Kelimeler arşivi içinde; sonunda "sih" olan, toplam 11 adet kelime bulunmaktadır. Sonu sih ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında sih olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde sih olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
MÜSTENSİH
MÜNFESİH
FASİH, FESİH, MESİH, NESİH, ESSİH, EYSİH, NASİH, RASİH
SİH
SİH
Sık. Hindistan'ın Pencap bölgesinde yaşayan bir topluluk.
FASİH
Açık ve düzgün (anlatış). Açık ve düzgün konuşma yeteneği olan. Açık ve düzgün bir biçimde.
NASİH
Öğüt veren.
MÜSTENSİH
El yazması eserini el yazısıyla kopya eden kimse. Yazıları çoğaltma makinesi, teksir makinesi.
FESİH
Verilmiş bir yargıyı kaldırma, bozma. Dağıtma, dağıtılma.
RASİH
Köklü, kök salan. Bilgisi çok geniş olan.
EYSİH
Eksik.
ESSİH
Çukur yer.
MÜNFESİH
Bozulmuş, dağılmış, feshedilmiş.
NESİH
Kaldırma, hükümsüz bırakma. Arap harflerinin, basımda ve yazma kitaplarda en çok kullanılan türü.
MESİH
Hz. İsa'ya verilen adlardan biri.
Bu bölümde tanımı içerisinde SİH geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BOZDURULABİLME
Bozdurulabilmek işi. fesih kaabiliyyeti, nisbi butlan (bk. bozulabilme).
BÜYÜCÜ
Büyü yapan kimse, bağıcı, afsuncu, efsuncu, afsuncu, sihirbaz. Çevresindekileri çabuk ve güçlü olarak etkileyen kimse.
BÜYÜCÜLÜK
Büyücünün yaptığı iş, bağıcılık, efsunculuk, afsunculuk, sihirbazlık.
ÖĞÜTÇÜ
Öğüt veren kimse, nasihatçi. Vaiz.
ÖĞÜTLEME
Öğütlemek işi, nasihat.
AVSIN
Avcıların avlarından gizlendiği yer. Hayvan sokmalarının zehir ve ağrısını tesirsiz kılmak için yapılan işlem. Bir çeşit göz hastalığı. Sihir, büyü, afsun.
AVSUN
Sihir, büyü, afsun. Üfürük, nefes: Bizim Alinin başı pek ağrıyor, hocaya avsunlattık da geliyoruz. Hoca ve şeyhlerin afsunlamakta kullandıkları bir madde. Telkin, tesir. Hastaları iyileştirmek için suya dökülen eritilmiş kurşun. Vücutta beliren kabartılar. Tavşan, kuş gibi hayvanları vurmak için kurulan pusu. Efsun. Efsun, büğü.
ARPAĞ
Sihir, üfürük, büyü. Sihir, büyü, üfürük.
ABRAKADABRA
Eski çağlarda bazı hastalıklara iyi geldiğine inanılan büyülü söz. Sihirbazların sıkça kullandığı büyü sözü.
BÜYÜ
Tabiat kanunlarına aykırı sonuçlar elde etmek iddiasında olanların başvurdukları gizli işlem ve davranışlara verilen genel ad, afsun, efsun, sihir, füsun, bağı. Karşı durulamaz güçlü etki.
ÖĞÜTLEMEK
Birine bir şeyi yapmasını veya yapmamasını söylemek, nasihat etmek.
DAĞILMAK
Toplu durumdayken ayrılıp birbirinden uzaklaşmak. Yavaş yavaş kaybolmak, yok olmak. Karışık duruma gelmek, düzeni bozulmak. Bir topluluğun, kuruluşun varlığı son bulmak, fesholunmak, münfesih olmak. Değer ve birimler belli etkenlerle, oranlı olarak bölünmek. Parçalanarak yayılmak, ufalanmak. Birliği, beraberliği bozulmak.
BÜYÜLENMEK
Büyüleme işine konu olmak, efsunlanmak, afsunlanmak, sihirlenmek, avurtlanmak.
BAŞAĞI
Baştan çıkmış, söz, nasihat dinlemeyen, terbiyesiz (çocuk): Çocuğu azarlaya, tekdir ede, terbiyesini bilemediler. Başağı ettiler. Hayvanın başına takılan ip, yular. Ak tülbentten yapılan başörtüsü. (Küllük Iğdır Kars).
BÜYÜLÜ
Kendisine büyü yapılmış (kimse). Büyü gücü olan, sihirli, afsunlu, efsunlu, füsunlu, füsunkâr, efsunkâr, sihirkâr. Çok etkileyici.
NASİHATÇİLİK
Nasihatçinin işi.
ÖĞÜT
Bir kimseye yapması veya yapmaması gereken şeyler için söylenen söz, nasihat.
ABSON
Ateş: Bizim abson yanıyor. Avutma. Büyü, sihir.
BÜYÜLENME
Büyülenmek işi, efsunlanma, afsunlanma, sihirlenme.
APSON
Büyü, sihir.