Kelimeler arşivinde; içinde "sop" olan, toplam 40 tane kelime bulunuyor. İçerisinde sop bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu sop ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında sop olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
OESOPHAGODONTUS, OESOPHAGOSTOMUM
TOKSOPLAZMOZİS, MİKSOPTERGİYUM, SENSOPARALİZİS
DEMİRCİSOPRAN
MEZZOSOPRANO
MİKSOPLOİDİ, LANSOPRAZOL, GLOSSOPLEJİ
SOPACIKLAR, KOKSOPODİT, KAYISOPRAN, GLOSSOPATİ, DROSOPHİLA, DERESOPLAN, AKSOPODYUM, AKSOPLAZMA, SALLISOPLU, SOPALANMAK
PHYSOPSİS, SALDIRSOP, SOPALAMAK, SOPÇAALAN, AKSOPLAST, SOPALANMA
ISOPTERA, İSOPEDİN, CHRYSOPS, SOPSOĞUK, SOPALAMA
ISOPODA, AKSOPOT, SOPRANO, SOPALAÇ, SOPOROZ
SOPALI
SOPOR
SOPA
SOP
SOP
Yüksek olmayan kayalık.
GLOSSOPLEJİ
Dil felci.
DEMİRCİSOPRAN
Bolu ili, Gerede belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
MİKSOPTERGİYUM
Klasper.
SOPACIKLAR
Ağtabakanın, gözün karanlığa alışmış durumunda görsel izlerin iletilmesinde belli başlı rolü oynayan özel alıcılar, ya da bunların sopa biçimindeki uçları.
OESOPHAGODONTUS
Strongylidae ailesinde bulunan nematod cinsi.
LANSOPRAZOL
Peptik ülsere karşı kullanılan proton pompası baskılayıcısı.
TOKSOPLAZMOZİS
Toxoplasma gondi tarafından oluşturulan, beyin zarları ve beynin irinsiz yangısı, damar yangısı, perivasküler ödem, hücre infiltrasyonu ve beyin nekrozuyla belirgin memeli hayvanlarda, insanlarda ve kuşlarda görülen protozoon hastalığı.
KAYISOPRAN
Bolu kenti, Gerede ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.
OESOPHAGOSTOMUM
Nodüler solucan.
DROSOPHİLA
Meyve sineği.
MİKSOPLOİDİ
Aynı bireyin doku ve hücrelerinin farklı kromozom sayısına sahip olma durumu.
MEZZOSOPRANO
Soprano ile kontralto arasında kadın sesi. Sesi böyle olan sanatçı.
GLOSSOPATİ
Dil hastalıkları için kullanılan genel ifade.
SENSOPARALİZİS
Duyu sinirlerinin felci.
KOKSOPODİT
Kabuklularda, bacakların vücuda en yakın eklemi. Kabuklularda bacakların vücuda en yakın eklemi.
Bu bölümde tanımı içerisinde SOP geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ASA
Bazı ülkelerde, hükümdarların, mareşallerin, din adamlarının güç sembolü olarak törenlerde taşıdıkları bir tür ağaç veya metalden değnek. İhtiyarların baston yerine kullandıkları uzun sopa.
BAYRAK
Bir milletin, belli bir topluluğun veya bir kuruluşun simgesi olarak kullanılan, renk ve biçimle özelleştirilmiş, genellikle dikdörtgen biçiminde kumaş, sancak. Atletizmdeki bayrak yarışında dört sporcunun elden ele geçirdiği kısa, yuvarlak sopa. Simge, sembol. Öncü. Baklagilllerde diğerlerinden daha üstte bulunan, daha büyük olan ve çoğunlukla başka bir renkte ve yuvarlakça olan taç yaprağı. Gerektiğinde indirilip kaldırılan, açılıp kapatılan kol.
İSTEKA
Bilardo oyununda toplara vurmak için kullanılan sopa. Basımevlerinde kitap formalarını kırmak, katlamak için kullanılan sert tahta veya kemikten yapılmış araç. İstika.
GÖNDER
Bayrak direği. Üvendire. Kayık ve yelkenli gemilere yön vermeye yarayan, ucunda metal olan ağaç sopa.
KÖKLÜ
Kökü olan. Soylu, soyu sopu belli, iyi tanınan. Kökleşmiş, iyi yerleşmiş, kalıcı olan, esaslı.
FALAKA
Ceza olarak ayak tabanlarına vurmakta kullanılan, ayakları uygun bir durumda sıkıştırıp tutan, kalınca bir sopa ile bunun iki ucuna bağlı bir ipi olan cezalandırma aracı. Bu araçla uygulanan dayak cezası. Bazı kaldıraçlarda kullanılan ucu iple bağlı ağaç parçası.
BAMBUL
Kurtçuk evresinde ekinlerin kökünü, ergin evrede başakları kemiren, kahverengi, kın kanatlı böcek (Anisoplia austriaca).
GOLF
Çimenlerle kaplı, açık, geniş bir alanda, ufak bir topu özel sopalarla ilerleterek belli bir deliğe sokma amaçlı oynanan oyun.
DEĞNEK
Elde taşınacak incelikte düzgün ağaç, sopa, çomak. Değnekle atılan dayak.
HOKEY
Bir ucu kıvrık sopalarla çayır veya buz üzerinde iki takım arasında oynanılan top oyunu.
BUMERANG
Kıvrık bir sopaya benzeyen ve fırlatıldığında geri dönen, ağaçtan yapılma bir av aracı.
KAZIK
Toprağa çakılmak için hazırlanmış, ucu sivri demir veya ağaç. İnsanı üzerine oturtarak öldürdükleri, yere dik çakılmış sivri uçlu odun veya şiş. Yapıların temelinde kullanılan, toprağa çakılan veya toprak içine giren tahta, maden veya betonarmeden silindir, prizma vb. biçimindeki uzun parça. Direk, sopa. Kazığa oturtarak uygulanan öldürme cezası. Genellikle yağlı güreşte, güreşçinin, elini hasmının kispeti içine sokarak yaptığı oyun. Çok zor (soru, sınav vb.). Aldatma.
COP
Kalın, kısa değnek. Polislerin kullandığı genellikle lastikten yapılmış olan sopa.
DÖVMEK
Tokat, yumruk, tekme vurarak canını acıtmak. Çarpmak, sertçe dokunmak. Çamaşır, halı vb.ni tokaç, sopa gibi şeylerle vurarak temizlemek. Topa tutmak. Bir şeyi toz durumuna getirmek için ezmek. Davul vb. çalmak, vurmak. Ateşte ısıtılarak yumuşatılmış bir madeni, vurarak istenilen biçime getirmek. Ezmek. Çırpmak.
KOYUNTU
Sıkıntı, üzüntü, keder. Sopa, baston koymaya yarayan yer.
BÜĞLÜ
Küçük büğlü, soprano büğlü, alto büğlü, bariton büğlü olarak dört türü bulunan, bakırdan, perdeli veya pistonlu müzik araçlarının adı.
DAYAK
Bir insanı veya bir hayvanı dövme işi, sopa, patak, kötek. Evlerin kapısının açılmaması için kapının arkasına konulan kol, destek, sürgü. Bir şeyin yıkılmaması için dayanan ağaç, destek, payanda.
BEYZBOL
Dokuzar kişilik iki takım arasında bir top ve sopayla oynanan bir oyun türü.
KÖTEK
Baston, sopa. Gölge balığı. Sopayla atılan dayak, patak.
KAZGIÇ
Tandırdan ekmeği çıkarmaya yarayan bir araç. Bitki kökü çıkarmaya yarayan ucu sivriltilmiş sopa.