İçinde SEFİ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "sefi" olan, toplam 21 tane kelime bulunuyor. İçerisinde sefi bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu sefi ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında sefi olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

SEFİLLANMAK, SEFİRİKEBİR

10 harfli kelimeler

SEFİBOLMAK

9 harfli kelimeler

SEFİRTMEK, ELESEFİYE, ALASEFİYE

8 harfli kelimeler

SEFİRLİK, SEFİTMEK, SERSEFİL, SEFİLLİK, SEFİLANE, SEFİHANE

7 harfli kelimeler

FELSEFİ, SEFİLCE

6 harfli kelimeler

SEFİRE, SEFİNE

5 harfli kelimeler

SEFİR, SEFİK, SEFİL, SEFİH

4 harfli kelimeler

SEFİ

Bazı kelimelerin anlamları

SEFİ

Yırtıcı, büyükçe bir kuş.

SEFİLLANMAK

Mahzunlaşmak.

SEFİLANE

Sefilce.

SERSEFİL

Çok sefil olan, yoksul. Sefil, yoksul bir biçimde. Çok perişan, üzgün.

FELSEFİ

Felsefe ile ilgili, felsefeye ilişkin.

SEFİHANE

Alçakça.

SEFİRE

Bayan elçi. Elçi karısı.

ELESEFİYE

Gelişi güzel, körü körüne, düşünmeden.

SEFİLCE

Sefile yakışır bir biçimde, sefilane.

SEFİLLİK

Yoksulluk. Alçaklık.

SEFİRTMEK

Koşmak.

SEFİBOLMAK

Sıkıntı etmek.

SEFİRLİK

Elçilik.

SEFİTMEK

Bunamak.

SEFİRİKEBİR

Büyükelçi.

ALASEFİYE

Ardını önünü düşünmeden, gelişigüzel: Alasefiye konuşma!. Rastgele, üstünkörü.

  -   -   -  

Anlamında SEFİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SEFİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BAĞDAŞTIRMACILIK

Farklı kökenlere sahip değişik kültür özelliklerini birleştirme veya kaynaştırma işi. Pek çok değişik öğretiyi birleştirmeyi amaçlayan felsefi veya dinî öğreti.

İDEOLOJİ

Siyasal veya toplumsal bir öğreti oluşturan, bir hükûmetin, bir partinin, bir grubun davranışlarına yön veren politik, hukuki, bilimsel, felsefi, dinî, moral, estetik düşünceler bütünü.

ELÇİLİK

Elçi olma durumu. Elçinin görevini yaptığı yapı, sefaret, sefarethane. Elçinin yaptığı iş, sefirlik, sefaret.

ELÇİ

Bir devleti başka bir devlet katında temsil eden kimse, sefir. Bir uzlaşma sağlamak veya iş bitirmek için birinin yanına gönderilen kimse. Peygamber. Kız istemeye gönderilen kimse, görücü, dünür. İki kişi arasında söz getirip götüren, bunu iş ve huy edinen kişi. Kız istemeye giden kimse veya heyet. Dünür - elçi taşi: elçi taşı, elçi makamı. Elçi. Bir devleti başka bir devlet katında temsil eden kimse. Bir uzlaşma sağlamak için birinin yanına gönderilen kimse. Yozgat ili, Çayıralan belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

ACARUK

Zayıf, cılız, hastalıklı. Yoksul, yarı aç, çıplak, sefil.

ÖĞRETİ

Bilimde, felsefede bir görüşü bir sistem içinde belli bir anlayışa, düşünceye dayalı olarak oluşturan ilke ve dogmalar bütünü, doktrin. Belli bir görüşe dayalı çalışma anlayışının bütünü. Birbirine bağlı bilimsel veya felsefi düşünceler birliği, meslek. Toplumda herhangi bir alanda çığır açan bir düşünce adamının ortaya koyduğu görüşler, ilkeler bütünü, doktrin.

ANTROPOLOJİZM

İnsanı, doğanın en üstün ürünü olarak gören, insanın bütün temel özelliklerini doğal kökenine dayandırarak açıklayan ve insanı yalnızca materyalist ve biyolojik bir açıdan ele alıp doğanın bir parçası olarak değerlendiren felsefi görüş.

MADDECİLİK

Para, mal vb.ne çok önem verme. Dünyada, yalnızca maddenin varlığını kabul eden, Tanrı, ruh vb. manevi kavramları ret ve inkâr eden felsefi görüş, özdekçilik, materyalizm, materyalistlik.

GEMİ

Su üstünde yüzen, insan ve yük taşımaya yarayan büyük taşıt, sefine.

HİKEMİ

Felsefe ile ilgili. Felsefi söz veya düşünce.

RUZİKLENMEK

Sefil bir biçimde gün geçirmek veya geçinip gitmek.

ALÇAKÇA

Oldukça alçak. (alça'kça) Alçak, aşağılık kimselere yaraşırcasına, sefihane.

EHTİ

Fakir, yoksul, sefil. Hısım, akraba. İhtiyar. Anadan doğma yetim. Karların toplandığı yer. Anası ölüp de başka bir koyuna alıştırılan ya da elde beslenen kuzu. Cimri, pinti, görmemiş. Arsız, yüzsüz, görgüsüz. Eli sıkı. Açgözlü.

BÜYÜKELÇİ

Bir devletin başka bir devletteki en üst düzey temsilcisi, sefirikebir.

YOKSULLUK

Yoksul olma durumu, yoksuzluk, variyetsizlik, sefillik, sefalet, fakirlik. Verimsizlik, yetersizlik.

İDEOLOG

Bir felsefi veya toplumsal öğretiye sistemli biçimde bağlanan kimse. Fransa'da fizikötesini ortadan kaldırarak manevi bilimleri antropolojiye ve psikolojiye dayandırmayı amaçlayan, Condillac'a bağlı felsefe okulunun taraftarı. Bir ideolojinin akıl hocalığını yapan kimse.

UÇARI

Ele avuca sığmaz (kimse). Kendini çeşitli eğlencelere vermiş (kimse), sefih.

ACARIK

Yoksul, yarı aç, çıplak, sefil.

TASAVVUF

Tanrı'nın niteliğini ve evrenin oluşumunu varlık birliği anlayışıyla açıklayan dinî ve felsefi akım. Kur'an'da önerilen ve peygamberin hayatında uygulamaları görülen hayat tarzını yaşama gayreti, İslam gizemciliği.

BOMUZ

Utangaç, sefil.