Sonu SEFE ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "sefe" olan, toplam 12 adet kelime bulunmaktadır. Sonu sefe ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında sefe olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde sefe olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

7 harfli kelimeler

FELSEFE, MEKSEFE, GAYSEFE, GEYSEFE, KAYSEFE, TERSEFE

6 harfli kelimeler

GASEFE, GESEFE, HASEFE, KASEFE, MESEFE

4 harfli kelimeler

SEFE

Bazı kelimelerin anlamları

SEFE

Bir takımyıldızın adı.

FELSEFE

Varlığın ve bilginin bilimsel olarak araştırılması. Dünya görüşü. Bir konuda soyut düşünüş. Bir filozofun, bir felsefe okulunun, bir çağın öğretisi. Bir bilimin veya bilgi alanının temelini oluşturan ilkeler bütünü.

KASEFE

Suda haşlanmış erik ya da kayısı kurusunun üzerine yağ dökülerek yapılan yiyecek.

GASEFE

Kayısı kurusundan yapılan tatlı.

GAYSEFE

Kayısı kurusundan yapılan bir çeşit tatlı.

MEKSEFE

Kondansatör. Otomobillerde kondansatör görevini yapan parça.

HASEFE

Seçkin kabadayı.

GEYSEFE

Kayısı veya erikten yapılan komposto; tatlı.

KAYSEFE

Kayısı ve erik kurusu ile yapılan yağlı bir çeşit tatlı.

TERSEFE

Kağnıda gübre taşımaya yarayan sandık.

MESEFE

Arapça kökenli mesâfe: mesafe.

GESEFE

Yağda kavrulmuş kaysı kurusu.

  -   -   -  

Anlamında SEFE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SEFE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DİDİŞİM

Konuşma ve tartışmayı bir araç değil, bir amaç sayan felsefe yöntemi, eristik.

DÖNÜM

Dönme işi. Eni boyu kırkar mimar arşını olan alan ölçüsü. Gidip gelme ile yapılmış olan bir işin her seferi. 1000 m² 'lik bir alan ölçüsü. Tekrarlanan belli bir olayın tamamlanması ve yenisinin başlaması.

ESTETİKÇİLİK

Gerçeklik ve yarar kaygılarından sıyrılarak bir sanat veya felsefe konusunu salt güzelliği için sevme kuramı, güzel duyuculuk, estetizm.

FAKİRİZM

Hint felsefesinde insan vücudu bütün kötülüklerin kaynağı sayıldığından, bedene eziyeti ruhun kurtuluşu ve mutluluğu için gerekli gören çilekeşlik.

DENEYÜSTÜCÜLÜK

İnsan bilgisinin niteliğini ve ilkelerini akıl yoluyla çözmek amacıyla deney alanının ötesine gitmeye çalışan anlayış, mütealiye, transandantalizm. Ahlakta belli bir gizemciliği savunan, Tanrı, doğa ve insanı kaynaştırmaya çalışan Amerikan felsefe okulu, mütealiye, transandantalizm.

ESTETİK

Sanatsal yaratının genel yasalarıyla sanatta ve hayatta güzelliğin kuramsal bilimi, güzel duyu, bedii, bediiyat. Güzellik duygusuna uygun olan. Güzellik duygusu ile ilgili olan. Kusurlu bir organı düzeltmek veya güzelleştirmek amacıyla uygulanan (yöntemler). Güzelliği ve güzelliğin insan belleğindeki ve duygularındaki etkilerini konu olarak ele alan felsefe kolu, güzel duyu, bedii.

BENİÇİNCİLİK

Dünyada kişinin benliğini merkez sayan felsefe görüşü, benmerkezcilik, egosantrizm.

EHLİSALİP

XI. ve XII. yüzyıllarda Batılı Hristiyanlarca kutsal yerleri Müslümanların elinden almayı amaçlayan seferlere katılan kimse.

FELSEFECİ

Felsefe incelemeleri yapan kimse. Felsefe öğretmeni.

DOGMATİK

Deney bilgisini, deneye dayanan kanıtları hiçe sayarak kanılarını inanç öğretilerinden çıkaran (düşünce biçimi), inaksal. Felsefe ve din dogmalarının mantıksal ve sıralı bir yolla ortaya konuluşu.

BALTACI

Balta yapan ya da satan kimse. Yangın söndürme kuruluşlarında balta kullanan er, baltalı. Önceleri sefer sırasında çalılık ve ormanlık yerleri temizlemek, yol açmak, çadırları kurup kaldırmak, yükleri bindirip indirmekle, sonraları kızlar ağasına bağlı olarak sarayı korumak ve sarayın dış hizmetlerini yapmakla görevli kimse, baltalı. Odun kırıcı.

FELSEFECİLİK

Felsefeci olma durumu. Felsefecinin yaptığı iş.

DEYİ

Dil, söz, işaret, mimik vb. anlatım araçlarının bütünü, logos. Hristiyan felsefesinde Tanrı kelamını insanlara ulaştıran oğul, logos.

BİLGELİK

Bilge olma durumu ve niteliği. İlk Çağ felsefesinde kendini tanımanın bilgisi, vukuf. Bilgi, hikmet.

DENEYCİLİK

Bilginin gözlem, deneme veya duyular ile elde edilebileceğini ileri süren geleneksel öğreti, görgücülük, ampirizm, akılcılık karşıtı. Organizma ile durum veya çevre arasında bir etkileşim olarak yaşantıya önem veren, bilgiyi, simgelerle iletişimi yapılmış olan denetimli ve yeniden düzenlenmiş yaşantı biçiminde düşünen çağdaş bir felsefe anlayışı, görgücülük, ampirizm.

BİLGİCİLİK

Antik Yunan felsefesinde eleştiri akımı, sofizm. Başkasını yanıltmak için doğru olmadığı bilinerek yapılmış olan uslamlama ve çıkarsama, safsatacılık.

DEKARTÇI

Dekart felsefesini benimseyen. Dekart'ın öğretisini benimseyen, Kartezyen.

DEMİURGOS

Eflatun felsefesinde evreni yaratan, yaratıcı Tanrı.

FELSEFİ

Felsefe ile ilgili, felsefeye ilişkin.

ARİSTOTELESÇİLİK

Yunan filozoflarından derslerini öğrencileriyle birlikte gezinerek veren Aristoteles'in felsefesi, gezimcilik, Aristoculuk, peripatetizm. Bu felsefeyi benimsemiş olma durumu.