Kelimeler arşivinde; içinde "sil" olan, toplam 522 tane kelime bulunuyor. İçerisinde sil bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu sil ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında sil olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KARBOKSİPENİSİLİN, SİLAHSIZLANDIRMAK
AKTİNOBASİLLOZİS, ARABİNOKSİLANLAR, DEKARBOKSİLASYON, SİLAHLANDIRILMAK, SİLAHSIZLANDIRMA
SİLSİLEİMERATİP, METİLKLOROSİLAN, NEKROBASİLLOZİS, PERİTONSİLLİTİS, SİLAHLANDIRILMA, SİLKELENEBİLMEK, SİLKELEYEBİLMEK
ÖRÜMCEĞİMSİLER, SİLİKLEŞTİRMEK, ASİLTRANSFERAZ, İÇBÜKEYİMSİLİK, KOLİBASİLLOZİS, METİLSALİSİLAT, SİLAHLANDIRMAK, SİLAHSIZLANMAK, SİLİNDİRÇİÇEĞİ, SİLKELENEBİLME, SİLKELEYEBİLME, TRİKARBOKSİLAT
SİLİKLEŞTİRME, DEKARBOKSİLAZ, EKSİLTEBİLMEK, GENİZSİLLEŞME, HİDROKSİLİZİN, İNFRASİLYATÜR, KIVILKESİLGEN, MAKSİLLEKTOMİ, PENİSİLLİOZİS, SİLAHLANDIRMA, SİLAHSIZLANMA, SİLDİREBİLMEK, SİLİLİKSİZLİK, SİLİNDİRLİGÖN, SİLKİNEBİLMEK, SİNİRSİLENMEK, SUPRAMAKSİLAR, TONSİLLEKTOMİ
KİREÇSİLEMEK, SİLİKATLAMAK, SİLİKATLAŞMA, SİLKİNDİRMEK, TAHSİLDARLIK, BAKAMPİSİLİN, DESİLİTRELİK, DİFENOKSİLAT, EKSİLTEBİLME, HEMATOKSİLEN, HEMATOKSİLİN, KARBENİSİLİN, KARİNDASİLİN, KESİLEBİLMEK, KESİLİVERMEK, KÖPEĞİMSİLER, MÜTESELSİLEN, SALİSİLATLAR, SİLDİREBİLME, SİLİNDİRİKUS, SİLİNEBİLMEK, SİLİSYUMLAMA, SİLKİLLENMEK, SİLKİNEBİLME, SİNERGASİLOZ, SİNERGASİLUS, STEREOSİLYUM, STREPTOBASİL, VEKSİLLOLOJİ
ASİLZADELİK, EKSİLTİLMEK, FOSİLLEŞMEK, KARBOKSİLİK, KARBOKSİLLİ, KEKREMSİLİK, KİREÇSİLEME, KUTSİLEŞMEK, LEYLEKSİLER, MÜMESSİLLİK, SİLAHSIZLIK, SİLAHŞORLUK, SİLDİRİLMEK, SİLİKATLAMA, SİLİKLEŞMEK, SİLİNDİRSEL, SİLKELENMEK, SİLKİNDİRME, SİLSİLENAME, SİNSİLEŞMEK, TEMSİLCİLİK, AMOKSİSİLİN, BROMOURASİL, HİDROKSİLAZ, İNTERKSİLER, KESİLEBİLME, KESİLİVERME, KLORAMBUSİL, KOLİBASİLOZ, KOLİBASİLUS, Devamını Oku »»
AKSİLENMEK, AKSİLEŞMEK, CİNSİLATİF, EKSİLTİLME, FOSİLLEŞME, KSİLOLOJİK, KUTSİLEŞME, MÜTESELSİL, SİLAHÇILIK, SİLDİRİLME, SİLDİRTMEK, SİLİKLEŞME, SİLİNDİRAJ, SİLİNDİRİK, SİLİNDİRLİ, SİLİSİZLİK, SİLİSSEVEN, SİLKELEMEK, SİLKELENME, SİLKELEYİŞ, SİLKTİRMEK, SİNSİLEŞME, TAFSİLATLI, AKSİLLARİS, BANGBASİLİ, BEBEKSİLİK, BESİLENMEK, DİPLOBASİL, DÖĞENSİLİK, DÖVENSİLİK, Devamını Oku »»
