Kelimeler arşivi içinde; sonunda "sil" olan, toplam 59 adet kelime bulunmaktadır. Sonu sil ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında sil olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde sil olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
STREPTOBASİL
BROMOURASİL, KLORAMBUSİL
DİPLOBASİL, HEKSADESİL, MÜTESELSİL
BERTAFSİL, STEREOSİL, MÜSTAHSİL, KOKOBASİL, KARBOKSİL, HİDROKSİL, TRİKRESİL
KNİDOSİL, MÜMESSİL, DÜVENSİL, GENİZSİL, BROMASİL
İĞNESİL, MÖMASİL, SİLESİL, MÜMASİL, EYNESİL, EMBESİL, EKLESİL
MÜRSİL, NIASİL, SİKSİL, URASİL, TEHSİL, MAKSİL, KONSİL, TERSİL, TONSİL, KAVSİL, GOPSİL, TAFSİL, TAHSİL, TEMSİL, TENSİL
SESİL, BASİL, FOSİL, GASİL, MİSİL, NESİL, TASİL, KASİL, AHSİL, NASİL, ÇİSİL, MASİL, ERSİL, EVSİL, FISİL, FİSİL, KİSİL
ASİL
SİL
SİL
Odun, ağaç yarmakta kullanılan demir, ağaç kama. Sel. Salya. Kirpik.
TRİKRESİL
Üç kresol kökünün bulunduğunu gösteren adlandırma.
HİDROKSİL
Bir madenle birleştiği zaman hidroksit yapan atom grubu (OH).
MÜTESELSİL
Zincirleme.
BROMOURASİL
DNA' da timinin yerine girebilen bir mutagenik pirimidin analoğu. 5-bromourasil.
KOKOBASİL
Oval çubuk şeklindeki bakteri. Morfolojik olarak yuvarlak biçimiyle çubuk biçimli arasında yer alan bakteriler.
STREPTOBASİL
Bölündükten sonra ayrılmayıp zincir formunda kalan çubuk biçimindeki bakteriler.
HEKSADESİL
Hekzadekandan türeyen radikal.
KARBOKSİL
Organik asit grubunda bulunan -COOH formülündeki tek değerli kökler.
DİPLOBASİL
Bölündükten sonra ayrılmayıp çiftler hâlinde birbirine bağlı kalmış çubuk şeklindeki bakteriler.
KNİDOSİL
Knidlilerde yakıcı gözenin özgür yüzeyinde bulunan bir uzantı olup yabancı bir maddeye değince yakıcı kapsülün patlamasını sağlar.
STEREOSİL
Erkek üreme kanalının bir kısmını, özellikle epididimis bölgesini astarlayan yalancı tabakalı silindirik epitelin serbest yüzeyinde bulunan ve mikrovillüslerin birleşmesinden meydana gelen saçak şeklinde olan hareketsiz yapılar.
MÜSTAHSİL
Üretici.
MÜMESSİL
Temsilci.
BERTAFSİL
Ayrıntılı bir biçimde, uzun uzadıya, açık olarak.
KLORAMBUSİL
Mekloretaminin daha az zehirli olan bir türevi olup bağışıklık sistemini baskılayıcı ve alkilleyici olarak kullanılan antineoplastik etkili ilaç.
Bu bölümde tanımı içerisinde SİL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKSİLEŞME
Aksileşmek işi.
AJAN
Casus. Bir kimsenin, bir ortaklığın veya bir devletin bazı işlerini yapan kimse, temsilci.
AKARLAR
Gövdeleri halkasız, başları göğüsle birleşik, ağız yapıları ısırıcı, sokucu veya emici örümceğimsiler takımı.
ALPAKS
Kolayca bükülebilen alüminyum ve silisyum karışımı.
AKSİLENME
Aksilenmek işi.
AKREPLER
Örümceğimsilerin, örneği akrep olan takımı.
AĞLAMAK
Üzüntü, acı, sevinç, pişmanlık vb.nin etkisiyle gözyaşı dökmek. Sızlanmak, yakınmak. Bir duruma üzülmek. Ağaç budandığında kesilen yerlerden besi suyu veya öz su akmak.
ALAGARSON
Kısa kesilmiş saç. Oğlan saçı biçiminde kısa kesilmiş kadın saçı.
ALABROS
Fırça gibi dik kesilmiş (erkek saçı).
AKSİLENMEK
Aksileşmek, huysuzlanmak.
AMFİBOL
Piroksenlere yakın siyah, esmer, yeşil renkli bir silikat grubu.
ALTIPATLAR
Fişek koymaya yarayan bölümü silindir biçiminde ve namlu gerisinde olan, tek parçadan oluşmuş, altı tane fişek alan tabanca, revolver.
AKBALIKÇIL
Leyleksilerden, bataklık, ırmak ve göl kıyılarında yaşayan, oldukça büyük, ak renkli bir tür kuş (Egretta alba).
ALEGORİ
Bir görüntü, bir yaşantı veya bir davranışın daha iyi kavranmasını sağlamak için göz önünde canlandırıp dile getirme, yerine koyma. Bir sanat eserindeki ögelerin gerçek hayattan bir şeyleri temsil etmesi durumu.
AMPÜTASYON
Kol, bacak, kulak gibi organların tedavi amacıyla kısmen veya tamamen kesilip çıkartılması. Herhangi bir bütünden bir parça kesme veya koparma.
ALIMCI
Tahsildar.
AHZÜKABZ
Kendine mal etme. Para tahsili yapmaya yetkili olma.
ACYO
Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.
ALMAK
Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.
AKIN
Kalabalık bir şeyin arkası kesilmeyen bir geliş durumunda olması. Düşman topraklarına tedirgin etme, yıldırma, çapul vb. amaçlarla toplu olarak yapılmış olan baskın. Gol atmak veya sayı yapmak amacıyla karşı takımın sahasına doğru genellikle topluca girişilen hücum. Kazak ve Kırgız Türklerinin saz şairlerine verdiği ad.