Kelimeler arşivi içinde; başında "ser" olan, toplam 494 adet kelime bulunmaktadır. ser ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu ser ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ser olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SERBESTLEŞTİRMEK, SERPİŞTİREBİLMEK, SERTLEŞEBİLİRLİK, SERVİKOVAJİNİTİS
SERATOBRANŞİYAL, SERBESTLEŞTİRME, SERÇEDİLİGİLLER, SEREBELLOSPİNAL, SERGİLEYEBİLMEK, SERİNLETEBİLMEK, SERİNLEYEBİLMEK, SEROKONVERSİYON, SEROPNÖMOTORAKS, SEROTİPLENDİRME, SERPİŞTİREBİLME, SERSEMLEŞTİRMEK, SERTLEŞTİRİLMİŞ
SERDENGEÇTİLİK, SEREBROKUPREİN, SEREBROVİSERAL, SERGİLEYEBİLME, SERİNLENDİRMEK, SERİNLETEBİLME, SERİNLEYEBİLME, SERİRİSALTANAT, SERMUHARRİRLİK, SERMÜRETTİPLİK, SERODİYAGNOZİS, SEROPERİTONEUM, SEROPROFİLAKSİ, SERPİŞTİRİLMEK, SERSEMLEŞTİRME, SERTLEŞEBİLMEK, SERVETİYEKARŞI
SERDİMATLAMAK, SERDİMENLEMEK, SEREBROMALASİ, SEREBROSİTLER, SEREBROSPİNAL, SERİNKANLILIK, SERİNLENDİRME, SERMAYESİZLİK, SEROENTERİTİS, SEROHEMORAJİK, SEROHEPATİTİS, SEROMEMBRANÖZ, SEROPROGNOZİS, SERPİŞTİRİLME, SERSERİLEŞMEK, SERTİFİKASYON, SERTİMENLEMEK, SERTLEŞEBİLME, SERTLEŞTİRİCİ, SERTLEŞTİRMEK, SERULOPLAZMİN, SERVETİYECAMİ
SERAMİKÇİLİK, SERATOMİKSOZ, SERATOTRİHYA, SERATOTRİŞYA, SERBESTLEMEK, SEREBELLARİS, SERİLEBİLMEK, SERKARİSİDAL, SERKEPLENMEK, SERMAYECİLİK, SEROFİBRİNÖZ, SEROPURULENT, SEROSANGİNÖZ, SERPENEKIRAN, SERPİŞTİRMEK, SERSELENMEYH, SERSEMCESİNE, SERSEMLEŞMEK, SERSEMLETMEK, SERSERİLEŞME, SERTİFİKASIZ, SERTLEŞMEMİŞ, SERTLEŞTİRME, SERTLİKÖLÇER, SERÜVENCİLİK, SERVİKOPEKSİ, SERVİSEKTOMİ
SERASKERLİK, SERATOHİYAL, SERBESTLEME, SERÇEBOĞAZI, SERÇEGİLLER, SERÇELENMEK, SERDENGEÇTİ, SEREBROLOJİ, SERGERDELİK, SERGİHALISI, SERGİKARASI, SERGİLENMEK, SERGİLETMEK, SERGÜZEŞTÇİ, SERİLEBİLME, SERİNLENMEK, SERİNLEŞMEK, SERİNLETMEK, SERKOSİSTİS, SERMUHARRİR, SERMÜRETTİP, SEROKOLİTİS, SEROPOZİTİF, SEROPÜRÜLAN, SERPEBİLMEK, SERPEDENLİK, SERPİŞTİRME, SERSELENMEK, SERSEMLEMEK, SERSEMLEŞME, Devamını Oku »»
SERALBUMİN, SERARJİRİT, SERBESTLIG, SERBESTLİK, SERDAROĞLU, SEREBELLAR, SEREBELLUM, SEREBİLMEK, SEREBRALİS, SEREBROSİT, SEREKLEMEK, SEREMETTİN, SERENAĞACI, SERGENKAYA, SERGİAĞACI, SERGİCİLİK, SERGİLEMEK, SERGİLENİŞ, SERGİLENME, SERGİLETME, SERGİLEYİŞ, SERİÇLEMEH, SERİKLEMEK, SERİNBAYIR, SERİNÇAYIR, SERİNHİSAR, SERİNKANLI, SERİNLEMEK, SERİNLENME, SERİNLEŞME, Devamını Oku »»
