Kelimeler arşivinde; içinde "set" olan, toplam 205 tane kelime bulunuyor. İçerisinde set bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu set ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında set olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ASETİLTRANSFERAZ, HİSSETTİREBİLMEK, SELÜLOZTRİASETAT
AKSETTİREBİLMEK, HİSSETTİREBİLME
AKSETTİREBİLME, AKTİNOMİSETLER, ASETALDEHİDRAZ, ASETOBAKTERLER
FERASETSİZLİK, AKSETTİRİLMEK, AKTİNOMİSETOM, ASETİLSİSTEİN, DEREŞEMSETTİN, HİSSETTİRTMEK, PİPERASETAZİN
HAPSETTİRMEK, HİSSETTİRMEK, SİYASETÇİLİK, AKSETTİRİLİŞ, AKSETTİRİLME, ASETABULARİS, ASETAMİNOFEN, ASETAZOLAMİD, FLORASETAMİT, HİSSETTİRTME, MASSETERİKUS, RALTİTREKSET, ŞEMSETTİNKÖY
AKSETTİRMEK, BENİMSETMEK, HAPSETTİRME, HASETLENMEK, HİSSETTİRME, SİYASETNAME, ABDÜSSETTAR, ASETİLASYON, ASETİLKOLİN, ASETOASETAT, ASETOKARMİN, ASETOORSEİN, FLOROASETAT, GÜLÜMSETMEK, İYODOASETAT, PARASETAMOL, SAVSETLEMEK
AKSETTİRME, FERASETSİZ, GÖRÜMSETME, HASETÇİLİK, KASETÇALAR, SETRİAVRET, TESETTÜRLÜ, VİDEOKASET, AKSETTİRİŞ, ASETABULUM, ASETİMETRE, GIYASETTİN, GÜLÜMSETME, HASETLENME, KASETÇİLİK, LEMSETAVUK, OFSETÇİLİK, OOMİSETLER, ÖNEMSETMEK, ÖZÜMSETMEK, PUSETÇİLİK, RİSTOSETİN, SEFASETRİL, SETİKLEMEK, SPERMASETİ
BAHSETMEK, FERASETLİ, HAPSETMEK, HİSSETMEK, MASSETMEK, SETRETMEK, SİYASETÇİ, SİYASETEN, ASETARSOL, ASETONEMİ, ASETONÜRİ, BÖNSETMEK, ELETGASET, ELETGESET, ESETLEMEK, FANSETMEK, FISETTİRİ, FİRESETLİ, GAPSETMEK, GORSETMEK, GÖRSETMEK, GUPSETMEK, HAVSETMEK, HÖRSETMEK, KÖSETARLA, MEKSETMEK, NÖKSETMEK, ÖNEMSETME, ÖZÜMSETME, SUKESETEK, Devamını Oku »»
AKSETMEK, ASETATLI, ASETİLEN, BAHSETME, HAPSETME, HASETLİK, HİSSETME, MASSETME, SETRETME, TESETTÜR, ASETOLİZ, BİSETTEN, CULİSETA, FASETMEK, FESETMEK, HESETTEN, KUSETMEK, MASSETER, SESETMEĞ, SESETMEK, SETİFORM, SETİNNİK, SETİRCEM, TERMOSET, TÜMSETİŞ, ÜRSETMEK
AKSETME, FERASET, HABASET, HAMASET, HASETÇİ, HASETLİ, KASETÇİ, KİYASET, NECASET, NEFASET, NUHUSET, OFSETÇİ, PUSETÇİ, RİYASET, SELASET, SİYASET, VERASET, FERESET, FİSETER, GÖRESET, MİSETOM, NECESET, NEFESET, RİYESET, ROSETTE, SETARİA, SETİKLİ, SETİLOZ, SETÜRÜK, SİYESET, Devamını Oku »»
ASETAT, ASETİK, ASETON, HİSSET, PESETA, SETLİÇ, AHSETE, AKSETA, ASETUM, ESETÇE, FURSET, LANSET, MAHSET, SETLEK, SETTAR, SÜRSET, TASETİ
CESET, FASET, HASET, KASET, OFSET, PUSET, SETER, SETİK, SETİR, SETRE, ŞOSET, KÖSET, MESET, ÖSSET, PİSET, RESET, SETÇE, SETEN, SETİL, SETUP, SETÜK
SETA, SETE, SETİ
SET
SET
Toprağın kaymasını veya suyun akmasını önlemek için yapılmış olan kalın duvar. Bulunulan yerden daha yüksekte kalan düzlük. Takım, grup. Seki. Ateşli silahlarda namlunun içindeki helisin çıkıntı bölümü. Masa tenisi, voleybol vb. oyunlarda maçın her bir bölümü.
ASETOBAKTERLER
Etil alkolü okside ederek asetik asit meydana getiren bakteriler.
ASETİLTRANSFERAZ
Genellikle asetil koenzim A' dan asetil gruplarının taşınmasını katalizleyen enzim grubundan bir enzim. Genellikle asetil koenzim A'dan asetil gruplarının taşınmasını katalizleyen transferaz grubundan bir enzim.
HİSSETTİRTMEK
Hissettirmesine sebep olmak.
