Kelimeler arşivi içinde; başında "sos" olan, toplam 32 adet kelime bulunmaktadır. sos ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu sos ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sos olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SOSYALLEŞEBİLMEK
SOSYOLENGÜİSTİK, SOSYALLEŞTİRMEK, SOSYALLEŞEBİLME
SOSYALLEŞTİRME
SOSYOKÜLTÜREL, SOSYOEKONOMİK, SOSYALİZASYON
SOSYALLEŞMEK, SOSYALİSTLİK
SOSYOLOJİZM, SOSYALLEŞME, SOSYALİSTİK
SOSYOLOJİK
SOSYALİZM, SOSYOLOJİ, SOSYALİST
SOSYETİK, SOSYOLOG
SOSYETE
SOSYAL, SOSRET, SOSRAT, SOSOLA, SOSLUK
SOSUR, SOSİS, SOSİK, SOSEY, SOSAL
SOS
Bazı yemeklerin üzerine dökülen, domates, baharat vb. şeylerle yapılmış olan karışım.
SOSYOEKONOMİK
Aynı anda hem toplumsal alanı hem ekonomik alanı veya aralarındaki ilişkileri ilgilendiren.
SOSYALLEŞEBİLME
Toplumsallaşabilme.
SOSYALİSTLİK
Toplumculuk.
SOSYOLOJİK
Toplum bilimsel.
SOSYALLEŞEBİLMEK
Toplumsallaşabilmek.
SOSYALLEŞTİRMEK
Toplumsallaştırmak. Toplum kurallarına göre davranacak biçimde eğitmek.
SOSYALİZASYON
Toplumsallaştırma.
SOSYALLEŞMEK
Toplumsallaşmak.
SOSYOLENGÜİSTİK
Dil, toplum ve kültür arasındaki ilişkileri konu edinen dil bilimi dalı.
SOSYALİSTİK
Toplumculukla ilgili, toplumculuğa ait. Toplumculuk yanlısı.
SOSYALİZM
Toplumculuk.
SOSYOLOJİZM
Bütün sosyal bilimleri yalnız sosyolojinin bir dalı sayan ve bunların sadece sosyolojik metotlarla açıklanabileceğini söyleyen görüşün adı.
SOSYALLEŞME
Toplumsallaşma.
SOSYOKÜLTÜREL
Aynı anda bir toplumu veya toplumsal bir grubu ve kendine özgü olan kültürü ilgilendiren.
SOSYALLEŞTİRME
Toplumsallaştırma.
Bu bölümde tanımı içerisinde SOS geçen kelimeler listesi verilmiştir.
MEYANE
Çorba vb. yiyeceklere lezzet kazandırmak için un ve yağla yapılmış olan sos.
MENŞEVİKLİK
Rus sosyalizmi içinde Bolşevikliğe karşıt olarak gelişen akım.
KAZANIM
Kazanma işi. Bir iş yerinde çalışanlara sağlanan hukuksal, sosyal ve mali her türlü hak, avantaj.
MONDEN
Toplum yaşamı ile ilgili. Yüksek sosyete yaşamını seven.
İHTİLAL
Bir ülkenin siyasal, sosyal ve ekonomik yapısını veya yönetim düzenini değiştirmek amacıyla kanunlara uymaksızın cebir ve kuvvet kullanarak yapılmış olan geniş halk hareketi, devrim. Kargaşalık, düzensizlik, karışıklık. Köklü değişim.
ASOSYAL
Sosyal olmayan. Genel kabul görmüş kuralların dışında hareket eden.
İŞTİRAKÇİ
Ortaklık eden, ortak olan. Sosyal güvenlik bakımdan bir sandık vb. bir kuruma bağlı olan memur, işçi. Katılımcı.
KETÇAP
Temel maddesi baharat katılmış domates olan İngiliz sosu.
MARKSÇILIK
Alman filozof Marks'ın düşüncelerine dayanan devrimci sosyalist akım, Marksizm.
CEMİYET
Dernek. Yüksek sosyete. Toplum. Birbirine uygun veya zıt anlamlı kelimeleri tenasüp, tezat sanatları yoluyla bir araya getirme. Düğün. Bir olayı veya kişiyi kutlamak amacıyla bir araya gelen topluluk.
MÜHENDİS
İnsanların her türlü ihtiyacını karşılamaya dayalı yol, köprü, bina gibi bayındırlık; tarım, beslenme gibi gıda; fizik, kimya, biyoloji, elektrik, elektronik gibi fen; uçak, otomobil, motor, iş makineleri gibi teknik ve sosyal alanlarda uzmanlaşmış, belli bir eğitim görmüş kimse.
BEŞAMEL
Et yemekleri için tereyağı, un ve sütle yapılmış olan bir sos türü.
ASORTİK
Giysilerini birbirine uygun giyen. Sosyetik.
ÇILBIR
Kaynamış suyun içine kırılan yumurta piştikten sonra kevgirden geçirilip üzerine sarımsaklı yoğurt ve sos dökülerek hazırlanan bir yemek türü. Yulara takılan ip ya da zincir.
KUTUPLAŞMAK
Bir toplulukta düşünce, görüş, sosyal ve siyasal konum ve tavır olarak iki karşıt grupta yoğunlaşmak.
KESENEK
Görevlilerin aylıklarından her ay belli oranda kesilip bir sosyal güvenlik kurumuna yatırılan para. Fabrika, çiftlik vb. gelir kaynaklarının gelirini satın alma işi, iltizam.
DİTİRAMP
Eski Yunanların Dionysos şerefine okudukları tören şarkısı. Lirik şiir.
BAĞLANIM
Bağlanma işi. Siyasal veya sosyal konularda yan tutma.
ASOSYALLİK
Asosyal olma durumu.
DEĞER
Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet. Bir değişkenin veya bilinmeyenin sayı ile anlatımı. Üstün nitelik, meziyet, kıymet. Kişinin isteyen, gereksinim duyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında beliren şey. Üstün, yararlı nitelikleri olan kimse. Bir şeyin para ile ölçülebilen karşılığı, bedel, kıymet, paha, valör. Bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik ve bilimsel değerlerini kapsayan maddi ve manevi ögelerin bütünü.