Kelimeler arşivi içinde; başında "son" olan, toplam 146 adet kelime bulunmaktadır. son ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu son ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde son olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SONUÇLANDIRABİLME
SONLANDIRABİLMEK, SONUÇLANDIRILMAK
SONLANDIRABİLME, SONSUZLAŞTIRMAK, SONUÇLANDIRILMA
SONDALAMACILIK, SONLANDIRILMAK, SONSUZLAŞTIRMA, SONUÇLANDIRMAK
SONLANDIRILMA, SONUÇLANDIRMA
SONAŞAMLAMAK, SONÇEYREKLİK, SONLANDIRMAK, SONSUZLAŞMAK
SONDAJCILIK, SONDALAMACI, SONGİTTİLİK, SONLANDIRIŞ, SONLANDIRMA, SONRASIZLIK, SONSUZLAŞMA, SONUÇLANMAK, SONUÇSUZLUK
SONDALAMAK, SONGÜRLÜĞÜ, SONKONAKÇI, SONUÇLAMAK, SONUÇLANIŞ, SONUÇLANMA, SONUNCULUK
SONAŞAMCI, SONDALAMA, SONDÖRDÜN, SONGULAĞA, SONGURCUK, SONGURHAN, SONGURKAN, SONGÜRLÜK, SONLANMAK, SONRALARI, SONSUZLUK, SONUÇLAMA, SONULAMAH
SONBAHAR, SONBEŞİK, SONDAJCI, SONDALIK, SONDEYİŞ, SONGALDI, SONGALTI, SONKADAK, SONKALTI, SONKESEN, SONKESTİ, SONKONAK, SONLAMAK, SONLANMA, SONNAMAZ, SONRADAN, SONRARAH, SONRARAK, SONRASIZ, SONSURAT, SONUÇSUZ, SONULCAN, SONUŞMAZ, SONUTMAK
SONACAZ, SONALTI, SONAŞAM, SONBOYA, SONEREK, SONGURT, SONLAMA, SONRAGI, SONRAĞI, SONRAKİ, SONUÇTA, SONUMCA, SONUNCA, SONUNCU, SONUNDA, SONURGU, SONURTU
SONAHI, SONALP, SONBAY, SONBET, SONCUL, SONDAJ, SONDAL, SONDÖL, SONERİ, SONGUN, SONGUR, SONGÜL, SONGÜZ, SONKIŞ, SONKUÇ, SONLAM, SONLUK, SONMAK, SONMAR, SONMEK, SONNOT, SONNUH, SONNUR, SONRUN, SONSAL, SONSEN, SONSÖZ, SONSUR, SONSUZ, SONTAÇ, Devamını Oku »»
SONAD, SONAH, SONAK, SONAM, SONAR, SONAT, SONAY, SONCA, SONDA, SONEL, SONER, SONIÇ, SONLU, SONNA, SONOL, SONRA, SONTA, SONUÇ, SONUR
SONA, SONE, SONG, SONİ, SONU
SON
SON
Şimdiki zamana en yakın zamandan beri olan veya bu zamanda yapılmış, olmuş olan, ilk karşıtı. Döl eşi. En arkada bulunan. Bir şeyin en arkadan gelen bölümü, bitimi, nihayet, akıbet. Artık ondan ötesi veya başkası olmayan. Uç, sınır. Olanca. Ölüm.
SONUÇLANDIRMA
Sonuçlandırmak işi, neticelendirme.
SONUÇLANDIRABİLME
Sonuçlandırabilmek işi, neticelendirebilme.
SONUÇLANDIRILMAK
Sonuca ulaştırılmak, neticelendirilmek.
SONSUZLAŞTIRMAK
Sonsuzlaşma işini yaptırmak.
SONLANDIRILMA
Sonlandırılmak işi.
SONLANDIRABİLME
Sonlandırabilmek işi.
SONUÇLANDIRMAK
Sonuca ulaştırmak, bitirmek, neticelendirmek, intaç etmek.
SONSUZLAŞTIRMA
Sonsuzlaştırmak işi.
SONLANDIRILMAK
Sonlandırma işi yapılmak.
SONUÇLANDIRILMA
Sonuçlandırılmak işi, neticelendirilme.
SONDALAMACILIK
Sondalamacının işi, sondajcılık.
