Kelimeler arşivi içinde; başında "sip" olan, toplam 36 adet kelime bulunmaktadır. sip ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu sip ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sip olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SİPROFLOKSASİN
SİPAHİKOYAĞI
SİPERMETRİN, SİPERLENMEK, SİPAHİUŞAĞI, SİPERİSAİKA, SİPSİLENMEK
SİPLAYZİNG, SİPERLENME, SİPAHİOĞLU, SİPROTERON
SİPARİŞÇİ, SİPİRTMEĞ, SİPAHİLİK, SİPAHİLER
SİPSİMEK, SİPAHİLİ, SİPLEMEK, SİPERLİK, SİPSİVRİ
SİPERLİ, SİPOLİN, SİPÜRKE, SİPEÇEN, SİPARİŞ, SİPAFİR
SİPELA, SİPAHİ
SİPİK, SİPET, SİPER, SİPOR, SİPSİ, SİPAR
SİPİ
SİP
SİP
Kırık çanak çömleği yapıştırmaya yarayan yumurta akı, kireç, süt, pamuk karışımı. Domuz yavrusu. Çanak, çömlek yapıştırmaya yarayan bir çeşit macun.
SİPLAYZİNG
Fonksiyonel mRNA'nın oluşması için öncü RNA'dan intronların uzaklaştırılması ve geriye kalan ekson yapıların birleştirilmesi işlemi.
SİPAHİKOYAĞI
Sivas şehri, Alacahan nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
SİPROTERON
Testosteron almaçlarını kapatarak antiandrojenik etki yapan ilaç.
SİPAHİLİK
Sipahi olma durumu. Sipahinin görevi.
SİPSİLENMEK
Köşeye büzülüp sinsi sinsi durmak.
SİPAHİUŞAĞI
Malatya kenti, Taşdelen bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
SİPERLENMEK
Korunmak, saklanmak amacıyla bir yeri, bir şeyi kendine siper etmek veya siper altına, arkasına veya içine girmek.
SİPAHİOĞLU
Kapıkulu süvarilerinin, asker olabilme hakkına sahip çocuklarına verilen ad.
SİPROFLOKSASİN
Sistemik enfeksiyonlara karşı en fazla kullanılan florokinolon türevi antibiyotik.
SİPERMETRİN
Sekiz değişik izomeri bulunan, yarı katı, sinek, pire ve kenelerle mücadelede kullanılan sentetik piretroid türevi bir antiparaziter ilaç.
SİPERLENME
Siperlenmek işi.
SİPARİŞÇİ
Sipariş veren kimse.
SİPİRTMEĞ
Kaçmak.
SİPERİSAİKA
Yıldırımsavar.
SİPAHİLER
Aksaray ilinde, Sarıyahşi belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Bartın şehrinde, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Bolu ilinde, Gerede belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Isparta ilinde, Eğirdir ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Karabük ili, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Kastamonu şehrinde, Küre ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Kocaeli ilinde, Körfez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Zonguldak kenti, Çaycuma ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Zonguldak ili, Eğerci bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
Bu bölümde tanımı içerisinde SİP geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DULDALANMAK
Korumak, siper altına girmek.
DİSİPLİNSİZLİK
Disiplinsiz olma durumu.
ATLAMA
Atlamak işi. Belirli bir yerden gerilip hız alarak yapılmış olan sıçrama ile vücudu yerden kesip daha uzak bir yere kondurma veya belli bir yükseklikten aşırma. Bu biçimde en uzağa atlamak veya en yükseği aşmak amacıyla yarışılan atletizm dalı.
ÇAPLAMAK
Bir şeyin enini, boyunu ölçmek, çapkımak. Keresteleri dört köşe olarak kesip biçmek.
DİSİPLİNSİZ
Disiplini olmayan.
DÜZENCE
Disiplin.
BAŞIBOZUKLUK
Düzensiz davranış, düzensizlik, disiplinsizlik.
BALÇAK
Kabza. Kabzanın demir siperi.
AFOROZ
Hristiyanlıkta kilise tarafından verilen cemaatten kovma cezası. Darılıp biriyle konuşmama, ilgiyi kesip kendinden uzaklaştırma, toplum dışılama.
ABAJUR
Işığı bir yere toplamak, doğrudan doğruya gözlere vurmasını önlemek için kullanılan, kâğıt, kumaş, maden veya renkli camdan yapılmış lamba siperi. Genellikle üzeri siperli masa lambası veya ayaklı lamba.
BARÇAK
Kılıç kabzasının siperi.
DULDA
Yağmur, güneş ve rüzgârın etkileyemediği gizli, kuytu yer, siper. Esirgeme, koruma, himaye.
BERE
Bir yere çarpma, incitme veya vurma sonucu vücudun herhangi bir yerinde oluşan çürük. Yuvarlak, yassı ve sipersiz başlık. Herhangi bir şeyde görülen ezik, çizik.
BEHRE
Pay, nasip, hisse.
BARBATA
Kalelerde mazgal ve mazgal siperlerinin oluşturduğu girintili çıkıntılı dış duvarların üst bölümü, kale korkuluğu.
BASKISIZ
Hak ve özgürlükleri kısıtlanmamış. Terbiyesiz, ahlaksız. Disiplinsiz.
ASKER
Orduda görev yapan erden generale kadar herkes. Askerlik görevi ya da ödevi. Er. Topluluk düzenine saygısı olan, disiplinli. Yurdunu iyi koruyan, kahraman özelliği taşıyan.
DİSİPLİNE
"Sıkı düzen ve denetim altına alınmak, zapturapt altına alınmak, denetim altında tutulmak" anlamlarında disipline edilmek, "sıkı düzen ve denetim altına almak, zapturapt altına almak" anlamlarında disipline etmek, "kendi kendine veya dış etkilerle düzen ve denetim altına girmek" anlamında disipline olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz.
ATMAK
Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak. Örtmek. Kurşun, gülle, ok vb. şeyleri hedefe fırlatmak. Bir yerden başka bir yere taşımak. Sıkıntı dolayısıyla giyilen bir şeyi çıkarmak. Söylemek. Bir kimsenin ilişiğini kesmek. Uzatmak. Yay ve tokmakla ditmek, kabartmak. Yapılmış kötü bir işi birine yüklemek. Yırtılmak. Bilmeden, kestirerek söylemek. Yalan ya da abartmalı söz söylemek. Yapışık olduğu yerden ayrılmak. Koymak. Bir şeyi yere doğru bırakmak. Geri bırakmak, ertelemek. Kovmak, dışarıya çıkarmak, ilgisini kesip uzaklaştırmak. Terk etmek. Değerini eksiltmek. Götürmek. Çıkarmak, dışarıya vermek. Top, tüfek vb. silahları patlatmak. İçki içmek. İstenilmeyen bir şeyi kendi malı olmaktan çıkarmak. Rastgele bir kenara koymak. Kalp, nabız vurmak, çarpmak. Kullanılması gelenek hâline gelmiş bir şeyi kullanmaktan vazgeçmek. Patlayıcı maddelerle havaya uçurup yıkmak. Yazılı veya banda alınmış bir metinden bazı bölümleri çıkarmak. Göndermek, yollamak. Çatlamak. Sille, tokat vurmak.
DULDALAMAK
Korumak, siper altına almak.