Kelimeler arşivi içinde; başında "sey" olan, toplam 205 adet kelime bulunmaktadır. sey ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu sey ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sey olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SEYREKLEŞTİRMEK, SEYRELTMEMAKASI
SEYREKLEŞTİRİŞ, SEYREKLEŞTİRME
SEYDİMÇAKALLI, SEYREDEBİLMEK, SEYREDİVERMEK, SEYREYHLEMEYH
SEYFETLENMEK, SEYHDEYİGELB, SEYİTAHMETLİ, SEYİTALİKÖYÜ, SEYREDEBİLME, SEYREDİVERME, SEYREKFANİLA, SEYREKLEŞMEK, SEYREKLETMEK, SEYRELLEMEYH, SEYRELTİKLİK, SEYRELTİLMEK, SEYRETTİRMEK
SEYAHATNAME, SEYDİFAKILI, SEYEKLENMEK, SEYİLLENMEK, SEYİRDİMİNE, SEYİRSİNMEK, SEYİRSİNNİK, SEYİTALİLER, SEYİTHANBEY, SEYİTMAHMUT, SEYREDİLMEK, SEYREKLEŞME, SEYREKSAPAN, SEYREKSİÇÇE, SEYREKSİNEK, SEYRELETMEK, SEYRELTİLME, SEYRETTİRME, SEYREYLEMEK
SEYDİŞEHİR, SEYDİYAKUP, SEYEKLEMEK, SEYHSENMEK, SEYİKLEMEK, SEYİLLEMEK, SEYİPLEMEK, SEYİRCİLİK, SEYİRLEMEK, SEYİTAHMET, SEYİTHASAN, SEYİTNİZAM, SEYİTUŞAĞI, SEYRANTEPE, SEYREDİLME, SEYREKLEME, SEYRELTİCİ, SEYRELTMEK, SEYREYLEME, SEYRİCEKLİ, SEYRÜSEFER
SEYBINMAK, SEYDİBABA, SEYDİKUZU, SEYDİNALİ, SEYFEŞMEK, SEYFETLER, SEYFETTİN, SEYFULLAH, SEYİRDİCİ, SEYİRTGEN, SEYİRTKEN, SEYİRTMEÇ, SEYİRTMEK, SEYİSHANA, SEYİSOĞLU, SEYİTGAZİ, SEYİTÖMER, SEYİTÖREN, SEYRANGAH, SEYRANLIK, SEYREKKÖY, SEYREKLİK, SEYRELMEK, SEYRELTİK, SEYRELTİM, SEYRELTME, SEYRENSER, SEYRETMEK, SEYSENMEK, SEYSİNMEK
SEYDİBEY, SEYDİKÖY, SEYDİLER, SEYELEME, SEYFELER, SEYGEMEK, SEYİDMEK, SEYİFLER, SEYİKMEK, SEYİLMEK, SEYİRCEK, SEYİRÇAY, SEYİRDİM, SEYİRDİŞ, SEYİRDÜM, SEYİRLİK, SEYİRMEK, SEYİRSİZ, SEYİRTME, SEYİSANE, SEYİSLİK, SEYİTALİ, SEYİTHAN, SEYİTKÖY, SEYİTLER, SEYİTMEK, SEYİTOBA, SEYMENLİ, SEYRAGUP, SEYREKÇE, Devamını Oku »»
SEYAHAT, SEYARMA, SEYDİLİ, SEYELAN, SEYELİK, SEYFALİ, SEYFİYE, SEYHLEM, SEYİFLİ, SEYİRCİ, SEYKİRE, SEYLANİ, SEYMENE, SEYREYH, SEYSANA, SEYSENE, SEYSİNE, SEYYAĞI, SEYYARE, SEYYİAT, SEYYİBE, SEYYİDE
SEYBAÇ, SEYÇER, SEYDİM, SEYFET, SEYHAL, SEYHAN, SEYHUN, SEYİFE, SEYKER, SEYKİR, SEYLAK, SEYLAN, SEYLAP, SEYMAN, SEYMEK, SEYMEL, SEYMEN, SEYRAN, SEYRAT, SEYREK, SEYRİK, SEYSEN, SEYVAN, SEYVAZ, SEYYAH, SEYYAL, SEYYAR, SEYYİE, SEYYİS, SEYYİT
SEYAT, SEYDA, SEYDİ, SEYEÇ, SEYEK, SEYEL, SEYFE, SEYFİ, SEYİF, SEYİK, SEYİL, SEYİM, SEYİP, SEYİR, SEYİS, SEYİT, SEYİZ, SEYLİ, SEYRU, SEYTA
SEYİ, SEYR
SEY
SEY
Şap. Şu.
SEYİTALİKÖYÜ
Eskişehir şehrinde, İnönü ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
SEYFETLENMEK
Oyalanmak.
SEYREDİVERMEK
Seyretmek.
SEYRELTMEMAKASI
Dişli berber makası. (Bursa).
SEYİTAHMETLİ
Konya ilinde, Kulu belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
SEYDİMÇAKALLI
Çorum şehrinde, Seydim nahiyesine bağlı bir bölge.
SEYREKLEŞTİRİŞ
Seyrekleştirme işi.
