Kelimeler arşivi içinde; başında "sil" olan, toplam 214 adet kelime bulunmaktadır. sil ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu sil ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sil olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SİLAHSIZLANDIRMAK
SİLAHLANDIRILMAK, SİLAHSIZLANDIRMA
SİLAHLANDIRILMA, SİLKELENEBİLMEK, SİLKELEYEBİLMEK, SİLSİLEİMERATİP
SİLAHLANDIRMAK, SİLAHSIZLANMAK, SİLİKLEŞTİRMEK, SİLİNDİRÇİÇEĞİ, SİLKELENEBİLME, SİLKELEYEBİLME
SİLAHLANDIRMA, SİLAHSIZLANMA, SİLDİREBİLMEK, SİLİKLEŞTİRME, SİLİLİKSİZLİK, SİLİNDİRLİGÖN, SİLKİNEBİLMEK
SİLDİREBİLME, SİLİKATLAMAK, SİLİKATLAŞMA, SİLİNDİRİKUS, SİLİNEBİLMEK, SİLİSYUMLAMA, SİLKİLLENMEK, SİLKİNDİRMEK, SİLKİNEBİLME
SİLAHLANMAK, SİLAHSIZLIK, SİLAHŞORLUK, SİLDİRİLMEK, SİLİKATLAMA, SİLİKLEŞMEK, SİLİNDİRLER, SİLİNDİRSEL, SİLİNDİRÜRİ, SİLİNEBİLME, SİLKELENMEK, SİLKİNDİRME, SİLSİLENAME, SİLYUMLULAR
SİLAHBASTI, SİLAHÇILIK, SİLAHENDAZ, SİLAHLAMAK, SİLAHLANMA, SİLDİRİLME, SİLDİRTMEK, SİLEBİLMEK, SİLİKLEMEK, SİLİKLEŞME, SİLİKONLAR, SİLİNDİRAJ, SİLİNDİRİK, SİLİNDİRLİ, SİLİNTİSİZ, SİLİSİZLİK, SİLİSSEVEN, SİLİVERMEK, SİLKELEMEK, SİLKELENME, SİLKELEYİŞ, SİLKTİRMEK, SİLMECİLİK, SİLTELEMEK, SİLYOFORAN
SİLAHALTI, SİLAHHANE, SİLAHLAMA, SİLDİRMEK, SİLDİRTME, SİLEBİLME, SİLİKAJEL, SİLİKOZİS, SİLİLEMEK, SİLİLLEME, SİLİNDROM, SİLİNDRUS, SİLİNECEK, SİLİNTİLİ, SİLİVERME, SİLKELEME, SİLKETMEK, SİLKİLMEK, SİLKİNMEK, SİLKTİRME, SİLLENMEK, SİLOLAMAK, SİLTENMEK, SİLYUMLAR
SİLAHLIK, SİLAHSIZ, SİLAHŞOR, SİLAHTAR, SİLBİŞÇİ, SİLBİŞTİ, SİLDİREN, SİLDİRME, SİLECEYH, SİLİFORM, SİLİKLİK, SİLİKULA, SİLİMSEK, SİLİNDİR, SİLİNMEK, SİLİSÇİL, SİLİSYUM, SİLKECEK, SİLKİLME, SİLKİMEK, SİLKİNİŞ, SİLKİNME, SİLKİNTİ, SİLLİLER, SİLOLAMA, SİLTEMEK, SİLUNDUM, SİLÜRYEN, SİLVATİK, SİLYARİS
SİLAHÇI, SİLAHLI, SİLBİNÇ, SİLEBÇİ, SİLECEK, SİLEDİK, SİLEKEN, SİLEPÇE, SİLESİL, SİLGİLÜ, SİLİCAN, SİLİFKE, SİLİFKİ, SİLİKAT, SİLİKON, SİLİKOZ, SİLİKVA, SİLİLİK, SİLİMAN, SİLİMLİ, SİLİMSİ, SİLİNİŞ, SİLİNME, SİLİNTİ, SİLİSİZ, SİLİSLİ, SİLİVRİ, SİLKMEK, SİLLEME, SİLMECE, Devamını Oku »»
SİLBİÇ, SİLBİŞ, SİLCAN, SİLCEK, SİLCİK, SİLECE, SİLEKS, SİLESİ, SİLGEÇ, SİLGİÇ, SİLGİN, SİLİCE, SİLİCİ, SİLİKA, SİLİNÇ, SİLKİK, SİLKME, SİLLEM, SİLLİK, SİLMEK, SİLMİÇ, SİLNİÇ, SİLOPİ, SİLPİÇ, SİLÜET, SİLVAN, SİLVİN, SİLYAN, SİLYAR, SİLYUM
SİLAH, SİLAJ, SİLAL, SİLAR, SİLEB, SİLEH, SİLEK, SİLGİ, SİLİÇ, SİLİF, SİLİK, SİLİM, SİLİS, SİLİŞ, SİLKE, SİLKİ, SİLLE, SİLLİ, SİLME, SİLTE, SİLUK, SİLUR, SİLYA
SİLA, SİLE, SİLİ, SİLK, SİLO
SİL
SİL
Odun, ağaç yarmakta kullanılan demir, ağaç kama. Sel. Salya. Kirpik.