SERACILIK, SERAMİKÇİ, SERASERLİ, SERATODUS, SERBESTÇE, SERBOLMAK, SERBÜLENT, SERÇEÖREN, SERDARHAN, SERDETMEK, SERDİRMEK, SEREBİLME, SERELTMEK, SERFETMEK, SERGENLİK, SERGİBAŞI, SERGİLEME, SERGİNLİK, SERGLİSİN, SERGÜZEŞT, SERHATLIH, SERİGRAFİ, SERİNDERE, SERİNGÖZE, SERİNKUYU, SERİNLEME, SERİNTEPE, SERİNYAKA, SERİVERME, SERKEŞLİK, Devamını Oku »»
SERANDER, SERASKER, SERBENEK, SERBESCE, SERBESTİ, SERCİHAN, SERÇEKÖY, SERÇİLER, SERDARLI, SERDETME, SERDİRME, SERDİVAN, SERDÜMEN, SEREBRAL, SEREBRUM, SEREFİYE, SEREMONİ, SERENCAM, SERENDER, SERENGÜL, SERENKÖY, SERENLİK, SEREPENE, SEREPERİ, SERETMEK, SERFİRAZ, SERGENLİ, SERGERDE, SERGİEVİ, SERGİLİK, Devamını Oku »»
SERAMİK, SERAMİT, SERATAN, SERAYLİ, SERAZAT, SERBEST, SERDİME, SERDİNÇ, SEREBRO, SERENAT, SERENDE, SERENDİ, SERENDÜ, SERENER, SERENLİ, SERENNİ, SERENTE, SERENTİ, SERETAN, SERFLİK, SERGENE, SERGİCİ, SERGİLİ, SERGÜCÜ, SERHENK, SERİLİŞ, SERİLME, SERİMEK, SERİMER, SERİNCE, Devamını Oku »»
SERACI, SERALP, SERAPA, SERBAN, SERBAY, SERBAZ, SERBES, SERCAN, SERÇİN, SERDAL, SERDAR, SERDİL, SERDİN, SEREND, SERENT, SEREPE, SEREVİ, SERFOŞ, SERGAB, SERGAH, SERGAN, SERGAP, SERGEL, SERGEN, SERGİN, SERGÜL, SERGÜN, SERĞEN, SERHAN, SERHAS, Devamını Oku »»
SERAD, SERAK, SERAN, SERAP, SERAY, SERÇE, SEREF, SEREK, SEREM, SEREN, SERGA, SERGE, SERGİ, SERGÜ, SERĞİ, SERİK, SERİM, SERİN, SERİŞ, SERİT, SERKİ, SERMA, SERME, SEROL, SEROŞ, SERÖZ, SERRA, SERUM, SERUN, SERÜK, Devamını Oku »»
SERA, SERD, SERE, SERF, SERİ, SERK, SERP, SERT
SER
SER
Baş, kafa. Başkan, reis. Limonluk.
SERTLEŞEBİLİRLİK
Çeliklerin, hangi derinliğe dek sertleşebildiklerini belirleyen özellik.
SERVİKOVAJİNİTİS
Serviks uteri ve vajinanın birlikte yangısı.
SERBESTLEŞTİRMEK
Serbestleşme işini yaptırmak.
SERPİŞTİREBİLMEK
Serpiştirme imkânı veya olasılığı bulunmak.
SERİNLETEBİLMEK
Serinletme imkânı veya olasılığı bulunmak.
SERBESTLEŞTİRME
Serbestleştirmek işi. Dışalım, dışsatım ve sermaye hareketleri üzerindeki her türlü kısıtlamanın kaldırılması veya azaltılması. Ekonomide her türlü devlet müdahalesinin azaltılması veya tamamen kaldırılması ile serbest piyasa düzeneği işleyişinin sağlanması.
SERÇEDİLİGİLLER
Hermafrodit çiçekli ya da tek eşeyli, ovaryumları üst durumlu, ülkemizde 3 cins ve bu cinslere ait 16 türle temsil edilen, bir ya da çok yıllık, otsu bazen de çalımsı bitkiler.
SEROKONVERSİYON
Enfeksiyon geçirildiğinin veya başarılı bir aşılamanın göstergesi olarak kanda özgül antikorların görülmesi.
