PÜK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "pük" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. pük ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu pük ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde pük olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

PÜK

Yelle savrularak yağan kar, tipi. İçi kof, çürük. Yemeğin üzerine çıkan köpük.

PÜKÜLÜ

Sarılı, bükülü.

PÜKÜ

Maltız (ocak). Bozuk, potlu : Entarinin dikişi pükü olmuş.

  -   -   -  

Anlamında PÜK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde PÜK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

SARKIK

Aşağı doğru uzanmış veya uzanmış, sarkmış, sölpük, salpa, gevşek.

POLİÜRETAN

Yoğunluğu çok düşük cam, vernik, kauçuk veya köpük görünüşündeki lastiğe benzeyen madde.

EBRİK

Erimeğe yüz tutmuş (kar, yağ vb.). Ağızda dağılan, yumuşak. Su içmeye ya da taşımaya yarayan kap. Yıpranmış, eskimeye yüz tutmuş çamaşır, elbise. Çamaşır yıkandıktan sonra geriye kalan az kirli ve köpüklü su.

CÖĞEN

Köpük helvası yapımında kullanılan, sıcak su ile karıştırıldığı zaman köpük olan, ağaç köküne benzer, açık veya koyu kahve renkli bir madde. Ucu eğri baston.

AKBAR

Üstübeç. Peynir, turşu, sirke gibi şeylerin üzerinde biriken beyaz köpük.

ŞAMPUAN

Çoğunlukla saç yıkamakta kullanılan, kokulu ve bol köpüklü bir tür sıvı sabun.

ÇIĞIRDAMAK

Ses çıkarmak. Pekmez ve yoğurt ekşiyip kabarmak, köpüklenmek.

CARDAMİNE

Köpük otları.

KÖPÜKLENME

Köpüklenmek işi.

CERP

Tahsildarın evleri dolaşması. Et, pişmeye başladığı zaman çıkan köpük. Et suyunun üstündeki yağ tabakası.

ÇINDIR

Sinirli ve köpüklü et. Sinsin denilen oyun. Küçük üzüm salkımı.

KÖPÜRMEK

Köpük yapmak, köpük oluşmak, köpük çıkararak kabarmak. Gerekli gereksiz, aralıksız ve bıktırıcı konuşup durmak. Çok kızmak, birdenbire öfkelenmek, feveran etmek. Ekşiyip köpüklenmek.

KÖPÜKLÜ

Köpüğü olan, köpüklenen.

ÇIRIK

Serçeye benzer bir çeşit kuş. Yırtık, yarık. Su oluğu: Aha bu puğara bir çırıl yaptırmadık. Sıkılmış üzümün posası. Kirman, çıkrık. Köpük, kaymak.

EPRİK

Çamaşır yıkandıktan sonra geriye kalan az kirli ve köpüklü su. Sabunlu su: Çamaşırı epriğe bas.

KÖPÜKLENMEK

Üstü köpük bağlamak.

ÇAMÇAK

Ağaçtan oyularak yapılmış kulplu su kabı, çapçak. Köpüklenerek akma.

DEPÜK

Tekme, çifte. Kuru: Burası depükmüş, sergen serilebilir. Kuru, kuru yer.

ŞAMPANYA

Açık renkli, tatlı ve köpüklü şarap.

KÖPÜKLENİŞ

Köpüklenme işi.