Kelimeler arşivi içinde; başında "sik" olan, toplam 44 adet kelime bulunmaktadır. sik ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu sik ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sik olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SİKLOKRİYOŞİRURJİ
SİKLEROKRONOLOJİ
SİKLOKRİYOTERMİ
SİKLODİYATERMİ
SİKLOSPOROZİS, SİKATRİZASYON, SİKLOPENTOLAT, SİKLOFOSFAMİD
SİKLODİYALİZ
SİKLOSPORİN, SİKKECİBAŞI, SİKLOHEKSAN
SİKİNDİRİK, SİKLEMEMEK, SİKKELEMEK
SİKLİNLER, SİKTİRMEK, SİKLOTRON, SİKTİRİCİ, SİKLEMEME, SİKATRİKS, SİKKELEME
SİKLİTİS, SİKLOYİD, SİKLAMEN
SİKLOPİ, SİKLOPS, SİKSEYA, SİKATİF, SİKALAR
SİKLON, SİKSİL, SİKLİK, SİKLUS, SİKMEK
SİKKE, SİKAH, SİKRE, SİKON, SİKME, SİKLE, SİKEK, SİKGE
SİK
SİK
Erkeklik organı.
SİKLEROKRONOLOJİ
Bir organizmanın geçmiş tarihiyle ilgili olarak otolit, pul ve iskelet gibi kalkersi yapılarını inceleyen bilim.
SİKLOKRİYOTERMİ
Siklokriyoşirurji.
SİKLOSPOROZİS
Cyclospora cinsinde bulunan C. cayetanensis'in neden olduğu, özellikle bağışıklık sistemi baskılanmış olan bireylerde görülen geçici mide bağırsak bozuklukları ve sulu ishalle belirgin hastalık.
SİKLODİYATERMİ
Glakom olgularında diatermik akımla çalışan elektrotun skleradan korpus siliareye kadar sokularak korpus siliarede sekresyon oluşturan hücrelerde yıkımlama yapmak suretiyle, göz içi sıvısının oluşumununun önemli oranda azaltılması.
SİKATRİZASYON
Nedbeleşme.
SİKLOPENTOLAT
Antikolinerjik etkili ve akodomosyon felcine neden olan bir ilaç.
SİKİNDİRİK
Kağnıda, tahtaları taşıyan sırık. (İlyaslı Uşak).
SİKKELEMEK
Hayvanları sikkeye bağlamak. Damgalatmak, mühürletmek.
SİKLOSPORİN
İki tür mantar tarafından meydana getirilen, 11 amino asitli, immun baskılayıcı özelliği olan, yağlarda eriyen bir protein.
SİKLODİYALİZ
Kronik glakom olgularında korneal limbusdan 5mm uzakta ve kornea kenarına paralel 7-8 mm uzunluğunda sirküler bir ensizyonla kamera anterior bulbi 'ye ulaşıldıktan sonra buraya sokulan ve irise paralel biçimde tutulan siklodiyaliz spatülüyle sert hareketlerden kaçınarak kamera anterior bulbi ve supra-koroideal bölge arasında yapay bir yol oluşturulması.
SİKLOHEKSAN
Yoğunluğu 0,76 g/mL, e.n. 79 °C, k.n. 79 °C olan suda çözünmeyen, renksiz sıvı halde bir hidrokarbon. Doymuş benzen. Heksametilen.
SİKLOFOSFAMİD
Hardal bitkisinden elde edilen ve karaciğerde etkin hâle geldikten sonra etki gösteren, alkilleyici azotlu bileşik. Özellikle köpek ve kedilerde kimi kanserlerin ve otoimmün hastalıkların tedavisinde kullanılır.
SİKLOKRİYOŞİRURJİ
Glakomun tedavisinde korpus siliarenin dondurularak sıvı üretiminin azaltıldığı yöntem. Glakom olgularında -80 ?C soğuk aplikasyonla korneal limbustan 5-6 mm uzaklıktan gerçekleştirilen kriyoproba temaslariyle korpus siliarede yerel bir yıkımlama oluşturulur, siklokriyotermi.
SİKLEMEMEK
Değer ve önem vermemek, aldırış etmemek.
SİKKECİBAŞI
Osmanlılarda para basımevinde (darphane) para ve madalya kalıpları yapan ustaların başı.
Bu bölümde tanımı içerisinde SİK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ANSİKLOPEDİK
Ansiklopedi ile ilgili. Her konuda biraz bilgi sahibi olan (kimse).
ANTİTOKSİN
İçine giren toksinleri zararsız duruma getirmek için vücudun çıkardığı madde, antitoksik.
ACEMAŞİRAN
Klasik Türk müziğinde kullanılan şet makamlarından biri.
ACEMBUSELİK
Klasik Türk müziğinde kullanılan birleşik bir makam.
ARANMAK
Arama işine konu olmak. Kendi kendine bir şeyler aramak. İsteklisi bulunmak. Olumsuz, kötü davranışlarda bulunarak zor duruma düşmek. Eksikliği duyulmak. Şart koşulmak. Kendisine eş ya da sevgili aramak.
ALTIN
Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au). Altından yapılmış sikke. Üstün nitelikli, değerli. Bu elementten yapılmış.
ARKAİK
Güzel sanatlarda klasik çağ öncesinden kalan. Konuşulan ve yazılan dilde, kullanımdan düşmüş olan (eski söz veya deyim).
ARALIKLI
Birbirine bitişik olmayan, aralarında açıklık bulunan, aralı, fasılalı. Dizgide kelimeler, harfler veya satırlar arasında açıklık olan, espaslı. Kesik kesik.
ARABAN
Klasik Türk müziğinde bir makam. Gaziantep iline bağlı ilçelerden biri.
AYIP
Toplumun ahlak kurallarına aykırı olan, utanılacak durum veya davranış. Kusur, eksiklik. Utanç veren.
ACEMKÜRDİ
Klasik Türk müziğinde birleşik bir makam.
ARABANKÜRDİ
Klasik Türk müziğinde az kullanılmış birleşik bir makam.
AZ
Nicelik, nitelik, güç, süre, sayı bakımından eksik, çok karşıtı. Alışılmış olandan, umulandan veya gerekenden eksik olarak. Azot elementinin simgesi.
AGORA
Yunan klasik devrinde, sitenin yönetim, politika ve ticaret işlerini konuşmak için halkın toplandığı alan, halk meydanı.
ANSİKLOPEDİCİ
Değişik alanlardaki bilgileri sistemli bir yöntemle bir araya getiren veya toplayan kimse, ansiklopedist.
AKTARIM
Aktarma işi, nakil. Psikoterapide hastanın terapiste ruhsal yapısı üzerinde etkili olmuş deneyim ve ilişkilerini aktarması.
ANSİKLOPEDİCİLİK
Ansiklopedicinin yaptığı iş.
ARSLANLI
Arslanı olan. Osmanlı Devleti'nde kullanılan arslan baskılı gümüş sikke.
ALAY
Herhangi bir törende veya gösteride yer alan topluluk. Bayram, cenaze vb. törenlerde sıralı olarak giden insan topluluğu, kortej. Bir kimsenin, bir şeyin, bir durumun, gülünç, kusurlu, eksik vb. yönlerini küçümseyerek eğlence konusu yapma. Hayvan topluluğu. Genellikle üç tabur ve bunlara bağlı birliklerden oluşan asker topluluğu.
ACEM
Klasik Türk müziğinde mi notasına yakın bir perde. İran ülkesi. İranlı.