SEY ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "sey" olan, toplam 205 adet kelime bulunmaktadır. sey ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu sey ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sey olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

SEYREKLEŞTİRMEK, SEYRELTMEMAKASI

14 harfli kelimeler

SEYREKLEŞTİRİŞ, SEYREKLEŞTİRME

13 harfli kelimeler

SEYDİMÇAKALLI, SEYREDEBİLMEK, SEYREDİVERMEK, SEYREYHLEMEYH

12 harfli kelimeler

SEYFETLENMEK, SEYHDEYİGELB, SEYİTAHMETLİ, SEYİTALİKÖYÜ, SEYREDEBİLME, SEYREDİVERME, SEYREKFANİLA, SEYREKLEŞMEK, SEYREKLETMEK, SEYRELLEMEYH, SEYRELTİKLİK, SEYRELTİLMEK, SEYRETTİRMEK

11 harfli kelimeler

SEYAHATNAME, SEYDİFAKILI, SEYEKLENMEK, SEYİLLENMEK, SEYİRDİMİNE, SEYİRSİNMEK, SEYİRSİNNİK, SEYİTALİLER, SEYİTHANBEY, SEYİTMAHMUT, SEYREDİLMEK, SEYREKLEŞME, SEYREKSAPAN, SEYREKSİÇÇE, SEYREKSİNEK, SEYRELETMEK, SEYRELTİLME, SEYRETTİRME, SEYREYLEMEK

10 harfli kelimeler

SEYDİŞEHİR, SEYDİYAKUP, SEYEKLEMEK, SEYHSENMEK, SEYİKLEMEK, SEYİLLEMEK, SEYİPLEMEK, SEYİRCİLİK, SEYİRLEMEK, SEYİTAHMET, SEYİTHASAN, SEYİTNİZAM, SEYİTUŞAĞI, SEYRANTEPE, SEYREDİLME, SEYREKLEME, SEYRELTİCİ, SEYRELTMEK, SEYREYLEME, SEYRİCEKLİ, SEYRÜSEFER

9 harfli kelimeler

SEYBINMAK, SEYDİBABA, SEYDİKUZU, SEYDİNALİ, SEYFEŞMEK, SEYFETLER, SEYFETTİN, SEYFULLAH, SEYİRDİCİ, SEYİRTGEN, SEYİRTKEN, SEYİRTMEÇ, SEYİRTMEK, SEYİSHANA, SEYİSOĞLU, SEYİTGAZİ, SEYİTÖMER, SEYİTÖREN, SEYRANGAH, SEYRANLIK, SEYREKKÖY, SEYREKLİK, SEYRELMEK, SEYRELTİK, SEYRELTİM, SEYRELTME, SEYRENSER, SEYRETMEK, SEYSENMEK, SEYSİNMEK

8 harfli kelimeler

SEYDİBEY, SEYDİKÖY, SEYDİLER, SEYELEME, SEYFELER, SEYGEMEK, SEYİDMEK, SEYİFLER, SEYİKMEK, SEYİLMEK, SEYİRCEK, SEYİRÇAY, SEYİRDİM, SEYİRDİŞ, SEYİRDÜM, SEYİRLİK, SEYİRMEK, SEYİRSİZ, SEYİRTME, SEYİSANE, SEYİSLİK, SEYİTALİ, SEYİTHAN, SEYİTKÖY, SEYİTLER, SEYİTMEK, SEYİTOBA, SEYMENLİ, SEYRAGUP, SEYREKÇE, Devamını Oku »»

7 harfli kelimeler

SEYAHAT, SEYARMA, SEYDİLİ, SEYELAN, SEYELİK, SEYFALİ, SEYFİYE, SEYHLEM, SEYİFLİ, SEYİRCİ, SEYKİRE, SEYLANİ, SEYMENE, SEYREYH, SEYSANA, SEYSENE, SEYSİNE, SEYYAĞI, SEYYARE, SEYYİAT, SEYYİBE, SEYYİDE

6 harfli kelimeler

SEYBAÇ, SEYÇER, SEYDİM, SEYFET, SEYHAL, SEYHAN, SEYHUN, SEYİFE, SEYKER, SEYKİR, SEYLAK, SEYLAN, SEYLAP, SEYMAN, SEYMEK, SEYMEL, SEYMEN, SEYRAN, SEYRAT, SEYREK, SEYRİK, SEYSEN, SEYVAN, SEYVAZ, SEYYAH, SEYYAL, SEYYAR, SEYYİE, SEYYİS, SEYYİT

5 harfli kelimeler

SEYAT, SEYDA, SEYDİ, SEYEÇ, SEYEK, SEYEL, SEYFE, SEYFİ, SEYİF, SEYİK, SEYİL, SEYİM, SEYİP, SEYİR, SEYİS, SEYİT, SEYİZ, SEYLİ, SEYRU, SEYTA

4 harfli kelimeler

SEYİ, SEYR

3 harfli kelimeler

SEY

Bazı kelimelerin anlamları

SEY

Şap. Şu.

SEYİTALİKÖYÜ

Eskişehir şehrinde, İnönü ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

SEYFETLENMEK

Oyalanmak.

SEYREDİVERMEK

Seyretmek.

SEYRELTMEMAKASI

Dişli berber makası. (Bursa).

