Kelimeler arşivi içinde; başında "kay" olan, toplam 595 adet kelime bulunmaktadır. kay ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kay ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kay olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KAYABALIĞIGİLLER, KAYALAKSOLAKLISI, KAYALARMEMDUHİYE, KAYDETTİREBİLMEK, KAYNAŞTIRABİLMEK
KAYALARREŞİTBEY, KAYDEDİLEBİLMEK, KAYDETTİREBİLME, KAYGANLAŞTIRICI, KAYINBİRADERLİK, KAYNAKLANABİLİR, KAYNAŞTIRABİLME
KAYADİBİKAVLAK, KAYDEDİLEBİLME, KAYGILANDIRMAK, KAYINNAYUMRUĞU, KAYINVALİDELİK, KAYITSIZLAŞMAK, KAYNANAYUMRUĞU, KAYNARGÖZLEYİM
KAYADİBİÇAVUŞ, KAYAKKIÇIRĞAN, KAYBEDEBİLMEK, KAYBEDİVERMEK, KAYBOLABİLMEK, KAYBOLUVERMEK, KAYDEDEBİLMEK, KAYDIRABİLMEK, KAYGILANDIRMA, KAYINPEDERLİK, KAYITSIZLAŞMA, KAYNAŞABİLMEK, KAYNATABİLMEK, KAYNAYIVERMEK, KAYRANOKÇULAR, KAYTARABİLMEK, KAYTARIVERMEK, KAYTARMACILIK
KAYAÇBİLGİSİ, KAYASALANMAK, KAYASALAŞMAK, KAYBEDEBİLME, KAYBEDİVERME, KAYBETMİŞLİK, KAYBETTİRMEK, KAYBOLABİLME, KAYBOLUVERME, KAYDEDEBİLME, KAYDETTİRMEK, KAYDIİHTİYAT, KAYDIRABİLME, KAYINBABALIK, KAYINBİRADER, KAYIRMACILIK, KAYMAKLANMAK, KAYNAKLANMAK, KAYNAŞABİLME, KAYNAŞTIRMAK, KAYNATABİLME, KAYNAYIVERME, KAYPAÇLANMAK, KAYPAKLAŞMAK, KAYSAHLANMAK, KAYSAKLANMAK, KAYSERİLİLİK, KAYTARABİLME, KAYTARICILIK
KAYABAĞLARI, KAYAKERTİŞİ, KAYAKİRPİSİ, KAYAKİRTİŞİ, KAYALIBOĞAZ, KAYALIPINAR, KAYARLATMAK, KAYBEDİLMEK, KAYBETTİRME, KAYDALANMAK, KAYDEDİLMEK, KAYDETTİRME, KAYDIRILMAK, KAYDIRMALIK, KAYGILANMAK, KAYGISIZLIK, KAYINGİLLER, KAYINVALİDE, KAYIPTIRMAK, KAYIRICILIK, KAYIRMAZLIK, KAYIŞKAZIĞI, KAYIŞTIRMAK, KAYITLENMEK, KAYITSIZLIK, KAYİTLENMEK, KAYKIŞLAMAK, KAYMAKAMLIK, KAYMAKLANMA, KAYMAOLUŞUM, Devamını Oku »»
KAYAARKASI, KAYABAĞLAR, KAYABİLMEK, KAYABOĞAZI, KAYACIKLAR, KAYAÇBİLİM, KAYAELMASI, KAYAGEDİĞİ, KAYAGÜNDÜZ, KAYAĞANLIK, KAYAĞANTAŞ, KAYAKÇILIK, KAYAKEKİCİ, KAYAKIŞLAK, KAYALIDERE, KAYALIKALE, KAYALIOĞLU, KAYAMEMESİ, KAYAMEŞESİ, KAYARLAMAK, KAYBEDİLME, KAYDALAMAK, KAYDEDİLME, KAYDELEMEK, KAYDIHAYAT, KAYDIRILMA, KAYDIRMACI, KAYDIRTMAK, KAYERLEMEK, KAYGALAMAK, Devamını Oku »»
KAYAARASI, KAYABELEN, KAYABEYLİ, KAYABİLME, KAYABOĞAZ, KAYABOYUN, KAYABURNU, KAYABURUN, KAYABÜVET, KAYACILAR, KAYADELEN, KAYADÖVEN, KAYAGEÇİT, KAYAHİSAR, KAYAKESEN, KAYAKIŞLA, KAYAKÖPRÜ, KAYALIBAĞ, KAYALIKÖY, KAYAPINAR, KAYARLAMA, KAYASARAY, KAYATEKİN, KAYATİMUR, KAYAÜZÜMÜ, KAYBETMEK, KAYBOLMAK, KAYDEDİCİ, KAYDETMEK, KAYDIRMAK, Devamını Oku »»
