Kelimeler arşivi içinde; başında "sefa" olan, toplam 23 adet kelime bulunmaktadır. sefa ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu sefa ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sefa olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SEFALOTORAKOPAGUS
SEFALOSPORİNLER
SEFALOTORASİK
SEFALOGASTER, SEFALOSPORİN
SEFARETNAME, SEFARETHANE, SEFALOPAGUS
SEFASETRİL, SEFALOPSİN
SEFAZOLİN, SEFALOTİN, SEFALİKUS
SEFALİKA
SEFALON, SEFALİK, SEFARET, SEFALET, SEFAKÖY, SEFAHAT, SEFASIZ
SEFALI
SEFA
SEFA
Gönül rahatlığı, rahatlık, kaygısız ve sakin olma. Eğlence, zevk, neşe.
SEFALOSPORİNLER
Cephalosporium cinsi mantarlardan izole edilen veya yarı sentetik olarak üretilen bir grup antibiyotik. Cephalosporium acremonium türü bir mantarın fermantasyon ürünü olan sefalosporin C, N ve P'den elde edilen, ana çekirdeğini 7-aminosefalosporinik asidin oluşturduğu, bakterilerde hücre duvarı sentezini engelleyerek ölümlerine neden olan, 1, 2 ve. kuşak olmak üzere 3 farklı gruba ayrılan ve oldukça yaygın bir kullanım alanına sahip beta laktamaz grubu antibiyotikler.
SEFALOTORAKOPAGUS
Baş ve göğüsleri birbirine yapışık ikizler; bu biçimle belirgin hilkat garibesi.
SEFALOSPORİN
Cephalosporium manian tarafından üretilen ve gram pozitif bakterilerin hücre duvarı sentezini engelleyen bir antibiyotik.
SEFALİKUS
Başa ait, başla ilgili olan.
SEFALOGASTER
Erişkin Epicaridean izopodlarda kan emme ve muhtemelen solunum fonksiyonları olan kontraktil organı.
SEFAZOLİN
Plazma proteinlerine en fazla bağlanan ve böbreklerden glomeruler filtrasyon suretiyle atılan, birinci nesil sefalosporin türevi antibiyotik.
SEFALOPSİN
Kafadan ayaklıların ve diğer bazı omurgasızların gözlerinde bulunan ve rodopsine benzeyen ışığa duyarlı pigment.
SEFALOPAGUS
Vücutları ayrı olmasına rağmen başların bitişik olmasıyla belirgin ikizlik anomalisi.
SEFALİKA
Baş.
SEFALOTİN
Tıpta ilk kullanılan. kuşak sefalosporin türevi bir antibiyotik.
SEFARETHANE
Elçilik.
SEFALON
Bazı artropodların başı.
SEFARETNAME
Kimi elçilerin, gittikleri yabancı ülkeleri tanıtan yapıtları (28 Mehmet Çelebi'nin yapıtı gibi).
SEFALOTORASİK
Baş ve göğse ait.
SEFASETRİL
Birinci kuşak sefalosporin türevi bir antibiyotik.
Bu bölümde tanımı içerisinde SEFA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
EĞLENCE
Eğlenme işi, sefahat. Neşeli ve hoşça vakit geçirten şey veya kimse.
ASEFALİ
Başın olmaması. Yavruda başın bulunmaması tarzında görülen yavru gelişim anomalisi, asefalus, baş yokluğu.
AGGREGATA
Eucoccidiida takımında, Eimeriina alt takımında bulunan kabuklularda şizogoni, sefalopodlarda sporogoni ve gametogoni evrelerini geçiren koksidiyan protozoon cinsi.
AKANTAMEBİYOZİS
Acanthamoeba cinsindeki türlerin neden olduğu enfeksiyon. Hastalıkta görülen en yaygın belirtiler granülomatoz amebik ensefalitis ve Acanthamoeba keratitisdir.
