Kelimeler arşivi içinde; başında "sefi" olan, toplam 17 adet kelime bulunmaktadır. sefi ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu sefi ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sefi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SEFİRİKEBİR, SEFİLLANMAK
SEFİBOLMAK
SEFİRTMEK
SEFİHANE, SEFİLANE, SEFİLLİK, SEFİRLİK, SEFİTMEK
SEFİLCE
SEFİNE, SEFİRE
SEFİK, SEFİL, SEFİH, SEFİR
SEFİ
SEFİ
Yırtıcı, büyükçe bir kuş.
SEFİBOLMAK
Sıkıntı etmek.
SEFİTMEK
Bunamak.
SEFİNE
Gemi.
SEFİLLANMAK
Mahzunlaşmak.
SEFİRTMEK
Koşmak.
SEFİLCE
Sefile yakışır bir biçimde, sefilane.
SEFİRLİK
Elçilik.
SEFİL
Sefalet çeken, yoksul. Yoksul veya alçak bir biçimde. Alçak.
SEFİHANE
Alçakça.
SEFİH
Zevk ve eğlenceye düşkün, uçarı.
SEFİLLİK
Yoksulluk. Alçaklık.
SEFİK
Tutumsuz.
SEFİLANE
Sefilce.
SEFİRİKEBİR
Büyükelçi.
SEFİRE
Bayan elçi. Elçi karısı.
Bu bölümde tanımı içerisinde SEFİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BOMUZ
Utangaç, sefil.
SERSEFİL
Çok sefil olan, yoksul. Sefil, yoksul bir biçimde. Çok perişan, üzgün.
YOKSULLUK
Yoksul olma durumu, yoksuzluk, variyetsizlik, sefillik, sefalet, fakirlik. Verimsizlik, yetersizlik.
TASAVVUF
Tanrı'nın niteliğini ve evrenin oluşumunu varlık birliği anlayışıyla açıklayan dinî ve felsefi akım. Kur'an'da önerilen ve peygamberin hayatında uygulamaları görülen hayat tarzını yaşama gayreti, İslam gizemciliği.
BÜYÜKELÇİ
Bir devletin başka bir devletteki en üst düzey temsilcisi, sefirikebir.
EHTİ
Fakir, yoksul, sefil. Hısım, akraba. İhtiyar. Anadan doğma yetim. Karların toplandığı yer. Anası ölüp de başka bir koyuna alıştırılan ya da elde beslenen kuzu. Cimri, pinti, görmemiş. Arsız, yüzsüz, görgüsüz. Eli sıkı. Açgözlü.
ÖĞRETİ
Bilimde, felsefede bir görüşü bir sistem içinde belli bir anlayışa, düşünceye dayalı olarak oluşturan ilke ve dogmalar bütünü, doktrin. Belli bir görüşe dayalı çalışma anlayışının bütünü. Birbirine bağlı bilimsel veya felsefi düşünceler birliği, meslek. Toplumda herhangi bir alanda çığır açan bir düşünce adamının ortaya koyduğu görüşler, ilkeler bütünü, doktrin.
ANTROPOLOJİZM
İnsanı, doğanın en üstün ürünü olarak gören, insanın bütün temel özelliklerini doğal kökenine dayandırarak açıklayan ve insanı yalnızca materyalist ve biyolojik bir açıdan ele alıp doğanın bir parçası olarak değerlendiren felsefi görüş.
ACARUK
Zayıf, cılız, hastalıklı. Yoksul, yarı aç, çıplak, sefil.
ALÇAKÇA
Oldukça alçak. (alça'kça) Alçak, aşağılık kimselere yaraşırcasına, sefihane.
GEMİ
Su üstünde yüzen, insan ve yük taşımaya yarayan büyük taşıt, sefine.
İDEOLOJİ
Siyasal veya toplumsal bir öğreti oluşturan, bir hükûmetin, bir partinin, bir grubun davranışlarına yön veren politik, hukuki, bilimsel, felsefi, dinî, moral, estetik düşünceler bütünü.
MADDECİLİK
Para, mal vb.ne çok önem verme. Dünyada, yalnızca maddenin varlığını kabul eden, Tanrı, ruh vb. manevi kavramları ret ve inkâr eden felsefi görüş, özdekçilik, materyalizm, materyalistlik.
BAĞDAŞTIRMACILIK
Farklı kökenlere sahip değişik kültür özelliklerini birleştirme veya kaynaştırma işi. Pek çok değişik öğretiyi birleştirmeyi amaçlayan felsefi veya dinî öğreti.
ELÇİLİK
Elçi olma durumu. Elçinin görevini yaptığı yapı, sefaret, sefarethane. Elçinin yaptığı iş, sefirlik, sefaret.
UÇARI
Ele avuca sığmaz (kimse). Kendini çeşitli eğlencelere vermiş (kimse), sefih.
ALASEFİYE
Ardını önünü düşünmeden, gelişigüzel: Alasefiye konuşma!. Rastgele, üstünkörü.
RUZİKLENMEK
Sefil bir biçimde gün geçirmek veya geçinip gitmek.
İDEOLOG
Bir felsefi veya toplumsal öğretiye sistemli biçimde bağlanan kimse. Fransa'da fizikötesini ortadan kaldırarak manevi bilimleri antropolojiye ve psikolojiye dayandırmayı amaçlayan, Condillac'a bağlı felsefe okulunun taraftarı. Bir ideolojinin akıl hocalığını yapan kimse.
ACARIK
Yoksul, yarı aç, çıplak, sefil.