İçinde PÜK geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "pük" olan, toplam 30 tane kelime bulunuyor. İçerisinde pük bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu pük ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında pük olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

SELPÜKLENMEK

11 harfli kelimeler

KÖPÜKLENMEK

10 harfli kelimeler

KÖPÜKLENME, KÖPÜKLENİŞ, TEPÜKLEMEK

9 harfli kelimeler

KARAKÖPÜK

8 harfli kelimeler

KÖPÜKSÜZ

7 harfli kelimeler

KÖPÜKLÜ

6 harfli kelimeler

YELPÜK, SÜLPÜK, SÖRPÜK, SELPÜK, PÜKÜLÜ, HÖLPÜK, SÖLPÜK, ÇİRPÜK, ÇÖLPÜK, GÜMPÜK

5 harfli kelimeler

KOPÜK, ÇEPÜK, TEPÜK, ÇÖPÜK, DEPÜK, PEPÜK, LEPÜK, KUPÜK, HEPÜK, KÖPÜK

Bazı kelimelerin anlamları

PÜK

Yelle savrularak yağan kar, tipi. İçi kof, çürük. Yemeğin üzerine çıkan köpük.

YELPÜK

Nefes darlığı, bronşit.

SÖRPÜK

Uyuşuk, dalgın kimse. Gevşek, pörsük, sarkık.

HÖLPÜK

Biçimi bozulmuş, yumuşamış pörsümüş (şey için). Küp. (Selendi Akhisar Manisa).

KÖPÜKLENME

Köpüklenmek işi.

KÖPÜKSÜZ

Köpüğü olmayan, köpüklenmemiş.

SÜLPÜK

Uyuşuk, dalgın kimse. Sarkık, gevşek.

TEPÜKLEMEK

1.Yoğurmak : Köfteyi tepükledim tepükledim tavaya koydum. 2.Çiğnemek : Kilimi ırmağa götürdüm iyice tepükledim. 3.Binek hayvanını yürütmek için ayakla vurmak, tekmelemek.

KARAKÖPÜK

Dut : İki okka kara köpük aldım.

KÖPÜKLÜ

Köpüğü olan, köpüklenen.

SELPÜKLENMEK

Şişmanlıktan etler sarkmak.

KÖPÜKLENİŞ

Köpüklenme işi.

KÖPÜKLENMEK

Üstü köpük bağlamak.

SELPÜK

Gevşek. Kendine sahip olamayan, iradesiz.

PÜKÜLÜ

Sarılı, bükülü.

SÖLPÜK

Gevşeyip kendini koyuvermiş.

  -   -   -  

Anlamında PÜK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde PÜK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

CERP

Tahsildarın evleri dolaşması. Et, pişmeye başladığı zaman çıkan köpük. Et suyunun üstündeki yağ tabakası.

CÖĞEN

Köpük helvası yapımında kullanılan, sıcak su ile karıştırıldığı zaman köpük olan, ağaç köküne benzer, açık veya koyu kahve renkli bir madde. Ucu eğri baston.

FENNÜS

Gemici feneri. Bir tür ışıklı ve içi köpük doldurulmuş tahta bir şamandıra.

ÇINDIR

Sinirli ve köpüklü et. Sinsin denilen oyun. Küçük üzüm salkımı.

ÇAMÇAK

Ağaçtan oyularak yapılmış kulplu su kabı, çapçak. Köpüklenerek akma.

EBRİK

Erimeğe yüz tutmuş (kar, yağ vb.). Ağızda dağılan, yumuşak. Su içmeye ya da taşımaya yarayan kap. Yıpranmış, eskimeye yüz tutmuş çamaşır, elbise. Çamaşır yıkandıktan sonra geriye kalan az kirli ve köpüklü su.

CARDAMİNE

Köpük otları.

DEPÜK

Tekme, çifte. Kuru: Burası depükmüş, sergen serilebilir. Kuru, kuru yer.

KEF

Kaynayan pekmezin, pişen etin üstünde oluşan köpük. Orakçıların kullandığı parmak uçları tahta meşin eldiven. Tereyağı. Keyif (Kuşu). Keyif. Köpük. Yükselti, sırt 16/19. Pekmez ve yemeklerin köpüğü. (Senirkent Isparta; Minoz köyü Kavak Samsun).

POLİÜRETAN

Yoğunluğu çok düşük cam, vernik, kauçuk veya köpük görünüşündeki lastiğe benzeyen madde.

İGEPON

N-metil taurin veya n-siklohekzil taurin ve yağlı asitten türetilmiş sülfoamidler, oleik asit ve sodyum isetiyonatın esterlerini içeren, köpük yapıcı ıslatıcı dağıtıcı, emülsiyonlaştırıcı olarak kullanılan anyonik yüzeyaktif maddelerin bir serisi için ticari ad.

ÇIRIK

Serçeye benzer bir çeşit kuş. Yırtık, yarık. Su oluğu: Aha bu puğara bir çırıl yaptırmadık. Sıkılmış üzümün posası. Kirman, çıkrık. Köpük, kaymak.

KÖPÜRMEK

Köpük yapmak, köpük oluşmak, köpük çıkararak kabarmak. Gerekli gereksiz, aralıksız ve bıktırıcı konuşup durmak. Çok kızmak, birdenbire öfkelenmek, feveran etmek. Ekşiyip köpüklenmek.

AKBAR

Üstübeç. Peynir, turşu, sirke gibi şeylerin üzerinde biriken beyaz köpük.

ŞAMPANYA

Açık renkli, tatlı ve köpüklü şarap.

ÇIĞIRDAMAK

Ses çıkarmak. Pekmez ve yoğurt ekşiyip kabarmak, köpüklenmek.

ŞAMPUAN

Çoğunlukla saç yıkamakta kullanılan, kokulu ve bol köpüklü bir tür sıvı sabun.

HEMOPTİZ

Akciğerlerden ve solunum yollarından ağız yoluyla dışarıya köpüklü taze kan gelmesi.

SARKIK

Aşağı doğru uzanmış veya uzanmış, sarkmış, sölpük, salpa, gevşek.

EPRİK

Çamaşır yıkandıktan sonra geriye kalan az kirli ve köpüklü su. Sabunlu su: Çamaşırı epriğe bas.