Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kec" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kec ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında kec olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kec olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KEC
Keçi kıllarının dibindeki ince, yumuşak kıllar. İpek böceği. Petek.
KEKEC
Kekeme, peltek.
Bu bölümde tanımı içerisinde KEC geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALABAĞARSAK
Gizli dert, sır, üzüntü: Ustaca konuşursan, o sana alabağarsağını dökecektir.
PARKECİLİK
Parkeci olma durumu. Parkecinin işi veya mesleği.
GÖSTERİ
İlgi, dikkat çekmek için bir topluluk önünde gösterilen beceri veya oyun. Bir şeyi tanıtmak amacıyla yapılmış olan sunum, demonstrasyon, demo. Birinin, bir topluluğun kendi duygusunu gösteren sözü veya davranışı, tezahürat. Sinema veya tiyatroda film, oyun gösterme işi. Genellikle şarkı, dans vb. eğlence türlerin yer aldığı eğlence, şov. Bir istek veya karşı görüşün, halkın ilgisini çekecek biçimde topluca ve açıkça yapılması, nümayiş.
FİNGİRDEMEK
Dikkati çekecek kadar kırıtkan, oynak davranmak. Gülüşerek sohbet etmek.
KERATA
Karısı tarafından aldatılan erkek. Ayakkabı çekeceği. Küçüklere sevgi ile söylenen bir sitem sözü.
TENEKECİLİK
Tenekecinin yaptığı iş.
İLKECİLİK
İlkeci olma durumu.
TOPRAKSIZ
İçinde toprak bulunmayan. Ekecek toprağı olmayan (köylü).
ÇİRK
Kilim yerine kullanılan keçe. Gübre: Yarın tarlaya çirk çekeceğim. Sıkıntı, cefa. Tütün zifiri. Bitkilerin leke yapıcı suyu: Ceviz çirki hiç çıkmaz. Üzüm posası. Cevizin dışındaki meyva olgunlaşınca düşen yeşil kabuğu. Küçük toz parçaları. Pis su. Saman karıştırılmış sulu çamur. Sigara izmariti. (Yukarıkaşıkara Yalvaç Isparta). Killi ve sabunlu çamaşır suyu. (İnönü Eskişehir).
TOPRAKLI
İçine toprak karışmış. Ekecek toprağı olan (köylü).
AYYILDIZ
Tenekecilikte delik açmaya yarayan, ucu yarımay biçiminde, çelik araç. (Yalvaç Isparta). Ay ve yıldız. Erzurum ilinde, Oltu ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Gaziantep ili, Karkamış ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Şanlıurfa şehri, Akçakale ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
ARAHTİ
Kirmen, iğ, yün bükeceği.
TIRNAK
İnsanda ve birçok omurgalı hayvanda parmak uçlarının dış bölümünü örten boynuzsu tabaka. Ciltçilikte tek yaprakları büküp cildi birleştirebilmek için bir yanında bırakılan şerit durumundaki kenar. Tırnak işareti. Kanca gibi araçların kıvrık yeri. Heykel dökümünde, kalıp parçalarının birleştirilmesinde kolaylık sağlamak amacı ile yapılmış olan dişlerin her biri. Kanun çalmakta kullanılan mızrap. Tenekecilerin delik açmak için kullandığı alet, keski. Gemi demirinin ucundaki yassı parça.
SÖMÜRGECİ
Sömürgesi olan, sömürge elde etmek amacında olan kimse veya ülke, müstemlekeci, kolonyalist. Sömürgecilikle ilgili olan.
ÇIKRIK
Kuyudan kovayı çekmeye yarayan ve el ile çevrilen araç. Ağır bir şeyi çekecek ipin sarılmasına yarayan ve bir eksen üzerinde uzunca bir kolla çevrilerek dönen silindir. İplik bükme, iplik sarma vb. işlerde kullanılan, el veya ayakla çevrilen dolap.
TAŞİZM
Lekecilik.
DEMİRBÜKEN
Gücüyle demir çubukları büken zorlu kişi bk. zurbaz. Demiri bükecek güçte olan kimse.
KOŞMAK
Adım atışlarını artırarak ileri doğru hızla gitmek. Bir işle çok ilgilenmek, koşuşturmak. Kovalamak, üstüne düşmek, izlemek. Koşuya çıkmak. Birlikte iş görmesi için bir şeyi başka birinin yanına katmak, arkadaş olarak vermek. Bir yere ivedilikle gitmek. Birini, bir işte görevlendirmek. Hayvanı çekeceği arabaya, sabana vb.ne bağlamak.
SÜKSE
Başarı. Gösteriş, ilgi çekecek durum.
SÖMÜRGECİLİK
Genellikle bir devletin başka ulusları, devletleri, toplulukları, siyasal ve ekonomik egemenliği altına alarak yayılması veya yayılmayı istemesi, müstemlekecilik, kolonyalizm.