Sonu SOS ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "sos" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. Sonu sos ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında sos olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde sos olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

SOS

Bazı yemeklerin üzerine dökülen, domates, baharat vb. şeylerle yapılmış olan karışım.

HOSOS

Top.

LİPSOS

İskorpitgillerden, Akdeniz ve Atlas Okyanusu'nda yaşayan, yüzgeçlerindeki dikenlerde yaralara sebep olan bir zehir bulunan, 40 santimetre uzunluğunda, eti çok beğenilen bir balık (Scorpaena porcus).

MUSOS

Üvendire.

DİONYSOS

Yunan mitolojisinde Tanrı: Zeus ile Semele'nin oğlu; nereden geldiği kesin olarak bilinmiyor. Kimi Trakya'dan, kimi Anadolu'dan, Yunanistan'a geldiğini söyler, (bk. Euripides: "bakkar'lar") Bu Yunan Tanrısı, doğa yenileyicisi ve yaşamın simgesi olan şarap Tanrısı - Dionysos'un karşıtı Apollon Tanrısı olur. Dionysos'un simgesi Anlos'dur (nefesli alet). Apollon'un simgesi Lyro'dır (telli alet). Bu iki Tanrıdan gelen karşıtlı sanat akımları üzerinde Nietsche'nin tiyatro için çok önemli olan bir kitabı vardır: "Die Geburt der Tragödie aus dem Geiste der Musik" (Müziğin ruhundan tragedyanın doğuşu).

  -   -   -  

Anlamında SOS bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SOS geçen kelimeler listesi verilmiştir.

İHTİLAL

Bir ülkenin siyasal, sosyal ve ekonomik yapısını veya yönetim düzenini değiştirmek amacıyla kanunlara uymaksızın cebir ve kuvvet kullanarak yapılmış olan geniş halk hareketi, devrim. Kargaşalık, düzensizlik, karışıklık. Köklü değişim.

MEYANE

Çorba vb. yiyeceklere lezzet kazandırmak için un ve yağla yapılmış olan sos.

KETÇAP

Temel maddesi baharat katılmış domates olan İngiliz sosu.

MONDEN

Toplum yaşamı ile ilgili. Yüksek sosyete yaşamını seven.

ASORTİK

Giysilerini birbirine uygun giyen. Sosyetik.

KUTUPLAŞMAK

Bir toplulukta düşünce, görüş, sosyal ve siyasal konum ve tavır olarak iki karşıt grupta yoğunlaşmak.

ÇILBIR

Kaynamış suyun içine kırılan yumurta piştikten sonra kevgirden geçirilip üzerine sarımsaklı yoğurt ve sos dökülerek hazırlanan bir yemek türü. Yulara takılan ip ya da zincir.

ASOSYALLİK

Asosyal olma durumu.

KAZANIM

Kazanma işi. Bir iş yerinde çalışanlara sağlanan hukuksal, sosyal ve mali her türlü hak, avantaj.

KESENEK

Görevlilerin aylıklarından her ay belli oranda kesilip bir sosyal güvenlik kurumuna yatırılan para. Fabrika, çiftlik vb. gelir kaynaklarının gelirini satın alma işi, iltizam.

DEĞER

Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet. Bir değişkenin veya bilinmeyenin sayı ile anlatımı. Üstün nitelik, meziyet, kıymet. Kişinin isteyen, gereksinim duyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında beliren şey. Üstün, yararlı nitelikleri olan kimse. Bir şeyin para ile ölçülebilen karşılığı, bedel, kıymet, paha, valör. Bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik ve bilimsel değerlerini kapsayan maddi ve manevi ögelerin bütünü.

BAĞLANIM

Bağlanma işi. Siyasal veya sosyal konularda yan tutma.

İŞTİRAKÇİ

Ortaklık eden, ortak olan. Sosyal güvenlik bakımdan bir sandık vb. bir kuruma bağlı olan memur, işçi. Katılımcı.

DİTİRAMP

Eski Yunanların Dionysos şerefine okudukları tören şarkısı. Lirik şiir.

MENŞEVİKLİK

Rus sosyalizmi içinde Bolşevikliğe karşıt olarak gelişen akım.

ASOSYAL

Sosyal olmayan. Genel kabul görmüş kuralların dışında hareket eden.

CEMİYET

Dernek. Yüksek sosyete. Toplum. Birbirine uygun veya zıt anlamlı kelimeleri tenasüp, tezat sanatları yoluyla bir araya getirme. Düğün. Bir olayı veya kişiyi kutlamak amacıyla bir araya gelen topluluk.

MÜHENDİS

İnsanların her türlü ihtiyacını karşılamaya dayalı yol, köprü, bina gibi bayındırlık; tarım, beslenme gibi gıda; fizik, kimya, biyoloji, elektrik, elektronik gibi fen; uçak, otomobil, motor, iş makineleri gibi teknik ve sosyal alanlarda uzmanlaşmış, belli bir eğitim görmüş kimse.

MARKSÇILIK

Alman filozof Marks'ın düşüncelerine dayanan devrimci sosyalist akım, Marksizm.

BEŞAMEL

Et yemekleri için tereyağı, un ve sütle yapılmış olan bir sos türü.