Kelimeler arşivinde; içinde "sey" olan, toplam 301 tane kelime bulunuyor. İçerisinde sey bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu sey ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında sey olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
YUKARIHÜSEYİNŞEYH
HÜSEYİNÇAVUŞOĞLU, RADYOİMMÜNOESSEY
SEYREKLEŞTİRMEK, GÜLÜMSEYEBİLMEK, GÜLÜMSEYİVERMEK, HAFIZHÜSEYİNBEY, HÜSEYİNBEYOBASI, MOLLAHÜSEYİNLER, RADYOİMMÜNESSEY, SEYRELTMEMAKASI
SEYREKLEŞTİRİŞ, SEYREKLEŞTİRME, GÜLÜMSEYEBİLME, GÜLÜMSEYİVERME, HACIHÜSEYİNLER, HÜSEYİNBEŞELER, HÜSEYİNBEYOĞLU, ÖNEMSEYEBİLMEK, YUKARISEYRİCEK
EYLEMESEYDİNE, HÜSEYİNMESCİT, KARAHÜSEYİNLİ, ÖNEMSEYEBİLME, SEYDİMÇAKALLI, SEYREDEBİLMEK, SEYREDİVERMEK, SEYREYHLEMEYH
SEYREKLEŞMEK, SEYRELTİKLİK, SEYRELTİLMEK, ALTINHÜSEYİN, DİVANHÜSEYİN, HÜSEYİNALANI, HÜSEYİNBEYLİ, HÜSEYİNOBASI, HÜSEYİNPINAR, İSKENDERSEYH, KARASEYİTALİ, MOLLAHÜSEYİN, ÖZBENİMSEYİŞ, SEYFETLENMEK, SEYHDEYİGELB, SEYİTAHMETLİ, SEYİTALİKÖYÜ, SEYREDEBİLME, SEYREDİVERME, SEYREKFANİLA, SEYREKLETMEK, SEYRELLEMEYH, SEYRETTİRMEK, YAĞCIHÜSEYİN
SEYAHATNAME, SEYREDİLMEK, SEYREKLEŞME, SEYRELTİLME, SEYREYLEMEK, GEVREKSEYDİ, HACIHÜSEYİN, HESEYHLEMEK, HÜSEYİNFAKI, HÜSEYİNGAZİ, HÜSEYİNOĞLU, HÜSEYİNŞEYH, İMAMHÜSEYİN, KARAHÜSEYİN, KÖSEYUSUFLU, MAHMUTSEYDİ, SEYDİFAKILI, SEYEKLENMEK, SEYİLLENMEK, SEYİRDİMİNE, SEYİRSİNMEK, SEYİRSİNNİK, SEYİTALİLER, SEYİTHANBEY, SEYİTMAHMUT, SEYREKSAPAN, SEYREKSİÇÇE, SEYREKSİNEK, SEYRELETMEK, SEYRETTİRME, Devamını Oku »»
KÜÇÜMSEYİŞ, SEYDİŞEHİR, SEYİRCİLİK, SEYREDİLME, SEYRELTİCİ, SEYRELTMEK, SEYREYLEME, SEYRÜSEFER, BİSEYİTTEN, GÜLÜMSEYİŞ, HAFİFSEYİŞ, HÜSEYİNAĞA, HÜSEYİNBEY, HÜSEYİNLER, KÖSEYAKASI, PİRHÜSEYİN, RENKSEYİCİ, SALMASEYİP, SEYDİYAKUP, SEYEKLEMEK, SEYHSENMEK, SEYİKLEMEK, SEYİLLEMEK, SEYİPLEMEK, SEYİRLEMEK, SEYİTAHMET, SEYİTHASAN, SEYİTNİZAM, SEYİTUŞAĞI, SEYRANTEPE, Devamını Oku »»
ÖNEMSEYİŞ, SEYİRTMEK, SEYİTGAZİ, SEYRANLIK, SEYREKLİK, SEYRELMEK, SEYRELTİK, SEYRELTME, SEYRETMEK, EMİRSEYİT, HÜSEYİNLİ, İBİKSEYDİ, İTMESEYÜZ, KARASEYDİ, KOCASEYİT, KÖSEYAHYA, SEYBINMAK, SEYDİBABA, SEYDİKUZU, SEYDİNALİ, SEYFEŞMEK, SEYFETLER, SEYFETTİN, SEYFULLAH, SEYİRDİCİ, SEYİRTGEN, SEYİRTKEN, SEYİRTMEÇ, SEYİSHANA, SEYİSOĞLU, Devamını Oku »»
