Kelimeler arşivi içinde; başında "pün" olan, toplam 18 adet kelime bulunmaktadır. pün ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu pün ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde pün olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
PÜNKÜLMEK
PÜNPÜRÜN, PÜNÇÜRÜK, PÜNKÜLÜK, PÜNGÜLÜK
PÜNTÜK, PÜNNÜK, PÜNNUK, PÜNLÜK, PÜNHAN, PÜNDÜK, PÜNÇEK, PÜNARE
PÜNEZ, PÜNES, PÜNER
PÜNE
PÜN
PÜN
Nane.
PÜNÇEK
Ağaç ve bitkilerin saçak gibi ince kökleri. Ağaçların, bitkilerin ince saçak kökleri.
PÜNTÜK
Parça, kesilmiş şey. Az, azıcık : Bir püntük harman çıktı.
PÜNNÜK
Kümes.
PÜNEZ
Raptiye.
PÜNHAN
Gizli.
PÜNKÜLÜK
Sıcak, durgun, bunaltıcı (hava için): Bu akşam hava çok pünkülüktür.
PÜNLÜK
Kümes.
PÜNGÜLÜK
Sıcak, durgun, bunaltıcı (hava için).
PÜNDÜK
Kümes. Tavuk kümesi.
PÜNNUK
Kümes.
PÜNPÜRÜN
Patates.
PÜNÇÜRÜK
Çam yaprağı.
PÜNES
Kümes.
PÜNARE
Baca.
PÜNKÜLMEK
Devrilmek : Çaydanlık pünküldü.
Bu bölümde tanımı içerisinde PÜN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KILCALLIK
Kılcal olma durumu. Kapsadığı sıvılar bakımından kılcal boruların özellikleri. Bir kılcal boru veya tüpün durumu.
HERGİLLEMEK
Toprak kapları güneşte bırakarak kokusunu gidermek: Turşu küpünü hergilledim.
CERE
Dilenme, toplama. Toprak testi. Toprak küp. Kocasından boşanan çocuklu kadının çocuklarına ve kendisine bağlanan para. Bir malın yıllık kirası veya vergisi. Bir iş karşılığında alınan şey. Güç, erk. Testi. Nafaka. Toprak küpün küçüğü. Çömlek. (Gökmenler, Kızılağaç, Gedikli, Çatak Saimbeyli Adana).
RAPTİYE
Düz, geniş başlı, kısa bir çivi görünüşünde, kâğıt veya karton vb. şeyleri bir yere tutturmak için kullanılan araç, pünez.
HİPOKRATERİFORM
İnce ve uzun olan korolla tüpünün aniden genişleyip açılarak korolla loblarının düz ve yatay bir şekil almaları.
BICILĞAN
Birikinti, çöküntü: Küpün dibi bıcılğan bağlamış. Kadınların meme uçlarında, çocukların ayaklarında, hayvanların ayak parmaklarıyla bileklerinde ter, pislik, çamur v.s. sebeplerden ileri gelen sulu yara.
KALAZOGAMİ
Polen tüpünün ovule kalazadan girerek ulaşması.
DİSRAFİ
Embriyonel gelişim esnasında nöral tüpün üst kısmının kapanmasındaki kusur veya yetersizlik nedeniyle orta hat üzerinde, birleşmesi gereken kafatası, beyin, omurilik ve omurga gibi yapıların, arada yarık bırakarak birleşmemesiyle belirgin, doğuştan ve kalıtsal özellikte yapılış bozuklukları, disrafik durumlar, disrafizm.
METREKÜP
Kenarı 1 metre olan bir küpün hacmine eşit hacim ölçüsü birimi.
İKİKATLAMA
Oylumu verilen bir küpün oylumunun iki katına eşit olan küpün bir ayrıtını bulma.
EKSTÜBASYON
Anesteziden uyanma döneminde endotrakel tüpün çıkarılma işlemi.
HIRPADAK
Tıpatıp: Kapak küpün ağzına hırpadak geldi ve oturdu.
KODALLAK
Küpün küçüğü, orta boy çömlek.
GULUN
At ve eşek yavrusu. Sirke küpünün üstündeki koyulaşmış tabaka. Kısa namlulu av tüfeği. Doğum, yavru. Eski türkçe kulun: yeni doğmuş tay. At yavrusu, tay. Yeni doğmuş tay.
TIRMIK
Tırnak beresi. Kabartılmış toprağın taşını, çöpünü ayıklamak için kullanılan seyrek dişli, tarak biçiminde araç.
GISTI
Eski ince paraların yüz kadarını dizerek yapılan bir çeşit gerdanlık. Çeşitli biçimlerde boncuk ya da pünezlerden yapılmış alınlık. (Akpınar Gümüşhacıköy Amasya).
ANTİKATOT
Basıncı azaltılmış bir elektrik boşalma tüpünde, katot ışınlarını durdurmak için tüp içerisinde katot karşısına yerleştirilen genel olarak metal yaprak.
CIOĞ
Kağnıda arka ve ön köpün boyunca uzanan ağaçlar.
APERTÜR
Polen tüpünün çıktığı ekzindeki por. Polen tüpünün çıktığı por.
HAUBE
Röntgen tüpünü muhafaza eden, içi yağ dolu kurşun koruyucu.