AKSİLENME, AKSİLEŞME, ASİLEŞMEK, BERTAFSİL, DESİLİTRE, EKSİLTMEK, HİDROKSİL, KARBOKSİL, KSİLOLOJİ, MECUSİLİK, MİSİLLEME, MÜSTAHSİL, PENİSİLİN, SALİSİLİK, SİLAHALTI, SİLDİRMEK, SİLDİRTME, SİLKELEME, SİLKİNMEK, SİLKTİRME, SİLOLAMAK, TAHSİLDAR, GASİLHANE, SİLAHHANE, ASİLEDDEN, CENSİLMEK, DİRSİLMEK, DUTSİLMEK, EKSİLTİLİ, ERGASİLOZ, Devamını Oku »»
ASİLEŞME, ASİLZADE, EKSİLMEK, EKSİLTME, KESİLMEK, KSİLOFON, MÜMESSİL, SİLAHŞOR, SİLDİRME, SİLİKLİK, SİLİNDİR, SİLİNMEK, SİLİSÇİL, SİLİSYUM, SİLKİNİŞ, SİLKİNME, SİLKİNTİ, SİLOLAMA, SİLÜRYEN, SİNSİLİK, TAFSİLAT, TAHSİLAT, TEMSİLCİ, ARISİLLİ, ARİSİLLİ, BROMASİL, DÜVENSİL, EĞSİLMEK, EKSİLTİM, ESİLTMEK, Devamını Oku »»
AKSİLİK, ASİLLİK, EKLESİL, EKSİLEN, EKSİLİŞ, EKSİLME, EMBESİL, EPSİLON, EYNESİL, FOSİLLİ, İPSİLER, KESİLİŞ, KESİLME, MÜMASİL, OKSİLİT, SİLAHLI, SİLECEK, SİLİFKE, SİLİKAT, SİLİKON, SİLİKOZ, SİLİLİK, SİLİNİŞ, SİLİNME, SİLİNTİ, SİLİSİZ, SİLİSLİ, SİLİVRİ, SİLKMEK, SİLMECE, Devamını Oku »»
ASİLİK, BESİLİ, FASİLE, İSİLİK, SİLGEÇ, SİLGİÇ, SİLKME, SİLMEK, SİLOPİ, SİLÜET, SİLVAN, TAFSİL, TAHSİL, TEMSİL, TENSİL, VESİLE, ESİLGİ, GOPSİL, İPSİLE, İSİLEK, İSİLİN, KAVSİL, KESİLİ, KONSİL, KSİLAN, KSİLEM, KSİLOZ, KÜSİLİ, MAKSİL, MİSİLA, Devamını Oku »»
BASİL, FOSİL, GASİL, MİSİL, NESİL, SİLAH, SİLAJ, SİLGİ, SİLİK, SİLİS, SİLKİ, SİLLE, SİLME, AHSİL, ASİLE, ÇİSİL, ERSİL, EVSİL, FISİL, FİSİL, KASİL, KİSİL, MASİL, NASİL, SESİL, SİLAL, SİLAR, SİLEB, SİLEH, SİLEK, Devamını Oku »»
SİLİ, SİLO, ASİL, SİLA, SİLE, SİLK
SİL
SİL
Odun, ağaç yarmakta kullanılan demir, ağaç kama. Sel. Salya. Kirpik.
SİLSİLEİMERATİP
Rütbe sıralaması.
METİLKLOROSİLAN
Silikon eldesinde kullanılan bir madde.
SİLKELENEBİLMEK
Silkelenme imkânı veya olasılığı bulunmak.
KARBOKSİPENİSİLİN
Benzilpenisilinin yan zincirinin alfa-karbonu üzerine amino grubu getirilmesi sonucu oluşan penisilin türevi ilaç.
SİLAHSIZLANDIRMA
Silahsızlandırmak işi.
DEKARBOKSİLASYON
Bir amino asitten karbondioksidin uzaklaştırılması. Bir molekülden karboksil grubunun ayrılması. Yapısında karboksil grubu bulunan bileşiklerin bu grubu kaybetmesi olayı.
SİLAHLANDIRILMAK
Silahlandırma işine konu olmak.