SEYİTAHMETLİ

Konya ilinde, Kulu belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

SEYDİMÇAKALLI

Çorum şehrinde, Seydim nahiyesine bağlı bir bölge.

SEYREKLEŞTİRİŞ

Seyrekleştirme işi.

SEYREKLEŞTİRMEK

Seyrek duruma getirmek, aralamak, seyreltmek.

SEYREDİVERME

Seyredivermek işi.

SEYREYHLEMEYH

Fide, fidan ve benzerleri ni aralıklı duruma getirmek, aralamak.

SEYREKLEŞTİRME

Seyrekleştirmek işi.

SEYREDEBİLME

Seyredebilmek işi.

SEYREDEBİLMEK

Seyretme imkânı veya olasılığı bulunmak.

SEYHDEYİGELB

Kalp sektesi.

SEYREKFANİLA

Bir erkek çorabı motifi. (Yenikent Aksaray Niğde).

  -   -   -  

Anlamında SEY bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SEY geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ADAM

İnsan. Birinin yararlandığı, kullandığı kimse. Birinin yanında bulunan ve işini yapan kimse. Bir alanı benimseyen kimse. Eş, koca. Görevli kimse. İyi huylu, güvenilir kimse. Erkek kişi. Daima birinin yanında olan, onu destekleyen, isteklerini yerine getiren kimse.

ALAY

Herhangi bir törende veya gösteride yer alan topluluk. Bayram, cenaze vb. törenlerde sıralı olarak giden insan topluluğu, kortej. Bir kimsenin, bir şeyin, bir durumun, gülünç, kusurlu, eksik vb. yönlerini küçümseyerek eğlence konusu yapma. Hayvan topluluğu. Genellikle üç tabur ve bunlara bağlı birliklerden oluşan asker topluluğu.

AKI

Herhangi bir kuvvet alanında, belli bir düzlemin belli bir bölümünden geçtiği varsayılan güç çizgileri, seyelan.

ALMAK

Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.

ALERJİ

Birtakım yiyecek, ilaç, toz, koku vb.ne hastalık derecesinde gösterilen aşırı tepki. Bir kimseye veya bir şeye karşı olumsuz yönde duyulan aşırı duyarlılık.

ASPİRATÖR

Havadaki duman, is, koku vb. yabancı maddeleri emerek dışarı atan aygıt, emmeç. Kendisine bağlanan bir kabın içindeki gazı seyreltmeye veya sıkıştırmaya yarayan, içinden bir sıvı geçirilerek çalıştırılan araç, emmeç.

AD

Bir kimseyi, bir şeyi anlatmaya, tanımlamaya, açıklamaya, bildirmeye yarayan söz, isim, nam. Canlı ve cansız varlıkları, duygu ve düşünceleri, çeşitli durumları bildiren kelime, isim. Sayma. Sayılma. Herkesçe tanınmış veya işitilmiş olma durumu.

AKIŞKAN

Akış özellikleri gözlenebilen (sıvı veya gaz), seyyal.

ARALAMAK

İki şey arasında açıklık oluşturmak, az açmak. Bitkilerin fazla dal ve çubuklarını kesmek, seyrekleştirmek. Aralıklı duruma getirmek, seyrekleştirmek.

ABANDIRMAK

Bir kimsenin bir yere veya bir kimseye yaslanmasını sağlamak. Bir hayvanı yere çöktürmek.

ABANMAK

Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.

ARİYET

Ödünçleme. Belli bir taşınır malın kullanımının geri verilmek şartıyla bedelsiz olarak bir kimseye bırakılması.

AMİGO

Çoğunlukla spor yarışmalarında seyircileri coşturan kimse.

ASMAK

Bir şeyi aşağıya sarkacak bir biçimde bir yere iliştirip sarkıtmak. Gitmek zorunda olunan bir yere özürsüz gitmemek. Görevi olan bir işi özürsüz yapmamak. Bir kimseyi boğazından ip vb. geçirip sallandırarak öldürmek, idam etmek. Üzerine takınmak, kuşanmak.

ARKALAMAK

Arkasına almak, yüklenmek. Bir kimseye güven vererek yardım etmek, destek olmak, korumak, müzaheret etmek.

ALAYLI

Erlikten yetişmiş, askerî okullarda okumadan başarı gösterip rütbe alan ve yükselen subay. Gerekli okul eğitimini görmeden kendini yetiştirmiş olan (kimse), mektepli karşıtı. Gösterişli, görkemli, debdebeli. Alay edici, küçümseyici, müstehzi.

ALAYCI

Alay etme huyu olan (kimse), müstehzi. Alay eden, küçümseyen (tutum).

AMAÇ

Ulaşmak istenilen sonuç, maksat. Gaye. Hedef. Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı görev, misyon.

ALAFRANGACI

Alafrangayı benimseyen kimse.

ANGARYA

Bir kimseye veya bir topluluğa zorla, ücret vermeden yaptırılan iş, yüklenti. Kölelik düzeninde köylünün derebeyine yaptığı zorunlu ücretsiz hizmet. Usandırıcı, bıktırıcı, zorla yapılmış olan iş. Savaş durumundaki bir devletin, kendi sularındaki yabancı bir devletin ticaret gemilerine el koyarak bunlardan yararlanması. Olağanüstü durumlarda veya sıkıyönetimde devletin vatandaşlara ait taşıtlara el koyması. Bir kişiye görevi dışında yaptırılan iş.