KAYAAĞIL, KAYAAĞZI, KAYAALTI, KAYAARDI, KAYABAĞI, KAYABALI, KAYABAŞI, KAYABEĞİ, KAYABEYİ, KAYABÜKÜ, KAYADERE, KAYADİBİ, KAYADÜZÜ, KAYAGÖZE, KAYAĞINA, KAYAIŞIK, KAYAKAPİ, KAYAKENT, KAYAKEVİ, KAYAKÖYÜ, KAYAKUŞU, KAYALISU, KAYANCAK, KAYANSEL, KAYAOĞLU, KAYAÖREN, KAYATAŞI, KAYATEPE, KAYATUZU, KAYATÜRK, Devamını Oku »»
KAYAALP, KAYABAĞ, KAYABEY, KAYACAK, KAYACAN, KAYACIK, KAYADAĞ, KAYAELİ, KAYAGÜN, KAYAĞAN, KAYAHAN, KAYAİÇİ, KAYAKAN, KAYAKÇI, KAYAKÖY, KAYALAK, KAYALAR, KAYALIK, KAYANAK, KAYANAR, KAYAÖNÜ, KAYARTO, KAYAŞIK, KAYBANA, KAYDALI, KAYDANE, KAYDİYE, KAYGAAN, KAYGAMA, KAYGANA, Devamını Oku »»
KAYACA, KAYACI, KAYAER, KAYALI, KAYAPA, KAYASA, KAYASU, KAYAŞI, KAYBAZ, KAYDAN, KAYDIM, KAYDUR, KAYEYİ, KAYGAN, KAYGIN, KAYGUK, KAYGUN, KAYĞAÇ, KAYHAN, KAYHAŞ, KAYIÇI, KAYILI, KAYISI, KAYKAÇ, KAYKAN, KAYKAŞ, KAYKAY, KAYLAK, KAYLAN, KAYLIK, Devamını Oku »»
KAYAÇ, KAYAF, KAYAH, KAYAK, KAYAN, KAYAR, KAYAŞ, KAYAT, KAYÇI, KAYDA, KAYDE, KAYER, KAYFA, KAYGI, KAYHI, KAYID, KAYIF, KAYIH, KAYIK, KAYIM, KAYIN, KAYIP, KAYIR, KAYIŞ, KAYIT, KAYIZ, KAYİN, KAYİP, KAYKA, KAYKI, Devamını Oku »»
KAYA, KAYD, KAYI, KAYT, KAYU
KAY
KAY
Yağmur, yaz yağmuru. Kusma.
KAYGILANDIRMAK
Kaygılanmasına sebep olmak.
KAYDEDİLEBİLMEK
Kaydedilme imkânı veya olasılığı bulunmak.
KAYNAŞTIRABİLMEK
Kaynaştırma imkânı veya olasılığı bulunmak.
KAYDETTİREBİLME
Kaydettirebilmek işi.
KAYINBİRADERLİK
Kayınbirader olma durumu.
KAYALARREŞİTBEY
Sakarya ili, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
KAYDETTİREBİLMEK
Kaydettirme imkânı veya olasılığı bulunmak.
KAYABALIĞIGİLLER
Asalakbilimde, yaprak solucanlara arakonakçı türleri dolayısıyle adı geçen kemikli balıklar familyası. (Gobiidae):, Omurgalı hayvanlardan balıklar (Pisces) sınıfının kemikli-balıklar (Teleostei) takımının geri-kemikli-omuzlular (Catosteomi) alt-takımına giren bir familyası. Büyük başlı, basık ve uzun yapılı küçük balıklardır. Karın yüzgeçleri ventral bir disk yapacak biçimde birleşmiştir. Genel olarak denizlerde ve haliçlerde yaşarlar. Birçok türü tatlı suda yaşar. Pekçok türü vardır. Kömürcin kayası (Gobius niger), hurma kayası (G. minutus), azman kaya (G. jose), salyangoz kayası (G. elongatus), tekir kayası (G. cruentatus), tokmak-baş kaya (G. ophiocephalus), akın kayısı (G. quadrimaculatus), sarı kaya balığı (G. auratus), tatlı-su kayası (G. fluviatilis) iyi bilinirler.
KAYGANLAŞTIRICI
Müdahale yapacak el, alet veya doğuma yardım sırasında, iki yüzey arasındaki sürtünmeyi azaltmak amacıyla kullanılan kayganlık sağlayıcı bitkisel yağ, vazelin, metil selüloz, karboksimetil selüloz gibi maddeler, lubrikant.