SEROTİPLENDİRME
Mikroorganizmaların türleri (serotip veya serovar) arasındaki yapıların antijenik farklılıkları ortaya koyarak onları ayırt eden serolojik bir teknik.
SEREBELLOSPİNAL
Beyincik ve omurilikle ilgili olan.
SERATOBRANŞİYAL
Keski solungaçlılarda (Elasmobranchii) solungaç yaylarında bulunan iskelet elemanı.
SEROPNÖMOTORAKS
Göğüs zarı boşluğunda hava ve serum toplanması.
SERGİLEYEBİLMEK
Sergileme imkânı veya olasılığı bulunmak.
SERİNLEYEBİLMEK
Serinleme imkânı veya olasılığı bulunmak.
SERPİŞTİREBİLME
Serpiştirebilmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde SER geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AĞAÇKAKAN
Serçegillerden, gagasıyla ağaçları oyabilen ve ağaç kurtlarını yiyerek beslenen, uzun gagalı kuş (Picus).
ABANOZ
Abanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı. Bu tahtadan yapılmış. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtası. Koyu, parlak siyah. Bu renkte olan.
AMBARGO
Bir malın serbest sürümünü engellemek için konulan yasak, engelleyim. Bir ülkenin dış dünyayla ilişkilerini engelleme, engelleyim. Bir kişinin başka kişilerle ilişkilerini engelleme, engelleyim. Bir devletin, gemilerin kendi limanlarından ayrılmasını yasaklama buyruğu, engelleyim.
ACILAŞMAK
Tadı bozulmak, acı olmak. Konuşma sert bir durum almak, kırıcılaşmak. Dokunaklı duruma gelmek. Yemlerde genellikle yağ asitlerinin oksidasyonu ve hidroliz sonucu uygun olmayan koku ve tat meydana gelmek.
ALEGORİ
Bir görüntü, bir yaşantı veya bir davranışın daha iyi kavranmasını sağlamak için göz önünde canlandırıp dile getirme, yerine koyma. Bir sanat eserindeki ögelerin gerçek hayattan bir şeyleri temsil etmesi durumu.
AFALLAMAK
Şaşkınlıktan sersemleşmek.
AÇKI
Bir cismin yüzeyi üzerinde sert bir madde veya bir araç sürterek onu düzleştirip parlatma, perdah. Her türlü açma aracı. Anahtar. Demircilikte delik büyütmekte kullanılan araç.
ALIK
Sersem, budala, ebleh.
AGLÜTİNİN
Serumda meydana gelen ve pıhtılaşmaya sebep olan antikor.
ALEVLENME
Alevlenmek işi. Sessizce sürmekte olan bir hastalığın belirtilerinin artması, eksaserbasyon.
ACE
servis sayısı.
ABANOZLAŞMAK
Ağaç gibi maddeler suda uzun süre kalarak kararmak. Güneşte uzun süre kalarak kararmak, matlaşmak, sertleşmek.
ALIÇ
Hünnapgillerden, kırlarda kendiliğinden yetişen, hekimlikte ve boyacılıkta kullanılan, sert odunlu bir ağaç, gövem eriği, geyik dikeni, akdiken (Crataegus monogyna). Bu ağacın mayhoş yemişi.
AFALLATMAK
Şaşkınlığa düşürerek sersemleştirmek.
ALABORA
Geminin yan yatması. Bir serenin yatay durumdan düşey duruma getirilmesi. Selamlamak için filika küreklerinin yukarıya kaldırılması. Balığı toplamak için dalyan ağının yukarıya alınması.
AKKIŞLA
Kayseri iline bağlı ilçelerden biri.
AKSİYON
Bir kuvvetin, maddi bir etkenin, bir düşüncenin ortaya çıkması. Bir oyuncunun sahne üzerindeki hareketi. Oyunun temasını geliştiren başlıca olay, hikâye, gelişim. Sermayenin belirli bir bölümü. Hisse senedi. Hareket, iş. İnsan etkinliğinin veya iradesinin açığa çıkması.
ABLİ
Yatay serenlerin ucuna bağlı bulunan ve bunları sağa, sola veya ortaya çevirmek için yararlanılan halat veya palanga.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
ANAHTAR
Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı, miftah, dil. Kurgu. Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol. Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak. Herhangi bir olayda belirleyici olan. İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör. Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç. Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret. Vesile, araç, vasıta.