Sonu SEFİ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "sefi" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu sefi ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında sefi olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde sefi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

SEFİ

Yırtıcı, büyükçe bir kuş.

FELSEFİ

Felsefe ile ilgili, felsefeye ilişkin.

  -   -   -  

Anlamında SEFİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SEFİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

YOKSULLUK

Yoksul olma durumu, yoksuzluk, variyetsizlik, sefillik, sefalet, fakirlik. Verimsizlik, yetersizlik.

GEMİ

Su üstünde yüzen, insan ve yük taşımaya yarayan büyük taşıt, sefine.

MADDECİLİK

Para, mal vb.ne çok önem verme. Dünyada, yalnızca maddenin varlığını kabul eden, Tanrı, ruh vb. manevi kavramları ret ve inkâr eden felsefi görüş, özdekçilik, materyalizm, materyalistlik.

SERSEFİL

Çok sefil olan, yoksul. Sefil, yoksul bir biçimde. Çok perişan, üzgün.

ACARUK

Zayıf, cılız, hastalıklı. Yoksul, yarı aç, çıplak, sefil.

UÇARI

Ele avuca sığmaz (kimse). Kendini çeşitli eğlencelere vermiş (kimse), sefih.

ELÇİLİK

Elçi olma durumu. Elçinin görevini yaptığı yapı, sefaret, sefarethane. Elçinin yaptığı iş, sefirlik, sefaret.

ALÇAKÇA

Oldukça alçak. (alça'kça) Alçak, aşağılık kimselere yaraşırcasına, sefihane.

ÖĞRETİ

Bilimde, felsefede bir görüşü bir sistem içinde belli bir anlayışa, düşünceye dayalı olarak oluşturan ilke ve dogmalar bütünü, doktrin. Belli bir görüşe dayalı çalışma anlayışının bütünü. Birbirine bağlı bilimsel veya felsefi düşünceler birliği, meslek. Toplumda herhangi bir alanda çığır açan bir düşünce adamının ortaya koyduğu görüşler, ilkeler bütünü, doktrin.

ACARIK

Yoksul, yarı aç, çıplak, sefil.

BÜYÜKELÇİ

Bir devletin başka bir devletteki en üst düzey temsilcisi, sefirikebir.

RUZİKLENMEK

Sefil bir biçimde gün geçirmek veya geçinip gitmek.

ANTROPOLOJİZM

İnsanı, doğanın en üstün ürünü olarak gören, insanın bütün temel özelliklerini doğal kökenine dayandırarak açıklayan ve insanı yalnızca materyalist ve biyolojik bir açıdan ele alıp doğanın bir parçası olarak değerlendiren felsefi görüş.

İDEOLOG

Bir felsefi veya toplumsal öğretiye sistemli biçimde bağlanan kimse. Fransa'da fizikötesini ortadan kaldırarak manevi bilimleri antropolojiye ve psikolojiye dayandırmayı amaçlayan, Condillac'a bağlı felsefe okulunun taraftarı. Bir ideolojinin akıl hocalığını yapan kimse.

TASAVVUF

Tanrı'nın niteliğini ve evrenin oluşumunu varlık birliği anlayışıyla açıklayan dinî ve felsefi akım. Kur'an'da önerilen ve peygamberin hayatında uygulamaları görülen hayat tarzını yaşama gayreti, İslam gizemciliği.

SEFİLANE

Sefilce.

ALASEFİYE

Ardını önünü düşünmeden, gelişigüzel: Alasefiye konuşma!. Rastgele, üstünkörü.

İDEOLOJİ

Siyasal veya toplumsal bir öğreti oluşturan, bir hükûmetin, bir partinin, bir grubun davranışlarına yön veren politik, hukuki, bilimsel, felsefi, dinî, moral, estetik düşünceler bütünü.

BOMUZ

Utangaç, sefil.

BAĞDAŞTIRMACILIK

Farklı kökenlere sahip değişik kültür özelliklerini birleştirme veya kaynaştırma işi. Pek çok değişik öğretiyi birleştirmeyi amaçlayan felsefi veya dinî öğreti.