SEYREKLEŞTİRMEK
Seyrek duruma getirmek, aralamak, seyreltmek.
SEYREDİVERME
Seyredivermek işi.
SEYREYHLEMEYH
Fide, fidan ve benzerleri ni aralıklı duruma getirmek, aralamak.
SEYREKLEŞTİRME
Seyrekleştirmek işi.
SEYREDEBİLME
Seyredebilmek işi.
SEYREDEBİLMEK
Seyretme imkânı veya olasılığı bulunmak.
SEYHDEYİGELB
Kalp sektesi.
SEYREKFANİLA
Bir erkek çorabı motifi. (Yenikent Aksaray Niğde).
Bu bölümde tanımı içerisinde SEY geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ADAM
İnsan. Birinin yararlandığı, kullandığı kimse. Birinin yanında bulunan ve işini yapan kimse. Bir alanı benimseyen kimse. Eş, koca. Görevli kimse. İyi huylu, güvenilir kimse. Erkek kişi. Daima birinin yanında olan, onu destekleyen, isteklerini yerine getiren kimse.
ALAY
Herhangi bir törende veya gösteride yer alan topluluk. Bayram, cenaze vb. törenlerde sıralı olarak giden insan topluluğu, kortej. Bir kimsenin, bir şeyin, bir durumun, gülünç, kusurlu, eksik vb. yönlerini küçümseyerek eğlence konusu yapma. Hayvan topluluğu. Genellikle üç tabur ve bunlara bağlı birliklerden oluşan asker topluluğu.
AKI
Herhangi bir kuvvet alanında, belli bir düzlemin belli bir bölümünden geçtiği varsayılan güç çizgileri, seyelan.
ALMAK
Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.
ALERJİ
Birtakım yiyecek, ilaç, toz, koku vb.ne hastalık derecesinde gösterilen aşırı tepki. Bir kimseye veya bir şeye karşı olumsuz yönde duyulan aşırı duyarlılık.
ASPİRATÖR
Havadaki duman, is, koku vb. yabancı maddeleri emerek dışarı atan aygıt, emmeç. Kendisine bağlanan bir kabın içindeki gazı seyreltmeye veya sıkıştırmaya yarayan, içinden bir sıvı geçirilerek çalıştırılan araç, emmeç.
AD
Bir kimseyi, bir şeyi anlatmaya, tanımlamaya, açıklamaya, bildirmeye yarayan söz, isim, nam. Canlı ve cansız varlıkları, duygu ve düşünceleri, çeşitli durumları bildiren kelime, isim. Sayma. Sayılma. Herkesçe tanınmış veya işitilmiş olma durumu.
AKIŞKAN
Akış özellikleri gözlenebilen (sıvı veya gaz), seyyal.
ARALAMAK
İki şey arasında açıklık oluşturmak, az açmak. Bitkilerin fazla dal ve çubuklarını kesmek, seyrekleştirmek. Aralıklı duruma getirmek, seyrekleştirmek.
ABANDIRMAK
Bir kimsenin bir yere veya bir kimseye yaslanmasını sağlamak. Bir hayvanı yere çöktürmek.
ABANMAK
Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.
ARİYET
Ödünçleme. Belli bir taşınır malın kullanımının geri verilmek şartıyla bedelsiz olarak bir kimseye bırakılması.
AMİGO
Çoğunlukla spor yarışmalarında seyircileri coşturan kimse.
ASMAK
Bir şeyi aşağıya sarkacak bir biçimde bir yere iliştirip sarkıtmak. Gitmek zorunda olunan bir yere özürsüz gitmemek. Görevi olan bir işi özürsüz yapmamak. Bir kimseyi boğazından ip vb. geçirip sallandırarak öldürmek, idam etmek. Üzerine takınmak, kuşanmak.
ARKALAMAK
Arkasına almak, yüklenmek. Bir kimseye güven vererek yardım etmek, destek olmak, korumak, müzaheret etmek.
ALAYLI
Erlikten yetişmiş, askerî okullarda okumadan başarı gösterip rütbe alan ve yükselen subay. Gerekli okul eğitimini görmeden kendini yetiştirmiş olan (kimse), mektepli karşıtı. Gösterişli, görkemli, debdebeli. Alay edici, küçümseyici, müstehzi.
ALAYCI
Alay etme huyu olan (kimse), müstehzi. Alay eden, küçümseyen (tutum).
AMAÇ
Ulaşmak istenilen sonuç, maksat. Gaye. Hedef. Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı görev, misyon.
ALAFRANGACI
Alafrangayı benimseyen kimse.
ANGARYA
Bir kimseye veya bir topluluğa zorla, ücret vermeden yaptırılan iş, yüklenti. Kölelik düzeninde köylünün derebeyine yaptığı zorunlu ücretsiz hizmet. Usandırıcı, bıktırıcı, zorla yapılmış olan iş. Savaş durumundaki bir devletin, kendi sularındaki yabancı bir devletin ticaret gemilerine el koyarak bunlardan yararlanması. Olağanüstü durumlarda veya sıkıyönetimde devletin vatandaşlara ait taşıtlara el koyması. Bir kişiye görevi dışında yaptırılan iş.