SEFİ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "sefi" olan, toplam 17 adet kelime bulunmaktadır. sefi ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu sefi ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sefi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

SEFİRİKEBİR, SEFİLLANMAK

10 harfli kelimeler

SEFİBOLMAK

9 harfli kelimeler

SEFİRTMEK

8 harfli kelimeler

SEFİHANE, SEFİLANE, SEFİLLİK, SEFİRLİK, SEFİTMEK

7 harfli kelimeler

SEFİLCE

6 harfli kelimeler

SEFİNE, SEFİRE

5 harfli kelimeler

SEFİK, SEFİL, SEFİH, SEFİR

4 harfli kelimeler

SEFİ

Bazı kelimelerin anlamları

SEFİ

Yırtıcı, büyükçe bir kuş.

SEFİRE

Bayan elçi. Elçi karısı.

SEFİTMEK

Bunamak.

SEFİH

Zevk ve eğlenceye düşkün, uçarı.

SEFİNE

Gemi.

SEFİLLANMAK

Mahzunlaşmak.

SEFİLLİK

Yoksulluk. Alçaklık.

SEFİK

Tutumsuz.

SEFİBOLMAK

Sıkıntı etmek.

SEFİHANE

Alçakça.

SEFİLCE

Sefile yakışır bir biçimde, sefilane.

SEFİRİKEBİR

Büyükelçi.

SEFİRTMEK

Koşmak.

SEFİLANE

Sefilce.

SEFİL

Sefalet çeken, yoksul. Yoksul veya alçak bir biçimde. Alçak.

SEFİRLİK

Elçilik.

  -   -   -  

Anlamında SEFİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SEFİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

MADDECİLİK

Para, mal vb.ne çok önem verme. Dünyada, yalnızca maddenin varlığını kabul eden, Tanrı, ruh vb. manevi kavramları ret ve inkâr eden felsefi görüş, özdekçilik, materyalizm, materyalistlik.

ACARUK

Zayıf, cılız, hastalıklı. Yoksul, yarı aç, çıplak, sefil.

UÇARI

Ele avuca sığmaz (kimse). Kendini çeşitli eğlencelere vermiş (kimse), sefih.

BAĞDAŞTIRMACILIK

Farklı kökenlere sahip değişik kültür özelliklerini birleştirme veya kaynaştırma işi. Pek çok değişik öğretiyi birleştirmeyi amaçlayan felsefi veya dinî öğreti.

ELÇİLİK

Elçi olma durumu. Elçinin görevini yaptığı yapı, sefaret, sefarethane. Elçinin yaptığı iş, sefirlik, sefaret.

EHTİ

Fakir, yoksul, sefil. Hısım, akraba. İhtiyar. Anadan doğma yetim. Karların toplandığı yer. Anası ölüp de başka bir koyuna alıştırılan ya da elde beslenen kuzu. Cimri, pinti, görmemiş. Arsız, yüzsüz, görgüsüz. Eli sıkı. Açgözlü.

ÖĞRETİ

Bilimde, felsefede bir görüşü bir sistem içinde belli bir anlayışa, düşünceye dayalı olarak oluşturan ilke ve dogmalar bütünü, doktrin. Belli bir görüşe dayalı çalışma anlayışının bütünü. Birbirine bağlı bilimsel veya felsefi düşünceler birliği, meslek. Toplumda herhangi bir alanda çığır açan bir düşünce adamının ortaya koyduğu görüşler, ilkeler bütünü, doktrin.

SERSEFİL

Çok sefil olan, yoksul. Sefil, yoksul bir biçimde. Çok perişan, üzgün.

İDEOLOG

Bir felsefi veya toplumsal öğretiye sistemli biçimde bağlanan kimse. Fransa'da fizikötesini ortadan kaldırarak manevi bilimleri antropolojiye ve psikolojiye dayandırmayı amaçlayan, Condillac'a bağlı felsefe okulunun taraftarı. Bir ideolojinin akıl hocalığını yapan kimse.

GEMİ

Su üstünde yüzen, insan ve yük taşımaya yarayan büyük taşıt, sefine.

ANTROPOLOJİZM

İnsanı, doğanın en üstün ürünü olarak gören, insanın bütün temel özelliklerini doğal kökenine dayandırarak açıklayan ve insanı yalnızca materyalist ve biyolojik bir açıdan ele alıp doğanın bir parçası olarak değerlendiren felsefi görüş.

TASAVVUF

Tanrı'nın niteliğini ve evrenin oluşumunu varlık birliği anlayışıyla açıklayan dinî ve felsefi akım. Kur'an'da önerilen ve peygamberin hayatında uygulamaları görülen hayat tarzını yaşama gayreti, İslam gizemciliği.

ALÇAKÇA

Oldukça alçak. (alça'kça) Alçak, aşağılık kimselere yaraşırcasına, sefihane.

ALASEFİYE

Ardını önünü düşünmeden, gelişigüzel: Alasefiye konuşma!. Rastgele, üstünkörü.

ACARIK

Yoksul, yarı aç, çıplak, sefil.

YOKSULLUK

Yoksul olma durumu, yoksuzluk, variyetsizlik, sefillik, sefalet, fakirlik. Verimsizlik, yetersizlik.

BÜYÜKELÇİ

Bir devletin başka bir devletteki en üst düzey temsilcisi, sefirikebir.

İDEOLOJİ

Siyasal veya toplumsal bir öğreti oluşturan, bir hükûmetin, bir partinin, bir grubun davranışlarına yön veren politik, hukuki, bilimsel, felsefi, dinî, moral, estetik düşünceler bütünü.

RUZİKLENMEK

Sefil bir biçimde gün geçirmek veya geçinip gitmek.

BOMUZ

Utangaç, sefil.