KEC ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kec" olan, toplam 15 adet kelime bulunmaktadır. kec ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kec ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kec olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

KECİKARKI

8 harfli kelimeler

KECÜSTÜN

6 harfli kelimeler

KECAVA, KECEFE, KECELE, KECERE, KECEVE, KECİNE, KECİRE

5 harfli kelimeler

KECİK, KECİM, KECİN, KECRE

4 harfli kelimeler

KECİ

3 harfli kelimeler

KEC

Bazı kelimelerin anlamları

KEC

Keçi kıllarının dibindeki ince, yumuşak kıllar. İpek böceği. Petek.

KECAVA

Devenin üzerine kurulan bir çeşit tahtırevan.

KECİRE

Dokumacılıkta ipliği sarmakta kullanılan çıkrık.

KECEVE

Dokumacılıkta ipliği sarmakta kullanılan çıkrık. Çoğunlukla iki katıra yükletilip taşıtılan gezinti sedyesi, tahtırevan.

KECÜSTÜN

Çatıda direkleri kirişe bağlayan destek. (Amasya).

KECERE

Dokumacılıkta ipliği sarmakta kullanılan çıkrık.

KECRE

Dokumacılıkta ipliği sarmakta kullanılan çıkrık.

KECİK

Kıldan ve yünden yapılmış ince kuşak.

KECELE

Saksağan. Kırlangıç.

KECİNE

İnadına, aksine.

KECİKARKI

İpek kozası.

KECİN

Keten işlenirken ilk çıkan kaba, kılçıklı lifler, kıtık. Keten işlenirken çıkan kaba lifler.

KECEFE

Dokumacılıkta ipliği sarmakta kullanılan çıkrık. İplik sarmakta kullanılan ağaçtan yapılmış bir çeşit çıkarsık.

KECİ

İpek kozası. Suni ipek. Gömleklik ipek. Makara ipliği. Sicim. Kenevir, kendir. İşlenmemiş, ham ipek. İpek dikiş ipliği.

KECİM

Keten işlenirken çıkan kaba lifler. Cenkte atların ve insanların giydiği zırh.

  -   -   -  

Anlamında KEC bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KEC geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AYYILDIZ

Tenekecilikte delik açmaya yarayan, ucu yarımay biçiminde, çelik araç. (Yalvaç Isparta). Ay ve yıldız. Erzurum ilinde, Oltu ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Gaziantep ili, Karkamış ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Şanlıurfa şehri, Akçakale ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

TOPRAKSIZ

İçinde toprak bulunmayan. Ekecek toprağı olmayan (köylü).

DEMİRBÜKEN

Gücüyle demir çubukları büken zorlu kişi bk. zurbaz. Demiri bükecek güçte olan kimse.

SÖMÜRGECİ

Sömürgesi olan, sömürge elde etmek amacında olan kimse veya ülke, müstemlekeci, kolonyalist. Sömürgecilikle ilgili olan.

FİNGİRDEMEK

Dikkati çekecek kadar kırıtkan, oynak davranmak. Gülüşerek sohbet etmek.

ALABAĞARSAK

Gizli dert, sır, üzüntü: Ustaca konuşursan, o sana alabağarsağını dökecektir.

TOPRAKLI

İçine toprak karışmış. Ekecek toprağı olan (köylü).

TENEKECİLİK

Tenekecinin yaptığı iş.

GÖSTERİ

İlgi, dikkat çekmek için bir topluluk önünde gösterilen beceri veya oyun. Bir şeyi tanıtmak amacıyla yapılmış olan sunum, demonstrasyon, demo. Birinin, bir topluluğun kendi duygusunu gösteren sözü veya davranışı, tezahürat. Sinema veya tiyatroda film, oyun gösterme işi. Genellikle şarkı, dans vb. eğlence türlerin yer aldığı eğlence, şov. Bir istek veya karşı görüşün, halkın ilgisini çekecek biçimde topluca ve açıkça yapılması, nümayiş.

ARAHTİ

Kirmen, iğ, yün bükeceği.

ÇIKRIK

Kuyudan kovayı çekmeye yarayan ve el ile çevrilen araç. Ağır bir şeyi çekecek ipin sarılmasına yarayan ve bir eksen üzerinde uzunca bir kolla çevrilerek dönen silindir. İplik bükme, iplik sarma vb. işlerde kullanılan, el veya ayakla çevrilen dolap.

ÇİRK

Kilim yerine kullanılan keçe. Gübre: Yarın tarlaya çirk çekeceğim. Sıkıntı, cefa. Tütün zifiri. Bitkilerin leke yapıcı suyu: Ceviz çirki hiç çıkmaz. Üzüm posası. Cevizin dışındaki meyva olgunlaşınca düşen yeşil kabuğu. Küçük toz parçaları. Pis su. Saman karıştırılmış sulu çamur. Sigara izmariti. (Yukarıkaşıkara Yalvaç Isparta). Killi ve sabunlu çamaşır suyu. (İnönü Eskişehir).

KOŞMAK

Adım atışlarını artırarak ileri doğru hızla gitmek. Bir işle çok ilgilenmek, koşuşturmak. Kovalamak, üstüne düşmek, izlemek. Koşuya çıkmak. Birlikte iş görmesi için bir şeyi başka birinin yanına katmak, arkadaş olarak vermek. Bir yere ivedilikle gitmek. Birini, bir işte görevlendirmek. Hayvanı çekeceği arabaya, sabana vb.ne bağlamak.

PARKECİLİK

Parkeci olma durumu. Parkecinin işi veya mesleği.

TIRNAK

İnsanda ve birçok omurgalı hayvanda parmak uçlarının dış bölümünü örten boynuzsu tabaka. Ciltçilikte tek yaprakları büküp cildi birleştirebilmek için bir yanında bırakılan şerit durumundaki kenar. Tırnak işareti. Kanca gibi araçların kıvrık yeri. Heykel dökümünde, kalıp parçalarının birleştirilmesinde kolaylık sağlamak amacı ile yapılmış olan dişlerin her biri. Kanun çalmakta kullanılan mızrap. Tenekecilerin delik açmak için kullandığı alet, keski. Gemi demirinin ucundaki yassı parça.

İLKECİLİK

İlkeci olma durumu.

TAŞİZM

Lekecilik.

SÖMÜRGECİLİK

Genellikle bir devletin başka ulusları, devletleri, toplulukları, siyasal ve ekonomik egemenliği altına alarak yayılması veya yayılmayı istemesi, müstemlekecilik, kolonyalizm.

SÜKSE

Başarı. Gösteriş, ilgi çekecek durum.

KERATA

Karısı tarafından aldatılan erkek. Ayakkabı çekeceği. Küçüklere sevgi ile söylenen bir sitem sözü.