Kelimeler arşivi içinde; başında "sefe" olan, toplam 23 adet kelime bulunmaktadır. sefe ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu sefe ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sefe olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SEFERBEYLİYİN
SEFERIŞIKLAR, SEFERİBİLLİK, SEFERİBİRLİK
SEFERBERLİG, SEFERBERLİK, SEFERBİRLUK, SEFERİHİSAR
SEFERUŞAĞI
SEFERİYET
SEFERLİK, SEFERLER, SEFERBER, SEFERKÖY
SEFEHOT, SEFERLİ, SEFERET, SEFELET
SEFERİ, SEFEYH
SEFER, SEFEN
SEFE
SEFE
Bir takımyıldızın adı.
SEFERIŞIKLAR
Bursa ilinde, Soğukpınar nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
SEFERBEYLİYİN
Seferberliğin.
SEFERİBİRLİK
Birinci Dünya Savaşı.
SEFERBERLİK
Bir ülkenin silahlı kuvvetlerini savaşa hazır duruma getiren, ülkenin ekonomisini, yönetimini savaş gereklerine uyacak duruma sokan hazırlık ve önlemlerin tümü. Bu durumun ilan edildiği veya savaşın sürdüğü dönem.
SEFERİHİSAR
İzmir iline bağlı ilçelerden biri.
SEFERLER
Aydın ili, Akçaova nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Karabük ilinde, Eflâni belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
SEFERİYET
Zorluk dönemi.
SEFERBERLİG
Seferberlik, bk. seferbirlig.
SEFERKÖY
Kastamonu şehri, Şenpazar ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Şanlıurfa ilinde, Harran belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
SEFERBER
Savaşa hazırlanmış veya girmiş (askerî birlik).
SEFERLİK
Herhangi bir defaya yetecek miktarda olan.
SEFEHOT
Yalancı.
SEFERUŞAĞI
Diyarbakır şehri, Çüngüş ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
SEFERBİRLUK
Seferberlik.
SEFERİBİLLİK
Seferberlik.
Bu bölümde tanımı içerisinde SEFE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BİLGİCİLİK
Antik Yunan felsefesinde eleştiri akımı, sofizm. Başkasını yanıltmak için doğru olmadığı bilinerek yapılmış olan uslamlama ve çıkarsama, safsatacılık.
FAKİRİZM
Hint felsefesinde insan vücudu bütün kötülüklerin kaynağı sayıldığından, bedene eziyeti ruhun kurtuluşu ve mutluluğu için gerekli gören çilekeşlik.
ARİSTOTELESÇİLİK
Yunan filozoflarından derslerini öğrencileriyle birlikte gezinerek veren Aristoteles'in felsefesi, gezimcilik, Aristoculuk, peripatetizm. Bu felsefeyi benimsemiş olma durumu.
FELSEFE
Varlığın ve bilginin bilimsel olarak araştırılması. Dünya görüşü. Bir konuda soyut düşünüş. Bir filozofun, bir felsefe okulunun, bir çağın öğretisi. Bir bilimin veya bilgi alanının temelini oluşturan ilkeler bütünü.
ESTETİKÇİLİK
Gerçeklik ve yarar kaygılarından sıyrılarak bir sanat veya felsefe konusunu salt güzelliği için sevme kuramı, güzel duyuculuk, estetizm.
DEKARTÇI
Dekart felsefesini benimseyen. Dekart'ın öğretisini benimseyen, Kartezyen.
DİDİŞİM
Konuşma ve tartışmayı bir araç değil, bir amaç sayan felsefe yöntemi, eristik.
FELSEFECİ
Felsefe incelemeleri yapan kimse. Felsefe öğretmeni.
DÖNÜM
Dönme işi. Eni boyu kırkar mimar arşını olan alan ölçüsü. Gidip gelme ile yapılmış olan bir işin her seferi. 1000 m² 'lik bir alan ölçüsü. Tekrarlanan belli bir olayın tamamlanması ve yenisinin başlaması.
EHLİSALİP
XI. ve XII. yüzyıllarda Batılı Hristiyanlarca kutsal yerleri Müslümanların elinden almayı amaçlayan seferlere katılan kimse.
FELSEFECİLİK
Felsefeci olma durumu. Felsefecinin yaptığı iş.
BENİÇİNCİLİK
Dünyada kişinin benliğini merkez sayan felsefe görüşü, benmerkezcilik, egosantrizm.
DENEYÜSTÜCÜLÜK
İnsan bilgisinin niteliğini ve ilkelerini akıl yoluyla çözmek amacıyla deney alanının ötesine gitmeye çalışan anlayış, mütealiye, transandantalizm. Ahlakta belli bir gizemciliği savunan, Tanrı, doğa ve insanı kaynaştırmaya çalışan Amerikan felsefe okulu, mütealiye, transandantalizm.
DOGMATİK
Deney bilgisini, deneye dayanan kanıtları hiçe sayarak kanılarını inanç öğretilerinden çıkaran (düşünce biçimi), inaksal. Felsefe ve din dogmalarının mantıksal ve sıralı bir yolla ortaya konuluşu.
DENEYCİLİK
Bilginin gözlem, deneme veya duyular ile elde edilebileceğini ileri süren geleneksel öğreti, görgücülük, ampirizm, akılcılık karşıtı. Organizma ile durum veya çevre arasında bir etkileşim olarak yaşantıya önem veren, bilgiyi, simgelerle iletişimi yapılmış olan denetimli ve yeniden düzenlenmiş yaşantı biçiminde düşünen çağdaş bir felsefe anlayışı, görgücülük, ampirizm.
DEYİ
Dil, söz, işaret, mimik vb. anlatım araçlarının bütünü, logos. Hristiyan felsefesinde Tanrı kelamını insanlara ulaştıran oğul, logos.
ESTETİK
Sanatsal yaratının genel yasalarıyla sanatta ve hayatta güzelliğin kuramsal bilimi, güzel duyu, bedii, bediiyat. Güzellik duygusuna uygun olan. Güzellik duygusu ile ilgili olan. Kusurlu bir organı düzeltmek veya güzelleştirmek amacıyla uygulanan (yöntemler). Güzelliği ve güzelliğin insan belleğindeki ve duygularındaki etkilerini konu olarak ele alan felsefe kolu, güzel duyu, bedii.
DEMİURGOS
Eflatun felsefesinde evreni yaratan, yaratıcı Tanrı.
BİLGELİK
Bilge olma durumu ve niteliği. İlk Çağ felsefesinde kendini tanımanın bilgisi, vukuf. Bilgi, hikmet.
BALTACI
Balta yapan ya da satan kimse. Yangın söndürme kuruluşlarında balta kullanan er, baltalı. Önceleri sefer sırasında çalılık ve ormanlık yerleri temizlemek, yol açmak, çadırları kurup kaldırmak, yükleri bindirip indirmekle, sonraları kızlar ağasına bağlı olarak sarayı korumak ve sarayın dış hizmetlerini yapmakla görevli kimse, baltalı. Odun kırıcı.