Kelimeler arşivi içinde; sonunda "pük" olan, toplam 21 adet kelime bulunmaktadır. Sonu pük ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında pük olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde pük olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KARAKÖPÜK
YELPÜK, ÇİRPÜK, ÇÖLPÜK, SÜLPÜK, GÜMPÜK, SÖRPÜK, HÖLPÜK, SÖLPÜK, SELPÜK
KOPÜK, TEPÜK, PEPÜK, LEPÜK, KUPÜK, KÖPÜK, HEPÜK, DEPÜK, ÇÖPÜK, ÇEPÜK
PÜK
PÜK
Yelle savrularak yağan kar, tipi. İçi kof, çürük. Yemeğin üzerine çıkan köpük.
TEPÜK
Tekme. 1.Yaş olmayan, kuru. 2.Çiğnenerek, basılarak kurumuş, sertleşmiş toprak. Gerçekten, kuşkusuz, yüzde yüz.
YELPÜK
Nefes darlığı, bronşit.
KOPÜK
Köpük.
LEPÜK
Çocukların oyunda kullandıkları düz, yuvarlak ve yassı taş.
SELPÜK
Gevşek. Kendine sahip olamayan, iradesiz.
KUPÜK
Çamaşır tokmağı.
SÜLPÜK
Uyuşuk, dalgın kimse. Sarkık, gevşek.
SÖRPÜK
Uyuşuk, dalgın kimse. Gevşek, pörsük, sarkık.
PEPÜK
Sancı dindirmekte kullanılan bir çeşit bitki.
KARAKÖPÜK
Dut : İki okka kara köpük aldım.
SÖLPÜK
Gevşeyip kendini koyuvermiş.
HÖLPÜK
Biçimi bozulmuş, yumuşamış pörsümüş (şey için). Küp. (Selendi Akhisar Manisa).
ÇÖLPÜK
Çöplük.
ÇİRPÜK
Fasulye kılçığı. Kiraz ve benzerleri nin sapı.
GÜMPÜK
Yumruk.
Bu bölümde tanımı içerisinde PÜK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DEPÜK
Tekme, çifte. Kuru: Burası depükmüş, sergen serilebilir. Kuru, kuru yer.
EBRİK
Erimeğe yüz tutmuş (kar, yağ vb.). Ağızda dağılan, yumuşak. Su içmeye ya da taşımaya yarayan kap. Yıpranmış, eskimeye yüz tutmuş çamaşır, elbise. Çamaşır yıkandıktan sonra geriye kalan az kirli ve köpüklü su.
KÖPÜKLÜ
Köpüğü olan, köpüklenen.
SARKIK
Aşağı doğru uzanmış veya uzanmış, sarkmış, sölpük, salpa, gevşek.
ÇINDIR
Sinirli ve köpüklü et. Sinsin denilen oyun. Küçük üzüm salkımı.
EPRİK
Çamaşır yıkandıktan sonra geriye kalan az kirli ve köpüklü su. Sabunlu su: Çamaşırı epriğe bas.
KÖPÜRMEK
Köpük yapmak, köpük oluşmak, köpük çıkararak kabarmak. Gerekli gereksiz, aralıksız ve bıktırıcı konuşup durmak. Çok kızmak, birdenbire öfkelenmek, feveran etmek. Ekşiyip köpüklenmek.
POLİÜRETAN
Yoğunluğu çok düşük cam, vernik, kauçuk veya köpük görünüşündeki lastiğe benzeyen madde.
ŞAMPANYA
Açık renkli, tatlı ve köpüklü şarap.
ÇAMÇAK
Ağaçtan oyularak yapılmış kulplu su kabı, çapçak. Köpüklenerek akma.
AKBAR
Üstübeç. Peynir, turşu, sirke gibi şeylerin üzerinde biriken beyaz köpük.
CÖĞEN
Köpük helvası yapımında kullanılan, sıcak su ile karıştırıldığı zaman köpük olan, ağaç köküne benzer, açık veya koyu kahve renkli bir madde. Ucu eğri baston.
ÇIRIK
Serçeye benzer bir çeşit kuş. Yırtık, yarık. Su oluğu: Aha bu puğara bir çırıl yaptırmadık. Sıkılmış üzümün posası. Kirman, çıkrık. Köpük, kaymak.
CARDAMİNE
Köpük otları.
KÖPÜKLENMEK
Üstü köpük bağlamak.
ÇIĞIRDAMAK
Ses çıkarmak. Pekmez ve yoğurt ekşiyip kabarmak, köpüklenmek.
KÖPÜKLENME
Köpüklenmek işi.
ŞAMPUAN
Çoğunlukla saç yıkamakta kullanılan, kokulu ve bol köpüklü bir tür sıvı sabun.
KÖPÜKLENİŞ
Köpüklenme işi.
CERP
Tahsildarın evleri dolaşması. Et, pişmeye başladığı zaman çıkan köpük. Et suyunun üstündeki yağ tabakası.