SİLAHSIZLANDIRMAK
Silahsızlanmasına sebep olmak, silahsızlanmasını sağlamak, silahlarını bıraktırmak.
SİLKELEYEBİLME
Silkeleyebilmek işi.
SİLKELENEBİLMEK
Silkelenme imkânı veya olasılığı bulunmak.
SİLSİLEİMERATİP
Rütbe sıralaması.
SİLİNDİRÇİÇEĞİ
Hatmi çiçeği.
SİLAHSIZLANMAK
Silahlanmaktan vazgeçmek.
SİLAHLANDIRILMA
Silahlandırılmak işi.
SİLAHLANDIRMAK
Silahlı duruma getirmek.
SİLİKLEŞTİRMEK
Silik duruma getirmek.
SİLAHSIZLANMA
Genel barış ve güvenlik için silah gücünü, silah kuvvetlerini azaltma veya büsbütün ortadan kaldırma. Dünyada genel barışı sağlamak ereğiyle devletlerin karşılıklı olarak silah gücünü azaltma ya da tümüyle ortadan kaldırma çabası.
SİLAHLANDIRILMAK
Silahlandırma işine konu olmak.
SİLKELENEBİLME
Silkelenebilmek işi.
SİLAHLANDIRMA
Silahlandırmak işi.
SİLKELEYEBİLMEK
Silkeleme imkânı veya olasılığı bulunmak. Silkelemeye gücü yetmek.
SİLAHSIZLANDIRMA
Silahsızlandırmak işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde SİL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALTIPATLAR
Fişek koymaya yarayan bölümü silindir biçiminde ve namlu gerisinde olan, tek parçadan oluşmuş, altı tane fişek alan tabanca, revolver.
AMPÜTASYON
Kol, bacak, kulak gibi organların tedavi amacıyla kısmen veya tamamen kesilip çıkartılması. Herhangi bir bütünden bir parça kesme veya koparma.
AKSİLENMEK
Aksileşmek, huysuzlanmak.
AKARLAR
Gövdeleri halkasız, başları göğüsle birleşik, ağız yapıları ısırıcı, sokucu veya emici örümceğimsiler takımı.
AĞLAMAK
Üzüntü, acı, sevinç, pişmanlık vb.nin etkisiyle gözyaşı dökmek. Sızlanmak, yakınmak. Bir duruma üzülmek. Ağaç budandığında kesilen yerlerden besi suyu veya öz su akmak.
ALPAKS
Kolayca bükülebilen alüminyum ve silisyum karışımı.
AJAN
Casus. Bir kimsenin, bir ortaklığın veya bir devletin bazı işlerini yapan kimse, temsilci.
ALAGARSON
Kısa kesilmiş saç. Oğlan saçı biçiminde kısa kesilmiş kadın saçı.
ACYO
Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.
AKIN
Kalabalık bir şeyin arkası kesilmeyen bir geliş durumunda olması. Düşman topraklarına tedirgin etme, yıldırma, çapul vb. amaçlarla toplu olarak yapılmış olan baskın. Gol atmak veya sayı yapmak amacıyla karşı takımın sahasına doğru genellikle topluca girişilen hücum. Kazak ve Kırgız Türklerinin saz şairlerine verdiği ad.
ALMAK
Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.
AMFİBOL
Piroksenlere yakın siyah, esmer, yeşil renkli bir silikat grubu.
ALABROS
Fırça gibi dik kesilmiş (erkek saçı).
ALIMCI
Tahsildar.
AHZÜKABZ
Kendine mal etme. Para tahsili yapmaya yetkili olma.
AKBALIKÇIL
Leyleksilerden, bataklık, ırmak ve göl kıyılarında yaşayan, oldukça büyük, ak renkli bir tür kuş (Egretta alba).
AKSİLEŞME
Aksileşmek işi.
AKREPLER
Örümceğimsilerin, örneği akrep olan takımı.
ALEGORİ
Bir görüntü, bir yaşantı veya bir davranışın daha iyi kavranmasını sağlamak için göz önünde canlandırıp dile getirme, yerine koyma. Bir sanat eserindeki ögelerin gerçek hayattan bir şeyleri temsil etmesi durumu.
AKSİLENME
Aksilenmek işi.