SOP ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "sop" olan, toplam 14 adet kelime bulunmaktadır. sop ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu sop ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sop olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

SOPACIKLAR, SOPALANMAK

9 harfli kelimeler

SOPALAMAK, SOPALANMA, SOPÇAALAN

8 harfli kelimeler

SOPALAMA, SOPSOĞUK

7 harfli kelimeler

SOPALAÇ, SOPOROZ, SOPRANO

6 harfli kelimeler

SOPALI

5 harfli kelimeler

SOPOR

4 harfli kelimeler

SOPA

3 harfli kelimeler

SOP

Bazı kelimelerin anlamları

SOP

Yüksek olmayan kayalık.

SOPOROZ

Koma veya derin uykuyla ilgili olan.

SOPALANMAK

Sopa ile vurulmak, dövülmek.

SOPALANMA

Sopalanmak işi.

SOPALI

Elinde sopası olan.

SOPACIKLAR

Ağtabakanın, gözün karanlığa alışmış durumunda görsel izlerin iletilmesinde belli başlı rolü oynayan özel alıcılar, ya da bunların sopa biçimindeki uçları.

SOPRANO

Kadın veya çocuklarda en ince ses. Bir çalgı topluluğunda en ince sesleri veren müzik araçları. Sesi ince olan ses sanatçısı.

SOPALAMA

Sopalamak işi.

SOPALAÇ

Aptal.

SOPA

Kalın değnek. Dayak, kötek.

SOPSOĞUK

Çok soğuk.

SOPALAMAK

Sopa ile vurmak, dövmek.

SOPÇAALAN

Ankara ilinde, Beypazarı belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

SOPOR

İleri derecede bilinç kaybı, uyku düşkünlüğü, derin uyku durumu.

  -   -   -  

Anlamında SOP bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SOP geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KOYUNTU

Sıkıntı, üzüntü, keder. Sopa, baston koymaya yarayan yer.

DEĞNEK

Elde taşınacak incelikte düzgün ağaç, sopa, çomak. Değnekle atılan dayak.

BAMBUL

Kurtçuk evresinde ekinlerin kökünü, ergin evrede başakları kemiren, kahverengi, kın kanatlı böcek (Anisoplia austriaca).

DÖVMEK

Tokat, yumruk, tekme vurarak canını acıtmak. Çarpmak, sertçe dokunmak. Çamaşır, halı vb.ni tokaç, sopa gibi şeylerle vurarak temizlemek. Topa tutmak. Bir şeyi toz durumuna getirmek için ezmek. Davul vb. çalmak, vurmak. Ateşte ısıtılarak yumuşatılmış bir madeni, vurarak istenilen biçime getirmek. Ezmek. Çırpmak.

BUMERANG

Kıvrık bir sopaya benzeyen ve fırlatıldığında geri dönen, ağaçtan yapılma bir av aracı.

BAYRAK

Bir milletin, belli bir topluluğun veya bir kuruluşun simgesi olarak kullanılan, renk ve biçimle özelleştirilmiş, genellikle dikdörtgen biçiminde kumaş, sancak. Atletizmdeki bayrak yarışında dört sporcunun elden ele geçirdiği kısa, yuvarlak sopa. Simge, sembol. Öncü. Baklagilllerde diğerlerinden daha üstte bulunan, daha büyük olan ve çoğunlukla başka bir renkte ve yuvarlakça olan taç yaprağı. Gerektiğinde indirilip kaldırılan, açılıp kapatılan kol.

ASA

Bazı ülkelerde, hükümdarların, mareşallerin, din adamlarının güç sembolü olarak törenlerde taşıdıkları bir tür ağaç veya metalden değnek. İhtiyarların baston yerine kullandıkları uzun sopa.

DAYAK

Bir insanı veya bir hayvanı dövme işi, sopa, patak, kötek. Evlerin kapısının açılmaması için kapının arkasına konulan kol, destek, sürgü. Bir şeyin yıkılmaması için dayanan ağaç, destek, payanda.

KÖTEK

Baston, sopa. Gölge balığı. Sopayla atılan dayak, patak.

FALAKA

Ceza olarak ayak tabanlarına vurmakta kullanılan, ayakları uygun bir durumda sıkıştırıp tutan, kalınca bir sopa ile bunun iki ucuna bağlı bir ipi olan cezalandırma aracı. Bu araçla uygulanan dayak cezası. Bazı kaldıraçlarda kullanılan ucu iple bağlı ağaç parçası.

BEYZBOL

Dokuzar kişilik iki takım arasında bir top ve sopayla oynanan bir oyun türü.

KÖKLÜ

Kökü olan. Soylu, soyu sopu belli, iyi tanınan. Kökleşmiş, iyi yerleşmiş, kalıcı olan, esaslı.

KAZIK

Toprağa çakılmak için hazırlanmış, ucu sivri demir veya ağaç. İnsanı üzerine oturtarak öldürdükleri, yere dik çakılmış sivri uçlu odun veya şiş. Yapıların temelinde kullanılan, toprağa çakılan veya toprak içine giren tahta, maden veya betonarmeden silindir, prizma vb. biçimindeki uzun parça. Direk, sopa. Kazığa oturtarak uygulanan öldürme cezası. Genellikle yağlı güreşte, güreşçinin, elini hasmının kispeti içine sokarak yaptığı oyun. Çok zor (soru, sınav vb.). Aldatma.

BÜĞLÜ

Küçük büğlü, soprano büğlü, alto büğlü, bariton büğlü olarak dört türü bulunan, bakırdan, perdeli veya pistonlu müzik araçlarının adı.

COP

Kalın, kısa değnek. Polislerin kullandığı genellikle lastikten yapılmış olan sopa.

GOLF

Çimenlerle kaplı, açık, geniş bir alanda, ufak bir topu özel sopalarla ilerleterek belli bir deliğe sokma amaçlı oynanan oyun.

KAZGIÇ

Tandırdan ekmeği çıkarmaya yarayan bir araç. Bitki kökü çıkarmaya yarayan ucu sivriltilmiş sopa.

GÖNDER

Bayrak direği. Üvendire. Kayık ve yelkenli gemilere yön vermeye yarayan, ucunda metal olan ağaç sopa.

HOKEY

Bir ucu kıvrık sopalarla çayır veya buz üzerinde iki takım arasında oynanılan top oyunu.

İSTEKA

Bilardo oyununda toplara vurmak için kullanılan sopa. Basımevlerinde kitap formalarını kırmak, katlamak için kullanılan sert tahta veya kemikten yapılmış araç. İstika.