İçinde PÜN geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "pün" olan, toplam 22 tane kelime bulunuyor. İçerisinde pün bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu pün ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında pün olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

PÜNKÜLMEK

8 harfli kelimeler

PÜNGÜLÜK, SÜRPÜNTÜ, SERPÜNTÜ, PÜNPÜRÜN, PÜNKÜLÜK, PÜNÇÜRÜK

6 harfli kelimeler

PÜNDÜK, PÜNHAN, PÜNÇEK, PÜNARE, PÜNLÜK, PÜNNUK, PÜNNÜK, PÜNTÜK

5 harfli kelimeler

PÜNER, PÜNES, PÜNEZ, ÇÖPÜN, AHPÜN

4 harfli kelimeler

PÜNE

3 harfli kelimeler

PÜN

Bazı kelimelerin anlamları

PÜN

Nane.

PÜNNÜK

Kümes.

PÜNDÜK

Kümes. Tavuk kümesi.

PÜNPÜRÜN

Patates.

SERPÜNTÜ

Kısa süreli ve az yağan yağmur, kar.

PÜNTÜK

Parça, kesilmiş şey. Az, azıcık : Bir püntük harman çıktı.

PÜNÇEK

Ağaç ve bitkilerin saçak gibi ince kökleri. Ağaçların, bitkilerin ince saçak kökleri.

SÜRPÜNTÜ

Süprüntü, namus ve şerefini kaybetmiş (kadın).

PÜNKÜLMEK

Devrilmek : Çaydanlık pünküldü.

PÜNGÜLÜK

Sıcak, durgun, bunaltıcı (hava için).

PÜNHAN

Gizli.

PÜNARE

Baca.

PÜNNUK

Kümes.

PÜNÇÜRÜK

Çam yaprağı.

PÜNKÜLÜK

Sıcak, durgun, bunaltıcı (hava için): Bu akşam hava çok pünkülüktür.

PÜNLÜK

Kümes.

  -   -   -  

Anlamında PÜN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde PÜN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GULUN

At ve eşek yavrusu. Sirke küpünün üstündeki koyulaşmış tabaka. Kısa namlulu av tüfeği. Doğum, yavru. Eski türkçe kulun: yeni doğmuş tay. At yavrusu, tay. Yeni doğmuş tay.

İKİKATLAMA

Oylumu verilen bir küpün oylumunun iki katına eşit olan küpün bir ayrıtını bulma.

METREKÜP

Kenarı 1 metre olan bir küpün hacmine eşit hacim ölçüsü birimi.

CERE

Dilenme, toplama. Toprak testi. Toprak küp. Kocasından boşanan çocuklu kadının çocuklarına ve kendisine bağlanan para. Bir malın yıllık kirası veya vergisi. Bir iş karşılığında alınan şey. Güç, erk. Testi. Nafaka. Toprak küpün küçüğü. Çömlek. (Gökmenler, Kızılağaç, Gedikli, Çatak Saimbeyli Adana).

RAPTİYE

Düz, geniş başlı, kısa bir çivi görünüşünde, kâğıt veya karton vb. şeyleri bir yere tutturmak için kullanılan araç, pünez.

GISTI

Eski ince paraların yüz kadarını dizerek yapılan bir çeşit gerdanlık. Çeşitli biçimlerde boncuk ya da pünezlerden yapılmış alınlık. (Akpınar Gümüşhacıköy Amasya).

KILCALLIK

Kılcal olma durumu. Kapsadığı sıvılar bakımından kılcal boruların özellikleri. Bir kılcal boru veya tüpün durumu.

EKSTÜBASYON

Anesteziden uyanma döneminde endotrakel tüpün çıkarılma işlemi.

HAUBE

Röntgen tüpünü muhafaza eden, içi yağ dolu kurşun koruyucu.

KALAZOGAMİ

Polen tüpünün ovule kalazadan girerek ulaşması.

CIOĞ

Kağnıda arka ve ön köpün boyunca uzanan ağaçlar.

HIRPADAK

Tıpatıp: Kapak küpün ağzına hırpadak geldi ve oturdu.

DİSRAFİ

Embriyonel gelişim esnasında nöral tüpün üst kısmının kapanmasındaki kusur veya yetersizlik nedeniyle orta hat üzerinde, birleşmesi gereken kafatası, beyin, omurilik ve omurga gibi yapıların, arada yarık bırakarak birleşmemesiyle belirgin, doğuştan ve kalıtsal özellikte yapılış bozuklukları, disrafik durumlar, disrafizm.

ANTİKATOT

Basıncı azaltılmış bir elektrik boşalma tüpünde, katot ışınlarını durdurmak için tüp içerisinde katot karşısına yerleştirilen genel olarak metal yaprak.

HİPOKRATERİFORM

İnce ve uzun olan korolla tüpünün aniden genişleyip açılarak korolla loblarının düz ve yatay bir şekil almaları.

APERTÜR

Polen tüpünün çıktığı ekzindeki por. Polen tüpünün çıktığı por.

TIRMIK

Tırnak beresi. Kabartılmış toprağın taşını, çöpünü ayıklamak için kullanılan seyrek dişli, tarak biçiminde araç.

BICILĞAN

Birikinti, çöküntü: Küpün dibi bıcılğan bağlamış. Kadınların meme uçlarında, çocukların ayaklarında, hayvanların ayak parmaklarıyla bileklerinde ter, pislik, çamur v.s. sebeplerden ileri gelen sulu yara.

KODALLAK

Küpün küçüğü, orta boy çömlek.

HERGİLLEMEK

Toprak kapları güneşte bırakarak kokusunu gidermek: Turşu küpünü hergilledim.