ÖRÜMCEĞİMSİLER
Karada yaşayan akrepler, örümcekler, keneler ve uyuz böceklerini içine alan, dört çift ayaklı eklem bacaklılar sınıfı.
PERİTONSİLLİTİS
Bademciği saran dokunun yangısı.
ARABİNOKSİLANLAR
Buğday, çavdar ve tritikalede bulunan, sindirimi zorlaştırarak tane yemin metabolik enerjisi kullanımını düşüren nişasta tabiatında olmayan polisakkaritler.
NEKROBASİLLOZİS
Fusobacterium necrophorum toksinlerinin sindirim kanalının birçok bölümünde ve karaciğerde büyük, iyi sınırlanmış, sarımtrak-gri renkte, kuru nekroz alanları oluşturmasıyla belirgin bakteriyel bir hastalık.
AKTİNOBASİLLOZİS
Sığırlarda, seyrek olarak koyun ve domuzlarda, derin ağız yangısıyla seyreden, Actinobasillus lignierisi'nin neden olduğu, özellikle dilde piyogranülomlu yangısal değişimlerle belirgin bakteriyel bir hastalık, odun dil.
SİLAHLANDIRILMA
Silahlandırılmak işi.
SİLKELEYEBİLMEK
Silkeleme imkânı veya olasılığı bulunmak. Silkelemeye gücü yetmek.
SİLAHSIZLANDIRMAK
Silahsızlanmasına sebep olmak, silahsızlanmasını sağlamak, silahlarını bıraktırmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde SİL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AHZÜKABZ
Kendine mal etme. Para tahsili yapmaya yetkili olma.
ALEGORİ
Bir görüntü, bir yaşantı veya bir davranışın daha iyi kavranmasını sağlamak için göz önünde canlandırıp dile getirme, yerine koyma. Bir sanat eserindeki ögelerin gerçek hayattan bir şeyleri temsil etmesi durumu.
ALMAK
Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.
AMPÜTASYON
Kol, bacak, kulak gibi organların tedavi amacıyla kısmen veya tamamen kesilip çıkartılması. Herhangi bir bütünden bir parça kesme veya koparma.
ALPAKS
Kolayca bükülebilen alüminyum ve silisyum karışımı.
ALAGARSON
Kısa kesilmiş saç. Oğlan saçı biçiminde kısa kesilmiş kadın saçı.
AĞLAMAK
Üzüntü, acı, sevinç, pişmanlık vb.nin etkisiyle gözyaşı dökmek. Sızlanmak, yakınmak. Bir duruma üzülmek. Ağaç budandığında kesilen yerlerden besi suyu veya öz su akmak.
AKBALIKÇIL
Leyleksilerden, bataklık, ırmak ve göl kıyılarında yaşayan, oldukça büyük, ak renkli bir tür kuş (Egretta alba).
AKIN
Kalabalık bir şeyin arkası kesilmeyen bir geliş durumunda olması. Düşman topraklarına tedirgin etme, yıldırma, çapul vb. amaçlarla toplu olarak yapılmış olan baskın. Gol atmak veya sayı yapmak amacıyla karşı takımın sahasına doğru genellikle topluca girişilen hücum. Kazak ve Kırgız Türklerinin saz şairlerine verdiği ad.
ACYO
Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.
AKSİLENMEK
Aksileşmek, huysuzlanmak.
AKSİLENME
Aksilenmek işi.
AMFİBOL
Piroksenlere yakın siyah, esmer, yeşil renkli bir silikat grubu.
ALTIPATLAR
Fişek koymaya yarayan bölümü silindir biçiminde ve namlu gerisinde olan, tek parçadan oluşmuş, altı tane fişek alan tabanca, revolver.
AKREPLER
Örümceğimsilerin, örneği akrep olan takımı.
ALABROS
Fırça gibi dik kesilmiş (erkek saçı).
AKARLAR
Gövdeleri halkasız, başları göğüsle birleşik, ağız yapıları ısırıcı, sokucu veya emici örümceğimsiler takımı.
AKSİLEŞME
Aksileşmek işi.
AJAN
Casus. Bir kimsenin, bir ortaklığın veya bir devletin bazı işlerini yapan kimse, temsilci.
ALIMCI
Tahsildar.