Kelimeler arşivinde; içinde "pük" olan, toplam 30 tane kelime bulunuyor. İçerisinde pük bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu pük ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında pük olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
SELPÜKLENMEK
KÖPÜKLENMEK
KÖPÜKLENME, KÖPÜKLENİŞ, TEPÜKLEMEK
KARAKÖPÜK
KÖPÜKSÜZ
KÖPÜKLÜ
YELPÜK, SÜLPÜK, SÖRPÜK, SELPÜK, PÜKÜLÜ, HÖLPÜK, SÖLPÜK, ÇİRPÜK, ÇÖLPÜK, GÜMPÜK
KOPÜK, ÇEPÜK, TEPÜK, ÇÖPÜK, DEPÜK, PEPÜK, LEPÜK, KUPÜK, HEPÜK, KÖPÜK
PÜK
Yelle savrularak yağan kar, tipi. İçi kof, çürük. Yemeğin üzerine çıkan köpük.
YELPÜK
Nefes darlığı, bronşit.
SÖRPÜK
Uyuşuk, dalgın kimse. Gevşek, pörsük, sarkık.
HÖLPÜK
Biçimi bozulmuş, yumuşamış pörsümüş (şey için). Küp. (Selendi Akhisar Manisa).
KÖPÜKLENME
Köpüklenmek işi.
KÖPÜKSÜZ
Köpüğü olmayan, köpüklenmemiş.
SÜLPÜK
Uyuşuk, dalgın kimse. Sarkık, gevşek.
TEPÜKLEMEK
1.Yoğurmak : Köfteyi tepükledim tepükledim tavaya koydum. 2.Çiğnemek : Kilimi ırmağa götürdüm iyice tepükledim. 3.Binek hayvanını yürütmek için ayakla vurmak, tekmelemek.
KARAKÖPÜK
Dut : İki okka kara köpük aldım.
KÖPÜKLÜ
Köpüğü olan, köpüklenen.
SELPÜKLENMEK
Şişmanlıktan etler sarkmak.
KÖPÜKLENİŞ
Köpüklenme işi.
KÖPÜKLENMEK
Üstü köpük bağlamak.
SELPÜK
Gevşek. Kendine sahip olamayan, iradesiz.
PÜKÜLÜ
Sarılı, bükülü.
SÖLPÜK
Gevşeyip kendini koyuvermiş.
Bu bölümde tanımı içerisinde PÜK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
CERP
Tahsildarın evleri dolaşması. Et, pişmeye başladığı zaman çıkan köpük. Et suyunun üstündeki yağ tabakası.
CÖĞEN
Köpük helvası yapımında kullanılan, sıcak su ile karıştırıldığı zaman köpük olan, ağaç köküne benzer, açık veya koyu kahve renkli bir madde. Ucu eğri baston.
FENNÜS
Gemici feneri. Bir tür ışıklı ve içi köpük doldurulmuş tahta bir şamandıra.
ÇINDIR
Sinirli ve köpüklü et. Sinsin denilen oyun. Küçük üzüm salkımı.
ÇAMÇAK
Ağaçtan oyularak yapılmış kulplu su kabı, çapçak. Köpüklenerek akma.
EBRİK
Erimeğe yüz tutmuş (kar, yağ vb.). Ağızda dağılan, yumuşak. Su içmeye ya da taşımaya yarayan kap. Yıpranmış, eskimeye yüz tutmuş çamaşır, elbise. Çamaşır yıkandıktan sonra geriye kalan az kirli ve köpüklü su.
CARDAMİNE
Köpük otları.
DEPÜK
Tekme, çifte. Kuru: Burası depükmüş, sergen serilebilir. Kuru, kuru yer.
KEF
Kaynayan pekmezin, pişen etin üstünde oluşan köpük. Orakçıların kullandığı parmak uçları tahta meşin eldiven. Tereyağı. Keyif (Kuşu). Keyif. Köpük. Yükselti, sırt 16/19. Pekmez ve yemeklerin köpüğü. (Senirkent Isparta; Minoz köyü Kavak Samsun).
POLİÜRETAN
Yoğunluğu çok düşük cam, vernik, kauçuk veya köpük görünüşündeki lastiğe benzeyen madde.
İGEPON
N-metil taurin veya n-siklohekzil taurin ve yağlı asitten türetilmiş sülfoamidler, oleik asit ve sodyum isetiyonatın esterlerini içeren, köpük yapıcı ıslatıcı dağıtıcı, emülsiyonlaştırıcı olarak kullanılan anyonik yüzeyaktif maddelerin bir serisi için ticari ad.
ÇIRIK
Serçeye benzer bir çeşit kuş. Yırtık, yarık. Su oluğu: Aha bu puğara bir çırıl yaptırmadık. Sıkılmış üzümün posası. Kirman, çıkrık. Köpük, kaymak.
KÖPÜRMEK
Köpük yapmak, köpük oluşmak, köpük çıkararak kabarmak. Gerekli gereksiz, aralıksız ve bıktırıcı konuşup durmak. Çok kızmak, birdenbire öfkelenmek, feveran etmek. Ekşiyip köpüklenmek.
AKBAR
Üstübeç. Peynir, turşu, sirke gibi şeylerin üzerinde biriken beyaz köpük.
ŞAMPANYA
Açık renkli, tatlı ve köpüklü şarap.
ÇIĞIRDAMAK
Ses çıkarmak. Pekmez ve yoğurt ekşiyip kabarmak, köpüklenmek.
ŞAMPUAN
Çoğunlukla saç yıkamakta kullanılan, kokulu ve bol köpüklü bir tür sıvı sabun.
HEMOPTİZ
Akciğerlerden ve solunum yollarından ağız yoluyla dışarıya köpüklü taze kan gelmesi.
SARKIK
Aşağı doğru uzanmış veya uzanmış, sarkmış, sölpük, salpa, gevşek.
EPRİK
Çamaşır yıkandıktan sonra geriye kalan az kirli ve köpüklü su. Sabunlu su: Çamaşırı epriğe bas.