayırıcı nitelik, ayırıcı özellik.
AKIŞKANLAŞTIRMA
Akışkanlaştırmak işi. Akışkanların niteliğini düzeltmek üzere yoğunlaşmış bir akım içinde parçacıkların yüzmesini sağlayan yöntem.
AKSAKAL
Köyün veya mahallenin ihtiyar heyetinde olan kimse. Ermiş, evliya. Bir meslekte yaşça, kıdemce ileride ve yetenek bakımından üstün niteliğe sahip olan kimse, duayen.
AĞCIK
Palmiyelerde çiçeklerin dibinin çevresindeki telli kın.