SEYDİLER, SEYİRLİK, SEYİRTME, SEYİSLİK, SEYREKÇE, SEYRELME, SEYRETME, SEYYANEN, TESEYYÜP, ALİSEYDİ, BİRDSEYE, HULESEYİ, SEYDİBEY, SEYDİKÖY, SEYELEME, SEYFELER, SEYGEMEK, SEYİDMEK, SEYİFLER, SEYİKMEK, SEYİLMEK, SEYİRCEK, SEYİRÇAY, SEYİRDİM, SEYİRDİŞ, SEYİRDÜM, SEYİRMEK, SEYİRSİZ, SEYİSANE, SEYİTALİ, Devamını Oku »»
GASEYAN, HÜSEYNİ, SEYAHAT, SEYELAN, SEYFİYE, SEYİRCİ, SEYYARE, SEYYİAT, SEYYİBE, ENSEYÜZ, HÜSEYİN, KESEYAK, KESEYEN, KESEYİN, KESSEYH, KÖŞSEYH, KÜRSEYH, KÜSEYEN, MUSEYIF, ÖĞSEYİN, SEYARMA, SEYDİLİ, SEYELİK, SEYFALİ, SEYHLEM, SEYİFLİ, SEYKİRE, SEYLANİ, SEYMENE, SEYREYH, Devamını Oku »»
JERSEY, KONSEY, SEYHAN, SEYLAP, SEYRAN, SEYREK, SEYYAH, SEYYAL, SEYYAR, SEYYİE, İSEYAĞ, KESEYH, KÖSEYİ, ÖSSEYN, SEYBAÇ, SEYÇER, SEYDİM, SEYFET, SEYHAL, SEYHUN, SEYİFE, SEYKER, SEYKİR, SEYLAK, SEYLAN, SEYMAN, SEYMEK, SEYMEL, SEYMEN, SEYRAT, Devamını Oku »»
SEYEK, SEYİR, SEYİS, SEYİT, KESEY, KÖSEY, ÖSEYN, ÖYSEY, SEYAT, SEYDA, SEYDİ, SEYEÇ, SEYEL, SEYFE, SEYFİ, SEYİF, SEYİK, SEYİL, SEYİM, SEYİP, SEYİZ, SEYLİ, SEYRU, SEYTA, SOSEY, SUSEY, ÜSEYN
SEYİ, SEYR
SEY
SEY
Şap. Şu.
RADYOİMMÜNESSEY
Radyoaktif olarak işaretli özel antikor ve antijen kullanılarak maddelerin aranması ve ölçülmesi için kullanılan çok hassas bir teknik.
SEYREKLEŞTİRMEK
Seyrek duruma getirmek, aralamak, seyreltmek.
GÜLÜMSEYİVERME
Gülümseyivermek işi.
HAFIZHÜSEYİNBEY
Balıkesir şehri, Sarıköy bucağına bağlı bir yer.
GÜLÜMSEYEBİLME
Gülümseyebilmek işi.
HÜSEYİNÇAVUŞOĞLU
Zonguldak şehrinde, Devrek belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
HÜSEYİNBEYOBASI
Balıkesir ilinde, İvrindi ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
SEYREKLEŞTİRME
Seyrekleştirmek işi.
YUKARIHÜSEYİNŞEYH
Sakarya ili, Hendek ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
MOLLAHÜSEYİNLER
Kayseri ili, Sarız ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
SEYREKLEŞTİRİŞ
Seyrekleştirme işi.
SEYRELTMEMAKASI
Dişli berber makası. (Bursa).
RADYOİMMÜNOESSEY
Bir biyomolekülün eser miktarlarını tespit etmek için kullanılan hassas ve kantitatif bir yöntem.
GÜLÜMSEYİVERMEK
Bir an gülümsemek.
GÜLÜMSEYEBİLMEK
Gülümseme imkânı veya olasılığı bulunmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde SEY geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALAYLI
Erlikten yetişmiş, askerî okullarda okumadan başarı gösterip rütbe alan ve yükselen subay. Gerekli okul eğitimini görmeden kendini yetiştirmiş olan (kimse), mektepli karşıtı. Gösterişli, görkemli, debdebeli. Alay edici, küçümseyici, müstehzi.
