SİH ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "sih" olan, toplam 16 adet kelime bulunmaktadır. sih ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu sih ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sih olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

SİHLİDGİLLER

11 harfli kelimeler

SİHİRBAZLIK, SİHİRLENMEK, SİHİŞTURMAK

10 harfli kelimeler

SİHİRLENME

8 harfli kelimeler

SİHİLMAK, SİHİRBAZ, SİHİRKAR, SİHSARAY

7 harfli kelimeler

SİHİRLİ

6 harfli kelimeler

SİHHET, SİHMAK, SİHMEK

5 harfli kelimeler

SİHİL, SİHİR

3 harfli kelimeler

SİH

Bazı kelimelerin anlamları

SİH

Sık. Hindistan'ın Pencap bölgesinde yaşayan bir topluluk.

SİHMEK

Sığmak, oturmak.

SİHİRLİ

Büyülü.

SİHİRBAZ

Büyücü.

SİHSARAY

Bir oyun (horon) çeşidi, sıksaray.

SİHİRBAZLIK

Büyücülük.

SİHHET

Sıhhat.

SİHİRKAR

Büyülü.

SİHİR

Büyü.

SİHİLMAK

Sıkılmak, sıkıntı duymak.

SİHİRLENME

Büyülenme.

SİHMAK

Sıkmak.

SİHİRLENMEK

Büyülenmek.

SİHİŞTURMAK

Birini bir şeye zorlamak, sıkıştırmak.

SİHİL

Kıyı, yalı.

SİHLİDGİLLER

Balıklar (Pisces) sınıfının, kemikli balıklar (Teleostei) takımının, dikenli yüzgeçliler (Acanthopterygii) alt takımından, 1 m kadar uzunlukta, yüzgeçleri dikenli, tatlı sularda yaşayan, dişi balık yavrular çıkana kadar yumurtaları ağzında saklayan türlere sahip bir familya. (Cichlidae), Omurgalı hayvanlardan balıklar (Pisces) sınıfının kemikli-balıklar (Teleostei) takımının dikenliyüzgeçliler (Acanthopterygii) alt-takımına giren bir familyası. m. kadar olabilirler. Yüzgeçleri dikenlidir. Tatlı suda yaşarlar. Bazısı süs balığıdır. Dişi balık, yavrular çıkana kadar yumurtaları ağzında saklar. Melek balığı (Pterophyllum eimekei) türü iyi bilinir.

  -   -   -  

Anlamında SİH bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SİH geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ABRAKADABRA

Eski çağlarda bazı hastalıklara iyi geldiğine inanılan büyülü söz. Sihirbazların sıkça kullandığı büyü sözü.

ÖĞÜTLEMEK

Birine bir şeyi yapmasını veya yapmamasını söylemek, nasihat etmek.

ÖĞÜTÇÜ

Öğüt veren kimse, nasihatçi. Vaiz.

BÜYÜLENMEK

Büyüleme işine konu olmak, efsunlanmak, afsunlanmak, sihirlenmek, avurtlanmak.

BÜYÜLENME

Büyülenmek işi, efsunlanma, afsunlanma, sihirlenme.

BÜYÜLÜ

Kendisine büyü yapılmış (kimse). Büyü gücü olan, sihirli, afsunlu, efsunlu, füsunlu, füsunkâr, efsunkâr, sihirkâr. Çok etkileyici.

ARPAĞ

Sihir, üfürük, büyü. Sihir, büyü, üfürük.

BÜYÜ

Tabiat kanunlarına aykırı sonuçlar elde etmek iddiasında olanların başvurdukları gizli işlem ve davranışlara verilen genel ad, afsun, efsun, sihir, füsun, bağı. Karşı durulamaz güçlü etki.

DAĞILMAK

Toplu durumdayken ayrılıp birbirinden uzaklaşmak. Yavaş yavaş kaybolmak, yok olmak. Karışık duruma gelmek, düzeni bozulmak. Bir topluluğun, kuruluşun varlığı son bulmak, fesholunmak, münfesih olmak. Değer ve birimler belli etkenlerle, oranlı olarak bölünmek. Parçalanarak yayılmak, ufalanmak. Birliği, beraberliği bozulmak.

BÜYÜCÜLÜK

Büyücünün yaptığı iş, bağıcılık, efsunculuk, afsunculuk, sihirbazlık.

NASİHATÇİLİK

Nasihatçinin işi.

ÖĞÜT

Bir kimseye yapması veya yapmaması gereken şeyler için söylenen söz, nasihat.

AVSIN

Avcıların avlarından gizlendiği yer. Hayvan sokmalarının zehir ve ağrısını tesirsiz kılmak için yapılan işlem. Bir çeşit göz hastalığı. Sihir, büyü, afsun.

APSON

Büyü, sihir.

BOZDURULABİLME

Bozdurulabilmek işi. fesih kaabiliyyeti, nisbi butlan (bk. bozulabilme).

AVSUN

Sihir, büyü, afsun. Üfürük, nefes: Bizim Alinin başı pek ağrıyor, hocaya avsunlattık da geliyoruz. Hoca ve şeyhlerin afsunlamakta kullandıkları bir madde. Telkin, tesir. Hastaları iyileştirmek için suya dökülen eritilmiş kurşun. Vücutta beliren kabartılar. Tavşan, kuş gibi hayvanları vurmak için kurulan pusu. Efsun. Efsun, büğü.

BAŞAĞI

Baştan çıkmış, söz, nasihat dinlemeyen, terbiyesiz (çocuk): Çocuğu azarlaya, tekdir ede, terbiyesini bilemediler. Başağı ettiler. Hayvanın başına takılan ip, yular. Ak tülbentten yapılan başörtüsü. (Küllük Iğdır Kars).

ABSON

Ateş: Bizim abson yanıyor. Avutma. Büyü, sihir.

BÜYÜCÜ

Büyü yapan kimse, bağıcı, afsuncu, efsuncu, afsuncu, sihirbaz. Çevresindekileri çabuk ve güçlü olarak etkileyen kimse.

ÖĞÜTLEME

Öğütlemek işi, nasihat.