SES ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ses" olan, toplam 91 adet kelime bulunmaktadır. ses ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ses ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ses olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

SESLENDİREBİLMEK

15 harfli kelimeler

SESLENDİRİCİLİK, SESSİZLEŞTİRMEK, SESLENDİREBİLME

14 harfli kelimeler

SESSİZLEŞTİRME

13 harfli kelimeler

SESLENEBİLMEK, SESVERENPINAR

12 harfli kelimeler

SESSİZCESİNE, SESLENDİRMEK, SESKUİTERPEN, SESSİZLEŞMEK, SESAMOİDİTİS, SESLENDİRİCİ, SESTODİYAZİS, SESLENEBİLME

11 harfli kelimeler

SESLENDİRME, SESSİZLEŞME, SESİRGENMEK, SESGEÇİRMEZ, SESLENDİRİŞ, SESDİRMEMEK, SESAMOİDEUS, SESTOPLARCI, SESDENMELİK, SESTODOLOJİ, SESDAĞILIMI, SESLİKBİLİM

10 harfli kelimeler

SESTODİSİT, SESLİDOĞAN, SESBÜYÜTÜR, SESSİZDERE, SESSİZLEME, SESTONOFAJ, SESİRGEMEK, SESTODİFÜJ

9 harfli kelimeler

SESLETMEK, SESLENMEK, SESLİDERE, SESLİKAYA, SESLANMAK, SESSİZLİK, SESTEŞLİK, SESDİRMEK, SESTODLAR, SESTOPLAR

8 harfli kelimeler

SESSİZCE, SESÖLÇER, SESMEMEK, SESLİTAŞ, SESLİLİK, SESLİKÇİ, SESVEREN, SESYAYAR, SESYAZAR, SESELMEK, SESİTMEK, SESAMOİT, SESETMEK, SESETMEĞ, SESENMEK, SESBİLİM, SESLEMEK, SESLENCE, SESLENİŞ, SESDEMEK, SESLENME, SESLETİM, SESLETME, SESALICI, SESÇİLİK

7 harfli kelimeler

SESLİCE, SESTOİD, SESSİZİ, SESLEME

6 harfli kelimeler

SESLİK, SESLEK, SESSUZ, SESTEŞ, SESLEM, SESTOD, SESSİZ, SESDEŞ, SESMEZ, SESMEK, SESÇİL

5 harfli kelimeler

SESİL, SESÇİ, SESEN, SESKİ, SESLİ

3 harfli kelimeler

SES

Bazı kelimelerin anlamları

SES

Kulağın duyabildiği titreşim, seda, ün. Herhangi bir davranış, tutum karşısında uyanan ruhsal tepki. Akciğerlerden gelen havanın ses yolunda oluşturduğu titreşim. Duygu ve düşünce. Aralarında uyum bulunan titreşimler.

SESAMOİDİTİS

Üst susam kemiğinin yangısı.

SESLENEBİLME

Seslenebilmek işi.

SESLENDİREBİLMEK

Seslendirme imkânı veya olasılığı bulunmak.

SESTODİYAZİS

Sestod enfeksiyonu.

SESLENDİRİCİLİK

Seslendirici olma durumu.

SESSİZLEŞTİRME

Sessizleştirmek işi.

SESVERENPINAR

Diyarbakır kenti, Ergani ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

SESSİZLEŞTİRMEK

Sessizleşme işini yaptırmak.

SESLENDİRİCİ

ve TV Seslendirme işini yapan kimse, sözlendirici, dublajcı.

SESLENDİREBİLME

Seslendirebilmek işi.

SESKUİTERPEN

Koku verici ve bazıları antimikrobiyal özellikte olan bitkisel kaynaklı maddeler.

SESLENEBİLMEK

Seslenme imkânı veya olasılığı bulunmak.

SESLENDİRMEK

Sesli duruma getirmek, sesli olmasını sağlamak. Sesi, çekimden sonra film üzerine geçirmek, kaydetmek. Hissedilen bir duyguyu, düşünülen bir fikri dile getirmek, duyurmak. Bir müzik eserini okumak.

SESSİZLEŞMEK

Sessiz duruma gelmek, sessiz olmak.

SESSİZCESİNE

Sessizce.

  -   -   -  

Anlamında SES bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SES geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AFONİ

Ses yitimi.

AKORTSUZLAŞTIRMAK

Ses düzensizliği veya ayarsızlığı meydana getirmek. Radyoda bir ayar frekansında sapma meydana getirmek.

AKORT

Bir çalgıda doğru ses vermesi için yapılmış olan ayar, düzen. Armoniyi sağlayan seslerin birleşmesi. Uyum, uyumluluk.

AĞIZ

Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.

AKOMPANYATÖR

Bir parça çalındığı zaman ses veya bir aletle ona eşlik eden kimse.

ABLA

Bir kimsenin kendisinden büyük olan kız kardeşi. Erkeklerin kız veya kadınlara seslenirken söyledikleri söz. Büyük kız kardeş gibi saygı ve sevgi gösterilen kız veya kadın. Genelev veya randevuevi işletmecisi kadın, çaça, mama (II).

AHİZE

Telefonda seslerin duyulduğu ve iletildiği parça.

AGU

Süt çocuklarının neşelendikleri zaman çıkardıkları ses.

AKSESUARCI

Aksesuar satan kimse. Aksesuar kullanmasını seven kimse. Aksesuarı hazırlayan kimse.

AĞABEY

Büyük erkek kardeş, ağa, aka, ede, efe. Saygı ve sevgi göstermek üzere yaşça büyük olan erkeklere söylenen bir seslenme sözü.

AGULAMAK

Bebek "agu" diye ses çıkarmak.

AĞIZSIZ

Ağzı olmayan. Yumuşak huylu, sessiz.

AHBAP

Kendisiyle yakın ilişki kurulup sevilen, sayılan kimse. Samimiyet, içtenlik bildiren bir seslenme sözü.

AH

İlenme, beddua. (a:h) Ağrı, acı duyulduğunda söylenen bir söz. (a:h) Sesin tonuna göre pişmanlık, öfke, özlem, beğenme, sevgi vb. duygular anlatan bir söz.

ADAMSIZ

Adam olmadan. Güvenecek kimsesi olmayan, dayanağı bulunmayan, arkasız. Erkeksiz, kocasız.

AKOR

Üç veya daha çok sesin bir arada tınlaması.

AHLAMAK

İç çekmek, ah etmek, ah çeker gibi ses çıkarmak.

AKORTSUZLUK

Ses düzensizliği ya da ayarsızlığı. Radyoda gerçek ayar frekansı ile doğru değeri arasındaki sapma.

AĞABABA

Dede, ata. Bir yerde, bir topluluk içinde etkili olan, sözü geçen, ileri gelen (kimse). Sanı "ağa" olan babaya çocuğunun sesleniş sözü.

AKIŞMA

Akışmak işi. Bir sıraya gelen ses, hece veya kelimelerin birbirleriyle uyuşarak kulağa hoş ve dile kolay gelen bir bütün oluşturması.