Kelimeler arşivi içinde; başında "sim" olan, toplam 120 adet kelime bulunmaktadır. sim ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu sim ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sim olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SİMGELEŞTİRİLMEK
SİMGELEŞTİRİLME
SİMGELEŞTİRMEK
SİMETRİSİZLİK, SİMGELEŞTİRME, SİMPARASİTİZM
SİMBİLEFARON
SİMAMLANMAK, SİMBİYOLOJİ, SİMGELENTİM, SİMGELEŞMEK, SİMİTHACILI, SİMULİDOZİS
SİMARLAMAK, SİMAYİŞEMS, SİMBİYONİK, SİMBİYOSİZ, SİMBİYOTİK, SİMBİYOZİS, SİMETRİSİZ, SİMGECİLİK, SİMGELEMEK, SİMGELEŞME, SİMİNDİRİK, SİMİTÇİLİK, SİMPATİKUS, SİMPLİFİLM, SİMSAKALAR, SİMULİİDAE, SİMÜLASYON, SİMYACILIK
SİMENTARİ, SİMETRİLİ, SİMGELEME, SİMİDİRİK, SİMİKOZİS, SİMLEMEYH, SİMONOMUS, SİMPATRİK, SİMPOSTAN, SİMSARİYE, SİMSARLIK, SİMULTANE, SİMÜLATÖR
SİMATORA, SİMBİYON, SİMBİYOT, SİMELİYA, SİMETRİK, SİMFİSİS, SİMGELEM, SİMGESEL, SİMİRMEK, SİMİRSEK, SİMİTAŞI, SİMİTLİK, SİMPLEKS, SİMSİLİK, SİMSİYAH, SİMSORUT, SİMULİUM
SİMEDOR, SİMELEK, SİMENLİ, SİMENTE, SİMETRİ, SİMGECİ, SİMİDİK, SİMİLİK, SİMİLTİ, SİMİSİD, SİMİŞKA, SİMİTÇİ, SİMPORT, SİMÜZER, SİMYACI
SİMAVİ, SİMBER, SİMBİL, SİMDEN, SİMDUT, SİMELE, SİMHAN, SİMİLE, SİMİNE, SİMİRÇ, SİMPAS, SİMPİL, SİMPUS, SİMRUY, SİMSAR, SİMSER, SİMSİM, SİMSOR, SİMŞİR, SİMTEN, SİMURG, SİMYON
SİMAH, SİMAK, SİMAV, SİMAY, SİMEK, SİMEL, SİMEN, SİMET, SİMGE, SİMİÇ, SİMİK, SİMİL, SİMİN, SİMİR, SİMİŞ, SİMİT, SİMNE, SİMYA
SİMA, SİME, SİMİ
SİM
SİM
Gümüş. Genellikle işlemelerde kullanılan, gümüş görünüşünde ve parlaklığında olan iplik vb. Gümüş gibi parlayan. İşaret.
SİMGELEŞTİRME
Simgeleştirmek işi, sembolleştirme. Önermelerin tutarlılığını ya da çıkarımların geçerliliğini denetlemek amacıyla bunların kimi bölümleri yerine bu bölümlerin dizimsel türlerine uygun simgeler koyma işlemi. Bu işlem yapılırken aynı deyimler yerine aynı simge, ayrı deyimler yerine de ayrı simgeler konulmalıdır. Bir şeyi simgeler aracılığıyla anlatma ya da gösterme. Bir tutum, eylem ya da duyguya simge işlevinin verilmesi.
SİMPARASİTİZM
Aynı konukçu içinde yaşayan ve rekabet içinde olan parazit türlerin gelişimi.
SİMETRİSİZLİK
Bakışımsızlık.
SİMGELEŞMEK
Simge durumuna gelmek, sembolleşmek.
SİMGELEŞTİRMEK
Bir olayı, bir insan veya bir duyguyu sembollere başvurarak anlatmak, sembolleştirmek.
SİMULİDOZİS
Simulid sineklerin ısırıklarının neden olduğu hastalık.
SİMAYİŞEMS
Yüzü güneş gibi aydınlık olan.
SİMİTHACILI
İçel ili, Tarsus ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
SİMBİYOLOJİ
Simbiyozis ve simbiyotik organizmaların bilimsel olarak çalışılması.
SİMGELENTİM
Sayıların, niceliklerin ve başka varlıkların simgelerle gösterimi ya da böyle simgelerin oluşturduğu dizge.
SİMBİLEFARON
Göz kapaklarının konjunktival yüzeylerinin bulbus okuliye yapışması.
SİMAMLANMAK
Yaltaklanmak.
SİMGELEŞTİRİLME
Simgeleştirilmek işi, sembolleştirilme.
SİMARLAMAK
Ismarlamak. Ismarlamak, sipariş etmek.
SİMGELEŞTİRİLMEK
Simgeleştirme işine konu olmak, sembolleştirilmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde SİM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ADCI
Adcılık öğretisine bağlı (kimse), isimci.
AKADEMİCİ
Kurallara bağlı resim ve heykel çalışması yapan kişi veya sanatçı.
ADLANMA
Adlanmak durumu, isimlenme.
ADLAŞTIRMA
Adlaştırmak işi, isimleştirme.
ADLAŞMAK
Ad durumuna gelmek, isimleşmek.
ADLANMAK
Kendisine ad verilmek, isimlenmek. Kötü ün kazanmak, isimlenmek.
ADLI
. adını taşıyan, isimli. Ünlü, isimli.
ADLAŞMA
Adlaşmak durumu, isimleşme.
ADLANDIRILMA
Adlandırılmak işi, isimlendirilme.
ADSIZLIK
Adsız olma durumu, isimsizlik.
AD
Bir kimseyi, bir şeyi anlatmaya, tanımlamaya, açıklamaya, bildirmeye yarayan söz, isim, nam. Canlı ve cansız varlıkları, duygu ve düşünceleri, çeşitli durumları bildiren kelime, isim. Sayma. Sayılma. Herkesçe tanınmış veya işitilmiş olma durumu.
AĞIL
Evcil küçükbaş hayvanların barındığı çit veya duvarla çevrili yer, arkaç. Hale. Bazı görüntülerdeki çok ışıklı cisimleri çevreleyen ışıklı teker.
ADLANDIRMAK
Çağırmak veya anmak için bir canlıya, bir yere, bir şeye ad vermek, ad koymak, ad takmak, ad vermek, isimlendirmek, isim koymak, isim takmak, isim vermek, tesmiye etmek.
ADLAŞTIRMAK
Ad durumuna getirmek, isimleştirmek.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
ADLANDIRMA
Adlandırmak işi, isimlendirme.
AERODİNAMİK
Hareket hâlinde olan bir cisim üzerinde havanın yarattığı etkiyi inceleyen bilim. Gazların hareketini inceleyen bilim dalı. Bu bilim alanlarıyla ilgili olan.
ADLANDIRILMAK
Adlandırma işi yapılmak, isimlendirilmek.
ADCILIK
Kavramların gerçek varlıklar olduğunu kabul eden, kavram gerçekliğine karşıt olarak tümel kavramların yalnızca nesnelerin adları olduğunu ileri süren görüş, isimcilik, nominalizm.
ADSIZ
Adı olmayan, isimsiz. Tanınmayan, bilinmeyen, isimsiz. Türklerde, ailesinden ayrıldığı için artık onun adını taşımak, onun adıyla anılmak hakkını yitirmiş olan, bir yararlık gösterdiğinde ancak ad kazanabilen delikanlı, isimsiz.