Kelimeler arşivinde; içinde "kec" olan, toplam 64 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kec bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu kec ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kec olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
MÜSTEMLEKECİLİK
EKMEKÇEKECEĞİ, EKECİKYENİKÖY, EKECİKGÖDELER
YUKARIEKECİK, TENEKECİÖRSÜ, MÜSTEMLEKECİ
SİKKECİBAŞI, BELÇEKECEĞİ, AŞAĞIEKECİK, TENEKECİLİK
SİRKECİLİK, AŞAĞIEKECE, PARKECİLİK, BÜYÜKECELİ, YETKECİLİK
KECİKARKI, ÇEKECAYAH, TEKECİLER, LEKECİLİK, İLKECİLİK, TÖKECİMEK, EKECİKTOL
HELEKECİ, HELKECÜK, KECÜSTÜN, TİLKECEK, TENİKECİ, SİLKECEK, SİRKECEN, ELEKECİK, DİLKECEK, TENEKECİ
ERKECÜK, DÖKECEK, ÇÖKECİK, TEKECEN, TEKECAN, SİRKECİ, PARKECİ, ÇEKECEK, PEKECİK, KEKECEN
ÜLKECE, MEKECE, EKECEK, KECERE, İLKECİ, LEKECİ, EKECİK, KECAVA, KECEFE, KECELE, KECEVE, KECİNE, KECİRE
KECRE, KECİK, KECİM, KECİN, EKECE, KEKEC
KECİ
KEC
KEC
Keçi kıllarının dibindeki ince, yumuşak kıllar. İpek böceği. Petek.
AŞAĞIEKECİK
Sivas kenti, Yavu bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
MÜSTEMLEKECİ
Sömürgeci.
BELÇEKECEĞİ
Binek ve yük taşıyan hayvanlardaki eyer ya da semerin kayıp düşmesini önlemek için karınlarına sarılan kayış ya da ip kolon. (Çağa Güdül Ankara) (belkolanı) : (Miri Fatsa Ordu).
MÜSTEMLEKECİLİK
Sömürgecilik.
EKMEKÇEKECEĞİ
Fırından ekmek çekmekte kullanılan ağaç kürek. (Gerze Sinop).
TENEKECİLİK
Tenekecinin yaptığı iş.
EKECİKGÖDELER
Aksaray ili, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
TENEKECİÖRSÜ
Tenekelerdeki eğrilikleri düzeltmekte kullanılan kısa uçlu kazmaya benzeyen araç. (Aksaray Niğde).
SİKKECİBAŞI
Osmanlılarda para basımevinde (darphane) para ve madalya kalıpları yapan ustaların başı.
PARKECİLİK
Parkeci olma durumu. Parkecinin işi veya mesleği.
AŞAĞIEKECE
Şanlıurfa kenti, Ovacık nahiyesine bağlı bir bölge.
SİRKECİLİK
Sirke yapma veya satma işi.
YUKARIEKECİK
Sivas şehri, Yavu bucağına bağlı bir bölge.
EKECİKYENİKÖY
Aksaray kenti, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
BÜYÜKECELİ
İçel şehri, Ovacık nahiyesine bağlı bir bölge.
Bu bölümde tanımı içerisinde KEC geçen kelimeler listesi verilmiştir.
TIRNAK
İnsanda ve birçok omurgalı hayvanda parmak uçlarının dış bölümünü örten boynuzsu tabaka. Ciltçilikte tek yaprakları büküp cildi birleştirebilmek için bir yanında bırakılan şerit durumundaki kenar. Tırnak işareti. Kanca gibi araçların kıvrık yeri. Heykel dökümünde, kalıp parçalarının birleştirilmesinde kolaylık sağlamak amacı ile yapılmış olan dişlerin her biri. Kanun çalmakta kullanılan mızrap. Tenekecilerin delik açmak için kullandığı alet, keski. Gemi demirinin ucundaki yassı parça.