AMİGO
Çoğunlukla spor yarışmalarında seyircileri coşturan kimse.
AKI
Herhangi bir kuvvet alanında, belli bir düzlemin belli bir bölümünden geçtiği varsayılan güç çizgileri, seyelan.
ARİYET
Ödünçleme. Belli bir taşınır malın kullanımının geri verilmek şartıyla bedelsiz olarak bir kimseye bırakılması.
AD
Bir kimseyi, bir şeyi anlatmaya, tanımlamaya, açıklamaya, bildirmeye yarayan söz, isim, nam. Canlı ve cansız varlıkları, duygu ve düşünceleri, çeşitli durumları bildiren kelime, isim. Sayma. Sayılma. Herkesçe tanınmış veya işitilmiş olma durumu.
ASMAK
Bir şeyi aşağıya sarkacak bir biçimde bir yere iliştirip sarkıtmak. Gitmek zorunda olunan bir yere özürsüz gitmemek. Görevi olan bir işi özürsüz yapmamak. Bir kimseyi boğazından ip vb. geçirip sallandırarak öldürmek, idam etmek. Üzerine takınmak, kuşanmak.
ANGARYA
Bir kimseye veya bir topluluğa zorla, ücret vermeden yaptırılan iş, yüklenti. Kölelik düzeninde köylünün derebeyine yaptığı zorunlu ücretsiz hizmet. Usandırıcı, bıktırıcı, zorla yapılmış olan iş. Savaş durumundaki bir devletin, kendi sularındaki yabancı bir devletin ticaret gemilerine el koyarak bunlardan yararlanması. Olağanüstü durumlarda veya sıkıyönetimde devletin vatandaşlara ait taşıtlara el koyması. Bir kişiye görevi dışında yaptırılan iş.
ALAY
Herhangi bir törende veya gösteride yer alan topluluk. Bayram, cenaze vb. törenlerde sıralı olarak giden insan topluluğu, kortej. Bir kimsenin, bir şeyin, bir durumun, gülünç, kusurlu, eksik vb. yönlerini küçümseyerek eğlence konusu yapma. Hayvan topluluğu. Genellikle üç tabur ve bunlara bağlı birliklerden oluşan asker topluluğu.
AKIŞKAN
Akış özellikleri gözlenebilen (sıvı veya gaz), seyyal.
ARKALAMAK
Arkasına almak, yüklenmek. Bir kimseye güven vererek yardım etmek, destek olmak, korumak, müzaheret etmek.
ALERJİ
Birtakım yiyecek, ilaç, toz, koku vb.ne hastalık derecesinde gösterilen aşırı tepki. Bir kimseye veya bir şeye karşı olumsuz yönde duyulan aşırı duyarlılık.
ABANMAK
Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.
ABANDIRMAK
Bir kimsenin bir yere veya bir kimseye yaslanmasını sağlamak. Bir hayvanı yere çöktürmek.
AMAÇ
Ulaşmak istenilen sonuç, maksat. Gaye. Hedef. Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı görev, misyon.
ADAM
İnsan. Birinin yararlandığı, kullandığı kimse. Birinin yanında bulunan ve işini yapan kimse. Bir alanı benimseyen kimse. Eş, koca. Görevli kimse. İyi huylu, güvenilir kimse. Erkek kişi. Daima birinin yanında olan, onu destekleyen, isteklerini yerine getiren kimse.
ARALAMAK
İki şey arasında açıklık oluşturmak, az açmak. Bitkilerin fazla dal ve çubuklarını kesmek, seyrekleştirmek. Aralıklı duruma getirmek, seyrekleştirmek.
ALMAK
Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.
ASPİRATÖR
Havadaki duman, is, koku vb. yabancı maddeleri emerek dışarı atan aygıt, emmeç. Kendisine bağlanan bir kabın içindeki gazı seyreltmeye veya sıkıştırmaya yarayan, içinden bir sıvı geçirilerek çalıştırılan araç, emmeç.
ALAYCI
Alay etme huyu olan (kimse), müstehzi. Alay eden, küçümseyen (tutum).
ALAFRANGACI
Alafrangayı benimseyen kimse.