BEYİN
Kafatasının içinde beyin zarları ile örtülü, iki yarım küre biçiminde sinir kütlesinden oluşan, duyum ve bilinç merkezlerinin bulunduğu organ, ensefal, dimağ. Muhakeme, usa vurma. Bilgisi, eğitimi, düşüncesi yüksek düzeyde olan kimse. Akıl, anlayış. Bir şeyi yönetmede önemli görevi olan kimse.
AGİRİA
Beynin dış yüzünde girinti ve çıkıntılardan oluşan kıvrımların yokluğu ve düz bir görünümde olmasıyla belirgin yapılış bozukluğu, lissensefali.
YOKSULLUK
Yoksul olma durumu, yoksuzluk, variyetsizlik, sefillik, sefalet, fakirlik. Verimsizlik, yetersizlik.
ACHTHERES
Dişilerinde vücut sefalotoraks, gövde ve abdomen olmak üzere üç kısma ayrılmış, sefalotoraksta antenlerin bulunduğu kısımda kısmi bir karapaks bulunan, gövdesi küt biçimli, vücudunda özellikle ventral yüzeyde çok belirgin olarak segmantasyon görülen bir Crustacea cinsi.
SEFİL
Sefalet çeken, yoksul. Yoksul veya alçak bir biçimde. Alçak.
UÇARILIK
Uçarı olma durumu. Uçarıya yakışır davranış, sefahat.
AKANTOR
Yumurtadan yeni çıkmış Akantosefal larvasına verilen ad. Başları dikenli solucanların yumurtası içerisinde gelişen ilk larval dönem.
ELÇİLİK
Elçi olma durumu. Elçinin görevini yaptığı yapı, sefaret, sefarethane. Elçinin yaptığı iş, sefirlik, sefaret.
ATRİYUM
Tunikatlarda ve sefalokordatlarda bulunan iki ana boşluktan yutağı çeviren boşluk. Basit süngerlerde vücut iç boşluğunun (spongosöl) diğer adı. S. Böceklerde sağmalardan meydana gelen ve trakeaya uzanan genişlemiş timpanal boşluk. Yüreğin ön iki odası. Kulakçık. (Mimarlık) Eski Roma evlerinde etrafı odalarla çevrili, üstü açık, ortasında havuz bulunan avlu, içavlu, a. bk. avlu, içavlu. Trematod ve sestodlarda genital organların kanallarının açıldığı çukur bölüm. Ön oda, ön boşluk. Kulakçık.
ASEFALUS
Embriyonik gelişme anomalisine bağlı olarak başın doğuştan olmaması. Asefali.
AKŞAMSEFASI
İki çeneklilerden, gece açan küçük kokulu çiçekleri olan, otsu bir bitki, gecesefası (Mirabilis jalapa).
ASETABULUM
Kalça kemerinde femurun başının girdiği cep. Böceklerde bacakların yerleştiği toraks üzerindeki boşluk. S.Arachnida'da koksanın cebi. Şeritlerde ve sülüklerde konağa bağlanmaya yarayan vantuz. 5.Sefalopodlarda kılların üzerindeki vantuzlar. Sirke kabı, hokka çukuru, çanakçık, anatomide kalça eklemi çukuru. Sestodlarda skoleks üzerinde bulunan tutunma organı. Trematodların arka çekmeni. Böceklerde bacakların yerleştiği göğüs üzerindeki boşluk. Arachnida'da koksanın cebi. Sülüklerde konağa bağlanmaya yarayan vantuz. Sefalopodlarda kılların üzerindeki vantuzlar.
GECESEFASI
Akşamsefası.
HARABATİ
Maddi şeylere değer vermediği için üstüne başına özenmeyen. Vaktini meyhanelerde veya zevk ve sefada geçiren (kimse).
GECESEFASIGİLLER
Örnek bitkisi gecesefası olan bir bitki familyası.
AKANTELLA
Akantosefal grubu parazitlerin akantor ve kistakant larval dönemleri arasındaki gelişim evreleri. Gelişimi ara konağın serozası altında başlayan ve vücut boşluğunda devam eden akantor ve kistakant arasındaki başları dikenli solucan larvası.