Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ses" olan, toplam 23 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ses ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ses olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ses olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
YANIKSES, ULTRASES
MÜESSES, KALİSES, PRENSES
CANSES, TEKSES, FAVSES, TANSES, MESSES, GÜRSES, HOŞSES, PROSES
AKSES, MESES, KESES, HESES, HASES, GESES, GASES
ESES, ASES
SES
SES
Kulağın duyabildiği titreşim, seda, ün. Herhangi bir davranış, tutum karşısında uyanan ruhsal tepki. Akciğerlerden gelen havanın ses yolunda oluşturduğu titreşim. Duygu ve düşünce. Aralarında uyum bulunan titreşimler.
AKSES
Sesi güzel olan.
MESES
Hayvanları dürtmekte kullanılan ucu demirli değnek, üvendire. Üvendire. Ucu sivri çivili değnek. Ucu çivili ince uzun sopa. İnek ve öküzleri dürtmek için kullanılan ucu sivri demirli deynek.
PROSES
Süreç.
MÜESSES
Kurulu, kurulmuş.
TEKSES
Tek sıklıklı yalın ses titreşimi.
TANSES
Sesi güzel olan kimse.
KALİSES
Çanak, kadeh, kap.
PRENSES
Hükümdar ailesinden olan kadın veya kızlara verilen unvan. Hükümdar karısı.
YANIKSES
Siirt kenti, Doğanca nahiyesine bağlı bir yer.
CANSES
Samimi, içten ses.
MESSES
Hayvanları dürtmekte kullanılan ucu demirli değnek, üvendire.
ULTRASES
Ultrason.
GÜRSES
Sesi gür olan. Antalya ili, Kale ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Diyarbakır ilinde, Çınar belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
FAVSES
Boğaz, dar geçit.
HOŞSES
Sesi güzel olan.
Bu bölümde tanımı içerisinde SES geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ADAMSIZ
Adam olmadan. Güvenecek kimsesi olmayan, dayanağı bulunmayan, arkasız. Erkeksiz, kocasız.
AKORT
Bir çalgıda doğru ses vermesi için yapılmış olan ayar, düzen. Armoniyi sağlayan seslerin birleşmesi. Uyum, uyumluluk.
AKORTSUZLAŞTIRMAK
Ses düzensizliği veya ayarsızlığı meydana getirmek. Radyoda bir ayar frekansında sapma meydana getirmek.
AGU
Süt çocuklarının neşelendikleri zaman çıkardıkları ses.
AKSESUARCI
Aksesuar satan kimse. Aksesuar kullanmasını seven kimse. Aksesuarı hazırlayan kimse.
AGULAMAK
Bebek "agu" diye ses çıkarmak.
AĞIZSIZ
Ağzı olmayan. Yumuşak huylu, sessiz.
AKORTSUZLUK
Ses düzensizliği ya da ayarsızlığı. Radyoda gerçek ayar frekansı ile doğru değeri arasındaki sapma.
AKIŞMA
Akışmak işi. Bir sıraya gelen ses, hece veya kelimelerin birbirleriyle uyuşarak kulağa hoş ve dile kolay gelen bir bütün oluşturması.
AHİZE
Telefonda seslerin duyulduğu ve iletildiği parça.
AFONİ
Ses yitimi.
AHBAP
Kendisiyle yakın ilişki kurulup sevilen, sayılan kimse. Samimiyet, içtenlik bildiren bir seslenme sözü.
AKOMPANYATÖR
Bir parça çalındığı zaman ses veya bir aletle ona eşlik eden kimse.
AH
İlenme, beddua. (a:h) Ağrı, acı duyulduğunda söylenen bir söz. (a:h) Sesin tonuna göre pişmanlık, öfke, özlem, beğenme, sevgi vb. duygular anlatan bir söz.
AĞABEY
Büyük erkek kardeş, ağa, aka, ede, efe. Saygı ve sevgi göstermek üzere yaşça büyük olan erkeklere söylenen bir seslenme sözü.
AHLAMAK
İç çekmek, ah etmek, ah çeker gibi ses çıkarmak.
AKOR
Üç veya daha çok sesin bir arada tınlaması.
AĞIZ
Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.
AĞABABA
Dede, ata. Bir yerde, bir topluluk içinde etkili olan, sözü geçen, ileri gelen (kimse). Sanı "ağa" olan babaya çocuğunun sesleniş sözü.
ABLA
Bir kimsenin kendisinden büyük olan kız kardeşi. Erkeklerin kız veya kadınlara seslenirken söyledikleri söz. Büyük kız kardeş gibi saygı ve sevgi gösterilen kız veya kadın. Genelev veya randevuevi işletmecisi kadın, çaça, mama (II).