Sonu SEFA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "sefa" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. Sonu sefa ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında sefa olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde sefa olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

SEFA

Gönül rahatlığı, rahatlık, kaygısız ve sakin olma. Eğlence, zevk, neşe.

AYNISEFA

Birleşikgillerden, çiçekleri sarı renkli bir kır bitkisi (Calendula arvensis).

GÜLSEFA

İnsana rahatlık veren gül.

ZEVKÜSEFA

Eğlenme, eğlence.

YENİSEFA

Bolu ili, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

  -   -   -  

Anlamında SEFA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SEFA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKŞAMSEFASI

İki çeneklilerden, gece açan küçük kokulu çiçekleri olan, otsu bir bitki, gecesefası (Mirabilis jalapa).

AKANTELLA

Akantosefal grubu parazitlerin akantor ve kistakant larval dönemleri arasındaki gelişim evreleri. Gelişimi ara konağın serozası altında başlayan ve vücut boşluğunda devam eden akantor ve kistakant arasındaki başları dikenli solucan larvası.

EĞLENCE

Eğlenme işi, sefahat. Neşeli ve hoşça vakit geçirten şey veya kimse.

ACHTHERES

Dişilerinde vücut sefalotoraks, gövde ve abdomen olmak üzere üç kısma ayrılmış, sefalotoraksta antenlerin bulunduğu kısımda kısmi bir karapaks bulunan, gövdesi küt biçimli, vücudunda özellikle ventral yüzeyde çok belirgin olarak segmantasyon görülen bir Crustacea cinsi.

ASEFALUS

Embriyonik gelişme anomalisine bağlı olarak başın doğuştan olmaması. Asefali.

AGİRİA

Beynin dış yüzünde girinti ve çıkıntılardan oluşan kıvrımların yokluğu ve düz bir görünümde olmasıyla belirgin yapılış bozukluğu, lissensefali.

AKANTOR

Yumurtadan yeni çıkmış Akantosefal larvasına verilen ad. Başları dikenli solucanların yumurtası içerisinde gelişen ilk larval dönem.

AKANTAMEBİYOZİS

Acanthamoeba cinsindeki türlerin neden olduğu enfeksiyon. Hastalıkta görülen en yaygın belirtiler granülomatoz amebik ensefalitis ve Acanthamoeba keratitisdir.

ELÇİLİK

Elçi olma durumu. Elçinin görevini yaptığı yapı, sefaret, sefarethane. Elçinin yaptığı iş, sefirlik, sefaret.

UÇARILIK

Uçarı olma durumu. Uçarıya yakışır davranış, sefahat.

YOKSULLUK

Yoksul olma durumu, yoksuzluk, variyetsizlik, sefillik, sefalet, fakirlik. Verimsizlik, yetersizlik.

ASETABULUM

Kalça kemerinde femurun başının girdiği cep. Böceklerde bacakların yerleştiği toraks üzerindeki boşluk. S.Arachnida'da koksanın cebi. Şeritlerde ve sülüklerde konağa bağlanmaya yarayan vantuz. 5.Sefalopodlarda kılların üzerindeki vantuzlar. Sirke kabı, hokka çukuru, çanakçık, anatomide kalça eklemi çukuru. Sestodlarda skoleks üzerinde bulunan tutunma organı. Trematodların arka çekmeni. Böceklerde bacakların yerleştiği göğüs üzerindeki boşluk. Arachnida'da koksanın cebi. Sülüklerde konağa bağlanmaya yarayan vantuz. Sefalopodlarda kılların üzerindeki vantuzlar.

AGGREGATA

Eucoccidiida takımında, Eimeriina alt takımında bulunan kabuklularda şizogoni, sefalopodlarda sporogoni ve gametogoni evrelerini geçiren koksidiyan protozoon cinsi.

ATRİYUM

Tunikatlarda ve sefalokordatlarda bulunan iki ana boşluktan yutağı çeviren boşluk. Basit süngerlerde vücut iç boşluğunun (spongosöl) diğer adı. S. Böceklerde sağmalardan meydana gelen ve trakeaya uzanan genişlemiş timpanal boşluk. Yüreğin ön iki odası. Kulakçık. (Mimarlık) Eski Roma evlerinde etrafı odalarla çevrili, üstü açık, ortasında havuz bulunan avlu, içavlu, a. bk. avlu, içavlu. Trematod ve sestodlarda genital organların kanallarının açıldığı çukur bölüm. Ön oda, ön boşluk. Kulakçık.

ASEFALİ

Başın olmaması. Yavruda başın bulunmaması tarzında görülen yavru gelişim anomalisi, asefalus, baş yokluğu.

BEYİN

Kafatasının içinde beyin zarları ile örtülü, iki yarım küre biçiminde sinir kütlesinden oluşan, duyum ve bilinç merkezlerinin bulunduğu organ, ensefal, dimağ. Muhakeme, usa vurma. Bilgisi, eğitimi, düşüncesi yüksek düzeyde olan kimse. Akıl, anlayış. Bir şeyi yönetmede önemli görevi olan kimse.

SEFİL

Sefalet çeken, yoksul. Yoksul veya alçak bir biçimde. Alçak.

HARABATİ

Maddi şeylere değer vermediği için üstüne başına özenmeyen. Vaktini meyhanelerde veya zevk ve sefada geçiren (kimse).

GECESEFASI

Akşamsefası.

GECESEFASIGİLLER

Örnek bitkisi gecesefası olan bir bitki familyası.