SELÜLOZTRİASETAT
Selülozun asetik asitle tam esterleşmesi sonucunda oluşan ve koruyucu kaplamaların esası olan selüloz reçinesi.
HİSSETTİREBİLME
Hissettirebilmek işi.
AKSETTİREBİLME
Aksettirebilmek işi.
ASETALDEHİDRAZ
Asetaldehitin asetik aside yükseltgenmesini hızlandıran bir enzim.
AKSETTİREBİLMEK
Aksettirme imkânı veya olasılığı bulunmak.
ASETİLSİSTEİN
Yapısında bulunan sülfidril gruplarının etkisiyle balgamın içindeki mukoproteinin disülfit (S-S) bağlarıyla tepkimeye girip mukusun kıvamını azaltarak dışarı atılmasını kolaylaştıran ilaç. Asetaminofenin antidotu olarak kullanılan ilaç.
AKTİNOMİSETLER
Anaerop veya fakültatif anaerop, sporsuz dallanmış veya filamentöz yapıda Gram pozitif bakteri cinsi, Actinomycetales.
DEREŞEMSETTİN
Bilecik şehrinde, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.
HİSSETTİREBİLMEK
Hissettirme imkânı veya olasılığı bulunmak.
AKSETTİRİLMEK
Aksetmesi sağlanmak.
FERASETSİZLİK
Ferasetsiz olma durumu.
AKTİNOMİSETOM
Aktinomikotik misetom.
Bu bölümde tanımı içerisinde SET geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ASETATLI
Birleşimine asetat karıştırılmış.
ASETAT
Asetik asidin tuzu veya esteri, saydam.
ANLAYIŞSIZ
Anlayışı kıt olan, kafasız, kavrayışsız, vurdumduymaz, kalın kafalı, izansız, ferasetsiz, gabi. Hoşgörüsüz.
ATKUYRUĞU
Atkuyruğugillerden, kök sapı ömürlü olan, genellikle nemli yerlerde yetişen ve ilaç olarak kullanılan bir bitki, zemberek otu (Equisetum arvense). Genç kızların saçlarını başlarının arkasına toplayarak uç bölümünü kaldırıp serbest bıraktıkları saç biçimi.
CİMRİLİK
Cimri olma durumu, eli sıkılık, hisset, imsak, mıhsıçtılık, nekeslik, pintilik, sıkılık.
BARAJ
Suyu toplama, sulama ve elektrik üretme amacıyla akarsu üzerine yapılmış olan bent. Herhangi bir alanda başarıyı tespit etmek için gerekli olan şart. Futbol veya hentbolda serbest atışı yapacak oyuncunun önünde karşı takım oyuncularının yan yana dizilip oluşturdukları set.
CIRNIK
Set duvarlarında su akacak delik.
ÇAMUKA
Gümüş balığına benzer bir balık (Atherina hepsetus).
ANLAYIŞLI
Anlayışı olan, ferasetli, izanlı, zeki. Hoşgörülü bir biçimde. Hoşgörülü.
BAHSETME
Bahsetmek işi.
AKICILIK
Akıcı olma durumu. Söz, yazı ve anlatımın akıcı olma özelliği, selaset.
AKIM
Akma işi. Sanatta, siyasette, düşünce hayatında ortaya çıkan yeni bir görüş, yöntem, hareket, cereyan, tarz. Debi. Hava, su vb. akışkan maddelerin veya elektrik yüklerinin belli bir yönde akışı, yer değiştirmesi, cereyan.
DALGAKIRAN
Kıyıdaki yapıları, tekneleri, dalgaların yıpratıcı etkisinden korumak veya gemilerin yük alıp boşaltmasını sağlamak amacıyla liman ve iskele önlerine yapılmış olan uzun set.
ANLAYIŞ
Anlama işi, telakki. Anlama yeteneği, feraset, izan, zekâ. Benzerlerinden ayıran özellik, konsept. Hoş görme, hâlden anlama. Bir toplum veya topluluktaki bireylerde görüş ve inanış etmenlerinin etkisiyle beliren düşünme yolu, düşünüş biçimi, zihniyet, mantalite.
ALÇAKLIK
Alçak olma durumu, denaet, pespayelik. Alçakça davranış, habaset, şenaat.
AKSETME
Aksetmek işi.
AŞILAMAK
Vücutta bağışıklık yaratmak veya yerleşmiş bir hastalığa karşı koyabilmek için hazırlanmış bir aşıyı vücuda vermek, aşı yapmak. Birtakım düşünce veya duyguları başkasına benimsetmek, telkin etmek, etkilemek. Soğuğa sıcak, sıcağa soğuk su katmak. Elde edilmesi istenilen herhangi bir ağacın bir parçasını anaç üzerine kaynaştırarak üretmek. Başkasına hastalık geçirmek.
BAŞKANLIK
Başkan olma durumu. Başkanın görevi veya makamı, reislik, riyaset.
AKSETTİRME
Aksettirmek işi.
BENT
Bağ, rabıt. Gazete yazısı. Bir şiirdeki dörtlüklerin her biri, bağlam. Kanun maddesi. Su biriktirmek için akan suyun önüne yapılmış olan set, büğet. Kitaplarda kendi içinde bütünlük oluşturan bölüm.