Kelimeler arşivinde; içinde "tava" olan, toplam 60 tane kelime bulunuyor. İçerisinde tava bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu tava ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında tava olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
MARTAVALCILIK, PATAVATSIZLIK
PEKMEZTAVASI, TANDIRTAVASI, PATAVATSIZCA, TAVANTEKNESİ
LEHİMTAVASI
TAVANARASI, PATAVAZSIZ, PATAVASSIZ, TATAVATSIZ, TAVANALASI, ÖTÇETAVASI, PATAVATSIZ, MUTAVASSIT, MARTAVALCI
TAVANDALI, ORTATAVAN, PATAVASIZ, BALLITAVA, KAZTAVASI, KATAVAŞYA
PATAVALI, MARTAVAL, PİŞTAVAN, TATAVACI, TAVALAMA, TAVARCOH, TAVASAPI, NIISTAVA, PARTAVAL, GALTAVAN, BAŞTAVAN, TAVAZZUH, TAVATTUN, MUTAVAAT, TAVASSUT
TAVATÜR, TAVATUR, TAVATİR, TAVATIR, TAVAÖZÜ, TAVALIK, MATAVAR, TAVAKLI, BATTAVA, TAVACIK
TAVANA, KATAVA, TAVARA, TAVAŞI, TAVAŞA
TAVAS, TAVAT, TAVAH, TAVAR, TAVAK, TAVAF, TAVAN
TAVA
TAVA
Yağ kızdırma, yiyecek kızartma vb. işlere yarayan, uzun saplı yayvan kap. Fide yetiştirmek için ayrılmış toprak bölümü. Maden eritilen saplı pota. Deniz veya göllerde suların geri çekilmesiyle kuruyan bölüm. Gemilerde borda iskelesinin alt başındaki sahanlık. Bu kapta pişmiş yemek. Kireç karıştırılan tekne.
TANDIRTAVASI
Ateş küreği.
TAVANTEKNESİ
(Mimarlık) Kare ya da dikdörtgen biçiminde süslü tavan bölmesi.
MUTAVASSIT
Aracı.
ÖTÇETAVASI
Yumurta büyüklüğünde gözleri olan tava.
TATAVATSIZ
Patavatsız.
PATAVATSIZCA
Patavatsız bir biçimde.
PATAVATSIZ
Sözlerinin nereye varacağını düşünmeden saygısızca konuşan, davranışlarına dikkat etmeyen (kimse).
TAVANARASI
Dolapların üst bölümü.
LEHİMTAVASI
Tenekecilerin içine kalay koydukları teneke kap. (Yalvaç Aksaray Niğde).
PATAVASSIZ
Ölçüsüz, düşünmeden konuşan, patavatsız.
TAVANALASI
Keçe göbek motifi. (Yalvaç Isparta).
MARTAVALCILIK
Yalan söyleme, yalancılık.
PATAVAZSIZ
Düşünmeden konuşan, patavatsız.
PEKMEZTAVASI
İçinde pekmez kaynatılan büyük kap. (Küçükkabaca UIuborlu Isparta Kemalpaşa İzmir).
PATAVATSIZLIK
Patavatsızca davranış.
Bu bölümde tanımı içerisinde TAVA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DAMAK
Ağız boşluğunun tavanı.
ÇATI
Bir yapının, bir evin damını kuran parçaların bütünü. Bir yapıyı örten ve eğik yüzeyleri olan damın tahtadan iç yapısı. Belli bir maksada yönelik kimselerin oluşturduğu birlik. Özne, nesne durumlarına göre, belirli çatı eklerinin fiil kök veya gövdelerine getirilen türev, bina: Sevinmek (sev-in-), sevdirmek (sev-dir-), sevindirmek (sev-in-dir-) gibi. İnsan ve hayvanda iskeletin kuruluşu. Yapının tavanı ile damı arasındaki kullanılan yer. Birbirine çatılmış, çakılmış şeylerin bütünü. Barınılan, sığınılan yer. Hikâye, roman, piyes vb. edebî türlerde olay kuruluşu, kurgu.
BAĞDADİ
Ağaç direkler üzerine çakılmış çıtalara sıva vurularak yapılmış olan (duvar veya tavan). Yapılarda kullanılan çıta. 0,0501 gram olan ağırlık ölçü birimi.
DONAM
Bir evin kapı, pencere, tavan, döşeme vb. bölümleri. Gemi ve sandalların donanımları.
ÇEVRİNMEK
Bir şeyin etrafında saygı ile dolanmak, tavaf etmek. Kendini çevirmek, dönmek.
ÇANDI
Çivisiz, birbirine geçirilme yöntemine göre kesilmiş hazır kereste. Tahta kapak ya da tavan.
AVİZE
Tavana asılan, şamdanlı, lambalı, cam veya metal süslü aydınlatma aracı.
BİFTEK
Izgara veya tavada pişirilen, genellikle dana eti dilimi.
DÜDEN
Kireçli bölgelerde kirecin erimesi veya yer altındaki karstlı bir çukur tavanın çökmesiyle oluşan doğal kuyu.
ARACI
Ara bulucu. Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt, komprador. İki şey arasında bağlantı kuran kimse, vasıta. İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği.
DÖNÜŞLÜ
Dönüşü olan. Öznesi ile nesnesi bir olan, mutavaat.
ASKI
Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.
BEZEKÇİ
Duvar ve tavanları boyayıp birtakım resim veya şekillerle süsleyen kimse, nakkaş. Gelinleri süsleyen kadın.
DIĞAN
Yağ tavası.
ALÇICI
Alçı taşını çıkaran kimse. Tavan ve duvarların alçı ile kaplanmasında çalışan işçi.
ÇEVRİNME
Çevrinmek işi, tavaf.
ARACILIK
Aracının yaptığı iş, tavassut. Aracı olma durumu, vasıta, vasıtalık.
DİKİT
Mağaralarda tavandan damlayan kireçli suların katılaşmasıyla tabandan yukarıya doğru oluşan kalker birikintisi, stalagmit.
ANAVAŞYA
Göçücü balıkların Akdeniz'den Karadeniz'e çıkması, katavaşya karşıtı.
DÖŞEME
Döşemek işi. Bir yapının döşenmesine yarayan her türlü eşya, mefruşat. Halk edebiyatında ve türkülerden önce söylenen, bazen tekerleme biçiminde olan uyaklı giriş bölümü. Taşıtların koltuk, taban, tavan vb. yerleri. Yapılarda taban üzerine döşenen tahta vb. kaplama. Koltuk, kanepe, divan vb.nin kumaş, yay, pamuk vb. bölümleri.