KERATA
Karısı tarafından aldatılan erkek. Ayakkabı çekeceği. Küçüklere sevgi ile söylenen bir sitem sözü.
TAŞİZM
Lekecilik.
SÜKSE
Başarı. Gösteriş, ilgi çekecek durum.
ÇIKRIK
Kuyudan kovayı çekmeye yarayan ve el ile çevrilen araç. Ağır bir şeyi çekecek ipin sarılmasına yarayan ve bir eksen üzerinde uzunca bir kolla çevrilerek dönen silindir. İplik bükme, iplik sarma vb. işlerde kullanılan, el veya ayakla çevrilen dolap.
AYYILDIZ
Tenekecilikte delik açmaya yarayan, ucu yarımay biçiminde, çelik araç. (Yalvaç Isparta). Ay ve yıldız. Erzurum ilinde, Oltu ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Gaziantep ili, Karkamış ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Şanlıurfa şehri, Akçakale ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
FİNGİRDEMEK
Dikkati çekecek kadar kırıtkan, oynak davranmak. Gülüşerek sohbet etmek.
ÇİRK
Kilim yerine kullanılan keçe. Gübre: Yarın tarlaya çirk çekeceğim. Sıkıntı, cefa. Tütün zifiri. Bitkilerin leke yapıcı suyu: Ceviz çirki hiç çıkmaz. Üzüm posası. Cevizin dışındaki meyva olgunlaşınca düşen yeşil kabuğu. Küçük toz parçaları. Pis su. Saman karıştırılmış sulu çamur. Sigara izmariti. (Yukarıkaşıkara Yalvaç Isparta). Killi ve sabunlu çamaşır suyu. (İnönü Eskişehir).
TOPRAKSIZ
İçinde toprak bulunmayan. Ekecek toprağı olmayan (köylü).
SÖMÜRGECİ
Sömürgesi olan, sömürge elde etmek amacında olan kimse veya ülke, müstemlekeci, kolonyalist. Sömürgecilikle ilgili olan.
EĞİRTMEÇ
Yün eğirmeye yarayan araç. Yünü iplik yapmakta kullanılan ağaç iğ, kirman. İplik bükecek âlet, iğ.
SÖMÜRGECİLİK
Genellikle bir devletin başka ulusları, devletleri, toplulukları, siyasal ve ekonomik egemenliği altına alarak yayılması veya yayılmayı istemesi, müstemlekecilik, kolonyalizm.
GÖSTERİ
İlgi, dikkat çekmek için bir topluluk önünde gösterilen beceri veya oyun. Bir şeyi tanıtmak amacıyla yapılmış olan sunum, demonstrasyon, demo. Birinin, bir topluluğun kendi duygusunu gösteren sözü veya davranışı, tezahürat. Sinema veya tiyatroda film, oyun gösterme işi. Genellikle şarkı, dans vb. eğlence türlerin yer aldığı eğlence, şov. Bir istek veya karşı görüşün, halkın ilgisini çekecek biçimde topluca ve açıkça yapılması, nümayiş.
KOŞMAK
Adım atışlarını artırarak ileri doğru hızla gitmek. Bir işle çok ilgilenmek, koşuşturmak. Kovalamak, üstüne düşmek, izlemek. Koşuya çıkmak. Birlikte iş görmesi için bir şeyi başka birinin yanına katmak, arkadaş olarak vermek. Bir yere ivedilikle gitmek. Birini, bir işte görevlendirmek. Hayvanı çekeceği arabaya, sabana vb.ne bağlamak.
ARAHTİ
Kirmen, iğ, yün bükeceği.
DEMİRBÜKEN
Gücüyle demir çubukları büken zorlu kişi bk. zurbaz. Demiri bükecek güçte olan kimse.
FOYRAK
Çekecek.
TOPRAKLI
İçine toprak karışmış. Ekecek toprağı olan (köylü).
İLKECİLİK
İlkeci olma durumu.
ALABAĞARSAK
Gizli dert, sır, üzüntü: Ustaca konuşursan, o sana alabağarsağını dökecektir.