Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ser" olan, toplam 94 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ser ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ser olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ser olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ADENOKANSER, KESKİNKESER, ÇEVRİMKESER
APOİNDUSER
ABIKEVSER, DİSPANSER, SEYRENSER, DİSBANSER
ENDORSER, BİLGİSER, DEMBESER, DEMPESER, DENKESER, GÜLBESER, ENKLOSER, GÜLEPSER, HIZKESER, KELKESER, SENGESER, YURDASER, ÇEKİMSER, KELEPSER, KÖTÜMSER, MÜYESSER, GÜLÜMSER
ŞAHESER, İNCİSER, HURİSER, GÜLÜSER, MÜESSER, GÜLESER, KELİSER, KAROSER, BAŞESER, GELİSER, FERİSER, SELESER, İYİMSER, ŞELİSER, RENKSER, YELESER, TACİSER, TAÇESER, KOMİSER, NEVESER, ÇALESER, UĞURSER
KAİSER, SİMSER, YÖNSER, KUMSER, MAHSER, MİKSER, TUĞSER, TEFSER, TANSER, NURSER, PEYSER, PHASER, SERSER, ŞANSER, KEVSER, KERSER, KANSER, KONSER, GÜNSER, GÜLSER, GÖKSER, AYESER, CANSER, ENKSER, KAYSER
KESER, SUSER, TESER, AYSER, UNSER, YASER, AKSER, ÜLSER, EFSER, EĞSER, SÜSER, EMSER, EKSER, ENSER, EYSER, MASER, LASER, KASER
ESER, USER, İSER
SER
SER
Baş, kafa. Başkan, reis. Limonluk.
SEYRENSER
Akılsız, budala, bön.
DEMPESER
Şaşkın, sersem, beceriksiz.
KESKİNKESER
Ağaç yontma keseri. (Senirkent Isparta).
ÇEVRİMKESER
Olağan ya da olağandışı koşullarda bir çevrimi kesen akımmıknatıssal aygıt.
DİSPANSER
Sağlık ocağı.
DENKESER
Gürültüden kafa şişme: O kadar bağırdı ki, başım denkeser oldu.
ENKLOSER
Hayvanları hapseden çitli alan.
ADENOKANSER
Adenokarsinom.
DİSBANSER
Fransızca kökenli dispensaire: dispanser.
ENDORSER
"Destek" anlaşması sonucu ürünleri kullanılan firma.
ABIKEVSER
Cennette bulunduğuna inanılan ırmak, havuz veya çeşmenin suyu.
APOİNDUSER
DNA'da kontrol bölgesine bağlanmak ve kayıda imkân vermek üzere geni faaliyete geçiren düzenleyici protein.
GÜLBESER
Salatalık, hıyar.
DEMBESER
Şaşkın, sersem, beceriksiz.
BİLGİSER
"Bilgi ortaya koy" anlamında kullanılan bir isim".
Bu bölümde tanımı içerisinde SER geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABANOZLAŞMAK
Ağaç gibi maddeler suda uzun süre kalarak kararmak. Güneşte uzun süre kalarak kararmak, matlaşmak, sertleşmek.
ALIÇ
Hünnapgillerden, kırlarda kendiliğinden yetişen, hekimlikte ve boyacılıkta kullanılan, sert odunlu bir ağaç, gövem eriği, geyik dikeni, akdiken (Crataegus monogyna). Bu ağacın mayhoş yemişi.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
AĞAÇKAKAN
Serçegillerden, gagasıyla ağaçları oyabilen ve ağaç kurtlarını yiyerek beslenen, uzun gagalı kuş (Picus).
AÇKI
Bir cismin yüzeyi üzerinde sert bir madde veya bir araç sürterek onu düzleştirip parlatma, perdah. Her türlü açma aracı. Anahtar. Demircilikte delik büyütmekte kullanılan araç.
AFALLATMAK
Şaşkınlığa düşürerek sersemleştirmek.
ALIK
Sersem, budala, ebleh.
AMBARGO
Bir malın serbest sürümünü engellemek için konulan yasak, engelleyim. Bir ülkenin dış dünyayla ilişkilerini engelleme, engelleyim. Bir kişinin başka kişilerle ilişkilerini engelleme, engelleyim. Bir devletin, gemilerin kendi limanlarından ayrılmasını yasaklama buyruğu, engelleyim.
AKKIŞLA
Kayseri iline bağlı ilçelerden biri.
ABLİ
Yatay serenlerin ucuna bağlı bulunan ve bunları sağa, sola veya ortaya çevirmek için yararlanılan halat veya palanga.
AFALLAMAK
Şaşkınlıktan sersemleşmek.
ACE
servis sayısı.
ANAHTAR
Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı, miftah, dil. Kurgu. Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol. Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak. Herhangi bir olayda belirleyici olan. İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör. Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç. Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret. Vesile, araç, vasıta.
ALEVLENME
Alevlenmek işi. Sessizce sürmekte olan bir hastalığın belirtilerinin artması, eksaserbasyon.
AGLÜTİNİN
Serumda meydana gelen ve pıhtılaşmaya sebep olan antikor.
ACILAŞMAK
Tadı bozulmak, acı olmak. Konuşma sert bir durum almak, kırıcılaşmak. Dokunaklı duruma gelmek. Yemlerde genellikle yağ asitlerinin oksidasyonu ve hidroliz sonucu uygun olmayan koku ve tat meydana gelmek.
AKSİYON
Bir kuvvetin, maddi bir etkenin, bir düşüncenin ortaya çıkması. Bir oyuncunun sahne üzerindeki hareketi. Oyunun temasını geliştiren başlıca olay, hikâye, gelişim. Sermayenin belirli bir bölümü. Hisse senedi. Hareket, iş. İnsan etkinliğinin veya iradesinin açığa çıkması.
ALEGORİ
Bir görüntü, bir yaşantı veya bir davranışın daha iyi kavranmasını sağlamak için göz önünde canlandırıp dile getirme, yerine koyma. Bir sanat eserindeki ögelerin gerçek hayattan bir şeyleri temsil etmesi durumu.
ALABORA
Geminin yan yatması. Bir serenin yatay durumdan düşey duruma getirilmesi. Selamlamak için filika küreklerinin yukarıya kaldırılması. Balığı toplamak için dalyan ağının yukarıya alınması.
ABANOZ
Abanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı. Bu tahtadan yapılmış. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtası. Koyu, parlak siyah. Bu renkte olan.