KAYADİBİKAVLAK
Bartın şehrinde, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
KAYALARMEMDUHİYE
Sakarya ili, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
KAYALAKSOLAKLISI
Kırıkkale şehri, Keskin ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
KAYNAKLANABİLİR
Kaynakla tutturulabilme durumunda olan.
KAYDEDİLEBİLME
Kaydedilebilmek işi.
KAYNAŞTIRABİLME
Kaynaştırabilmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde KAY geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AĞDA
Kaynatılarak çok koyu ve yapışkan bir macun durumuna getirilen pekmez veya limonlu şeker eriyiği. Şekerle yapılmış olan ürünlerin hazırlanması veya beklemesi sırasında şekerin ulaştığı koyuluk.
AKMAK
Sıvı maddeler veya çok ince taneli katı maddeler bir yerden başka bir yere doğru gitmek. Kumaş yıpranıp iplikleri erimeye başlamak. Çabucak savuşmak, ortadan kaybolmak. Bir kap veya bir yer, içindeki veya üstündeki sıvıyı sızdırmak. Boya birbirine karışmak. Art arda ve toplu olarak gitmek. Karışmak, katılmak. Sıvı bir madde bir yerden çıkmak. Sıvı maddeler aşağıya yönelmek. Zaman çabuk geçmek. Sürüp gitmek.
AKTARMAK
Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek. Toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde iyice bellemek. Alıntılamak. Bir kitabı başından sonuna kadar okumak. Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyurmak ve yaymak. Tür değişikliği yapmak. Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek. Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak. Bir tekniğe göre biçimlendirmek, uyarlamak. Birinin başka biriyle telefonla konuşmasını sağlamak. Üretilmiş olan bir enerjiyi, başka organlara iletmek. İletmek, bildirmek.
ALAN
Düz, açık ve geniş yer, meydan, saha. Eski Roma'da açık hava gösterisi yapılmış olan geniş yer. Yarışmaların, karşılaşmaların ve oyunların yapıldığı yer, saha. Orman içinde düz ve ağaçsız yer, düzlük, kayran. Yüz ölçümü. Bir çalışma çevresi. Bir alıcı merceğinin net bir görüntü sağlayabildiği derinlik ve genişliğin bütünü. İçinde birtakım kuvvet çizgilerinin yayılmış bulunduğu varsayılan uzay parçası.
AMFİ
Amfiteatr. Sıraları arkaya doğru basamaklı olarak yükselen büyük derslik.
ALTIKARDEŞ
Kuzey Kutbu yönünde, Büyükayı'nın karşısında bulunan takımyıldız, Zatülkürsi.
AKRABA
Kan bağıyla birbirine bağlı olan kimseler. Oluşma yönünden aynı kaynağa dayanan şeyler. Biri, diğerinin doğurduğu sonuç veya olgular.
AKİDE
İnanç. Şekerin kaynatılarak katılaşması yolu ile yapılan, renkli ve kokulu, ağızda güç eriyen şeker, akide şekeri.
ABDEST
Müslümanların, belli ibadetleri yapabilmek için bir düzen içerisinde bazı organları yıkayıp bazılarını mesh etme yoluyla yaptıkları arınma.
AKTARICI
Dam kiremitlerini aktarıp kırıkları yenileyen kimse. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyuran ve yayan kimse. Görüntüyü bir bölgeden başka bir bölgeye ileten araç.
AKKIŞLA
Kayseri iline bağlı ilçelerden biri.
ANHİDRİT
Genellikle kaya tuzu ve alçı taşıyla birlikte bulunan doğal, susuz kalsiyum sülfat.
AKINKAYASI
Kaya balığıgiller familyasından derin ve uzaklarda yaşayan ince, uzun bir tür balık.
ALAMANA
Balık avlamakta veya yük taşımakta kullanılan, tek veya iki direkli ve açık güverteli, büyük kayık, alamanata.
AMFİTEATR
Dinleyicilerin oturduğu, sıraları arkaya doğru basamaklı olarak yükselen salon, amfi. Yunan ve Roma'da açık hava tiyatrosu. Basamak basamak yükselen yer biçimi.
AFAKİ
Gereksiz, önemsiz (söz). Bir kaynağa dayanmayan, hayalî.
ABDESTLİK
Abdest alınacak yer. Abdest alınırken giyilen ve kolsuz hırkaya benzeyen bir giyecek türü.
ANAHTARLIK
Anahtarların kaybolmasını önlemek ve kolayca kullanılmasını sağlamak için takıldığı maden, deri vb.nden yapılmış olan halka veya kılıf.
ALBATR
Kaymak taşı.
AMİR
Bir işte emir verme yetkisi bulunan kimse, mir. Buyuran, buyurucu. Satıcı veya ihracatçının gönderdiği malların bedelini almak üzere gerekli belgeleri göstererek bankaya başvuran kimse.