SONAŞAMLAMAK
Eski sonaşamı yenilemek ya da aşıp yeni bir sonaşam elde etmek.
SONÇEYREKLİK
Bir dizi ya da dağılımda gözlemlerin son dörtte birinin üstünde kaldığı çeyreklik değer. bk. ilkçeyreklik.
SONLANDIRMAK
Sona erdirmek.
SONLANDIRABİLMEK
Sonlandırma imkânı veya olasılığı bulunmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde SON geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKRABA
Kan bağıyla birbirine bağlı olan kimseler. Oluşma yönünden aynı kaynağa dayanan şeyler. Biri, diğerinin doğurduğu sonuç veya olgular.
AJİTASYON
Körükleme. Duygu sömürüsü yapma. Kişinin ruhsal gerginliğini dışa vurması sonucu oluşan etrafına karşı saldırganlık durumu. İnsanın zihninde ve duygu dünyasında sarsıntı yaratma. Çırpıntı.
AHİREN
Son zamanlarda, son günlerde, yakınlarda. Son olarak.
AKONT
Bir borca karşılık, hesabı daha sonra görülmek üzere yapılmış olan kısmi ödeme.
AKILLANMAK
Karşılaşılan olayların sonuçlarından yararlanarak davranmak. Uslanmak.
AÇIKLANAN
Açıklamalar sonunda ortaya çıkması beklenen kavram, açıklayan.
AHLAT
Gülgillerden, kendi kendine yetişen, üzerine armut aşılanan ağaç, yaban armudu, dağ armudu (Pirus piraster). Beden yapısının temelini oluşturan ögeler. Kaba adam, yol iz bilmez kimse. Bitlis iline bağlı ilçelerden biri. Bu ağacın, armuda benzeyen, iyice olgunlaştıktan sonra yenilebilen yemişi. Bir karışım içindeki parçalar, ögeler.
AKAÇ
Bir yerde birikip kalan sıvıları, bir işlem sonunda geriye kalan artıkları, gereksiz nesneleri dışarıya akıtmak için kullanılan boru vb. araç. Yer altı su oluğu. Kanal, ark, su yolu.
AKCİĞER
Göğüs kafesinin büyük bir bölümünü içten kaplayan, kanı temizleyen, sağlı sollu iki parçadan oluşan solunum organı. Bronşçukların son bölümü.
ACILAŞMAK
Tadı bozulmak, acı olmak. Konuşma sert bir durum almak, kırıcılaşmak. Dokunaklı duruma gelmek. Yemlerde genellikle yağ asitlerinin oksidasyonu ve hidroliz sonucu uygun olmayan koku ve tat meydana gelmek.
AKIBET
Bir iş veya durumun sonu, sonuç. Sonunda, önünde sonunda.
AKAMET
Kısırlık, verimsizlik. Başarısızlık, sonuçsuzluk.
AKSIRIK
Herhangi bir sebeple burun zarının gıcıklanması sonucu solunum kaslarının birdenbire kasılmasıyla ağız ve burundan hızlı, gürültülü soluk boşalması olayı, aksırma, hapşırma, hapşırık.
AHLAF
Bizden sonrakiler, eslaf karşıtı.
AKLANMAK
Ak olmak, temizlenmek. Hakkında dava açılan sanık, yargılama sonunda suçsuz bulunmak, temize çıkmak, beraat etmek. Kooperatif, şirket, dernek vb. kuruluşların faaliyetleri ve harcamaları genel kurulca uygun bulunmak.
ADIMSAYAR
Yürüme sırasında gerçek sonuçlara varabilmek için geçilen yerin uzunluğunu anlayabilmek amacıyla ayağa veya bele takılan alet, pedometre.
AHİRET
Dinî inanışa göre, insanın öldükten sonra dirilip sonsuza dek kalacağı ve Tanrı'ya hesap vereceği yer, öbür dünya, öteki dünya.
AKSAK
Aksayan, hafifçe topallayan. İyi gitmeyen, iyi işlemeyen. Türk müziğinde kıvrak bir usul. Eski Yunan ve Latin şiir ölçüsünde, sondan bir önceki hecesi kısa olacak yerde uzun olan dize.
AKROMEGALİ
Genel gelişme bittikten sonra el, çene, burun vb. vücudun sivri kısımlarındaki kemiklerin kalınlaşması, büyümesi veya uzaması.
ACYO
Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.