İçinde TAVA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "tava" olan, toplam 60 tane kelime bulunuyor. İçerisinde tava bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu tava ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında tava olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

MARTAVALCILIK, PATAVATSIZLIK

12 harfli kelimeler

PEKMEZTAVASI, TANDIRTAVASI, PATAVATSIZCA, TAVANTEKNESİ

11 harfli kelimeler

LEHİMTAVASI

10 harfli kelimeler

TAVANARASI, PATAVAZSIZ, PATAVASSIZ, TATAVATSIZ, TAVANALASI, ÖTÇETAVASI, PATAVATSIZ, MUTAVASSIT, MARTAVALCI

9 harfli kelimeler

TAVANDALI, ORTATAVAN, PATAVASIZ, BALLITAVA, KAZTAVASI, KATAVAŞYA

8 harfli kelimeler

PATAVALI, MARTAVAL, PİŞTAVAN, TATAVACI, TAVALAMA, TAVARCOH, TAVASAPI, NIISTAVA, PARTAVAL, GALTAVAN, BAŞTAVAN, TAVAZZUH, TAVATTUN, MUTAVAAT, TAVASSUT

7 harfli kelimeler

TAVATÜR, TAVATUR, TAVATİR, TAVATIR, TAVAÖZÜ, TAVALIK, MATAVAR, TAVAKLI, BATTAVA, TAVACIK

6 harfli kelimeler

TAVANA, KATAVA, TAVARA, TAVAŞI, TAVAŞA

5 harfli kelimeler

TAVAS, TAVAT, TAVAH, TAVAR, TAVAK, TAVAF, TAVAN

4 harfli kelimeler

TAVA

Bazı kelimelerin anlamları

TAVA

Yağ kızdırma, yiyecek kızartma vb. işlere yarayan, uzun saplı yayvan kap. Fide yetiştirmek için ayrılmış toprak bölümü. Maden eritilen saplı pota. Deniz veya göllerde suların geri çekilmesiyle kuruyan bölüm. Gemilerde borda iskelesinin alt başındaki sahanlık. Bu kapta pişmiş yemek. Kireç karıştırılan tekne.

TANDIRTAVASI

Ateş küreği.

TAVANTEKNESİ

(Mimarlık) Kare ya da dikdörtgen biçiminde süslü tavan bölmesi.

MUTAVASSIT

Aracı.

ÖTÇETAVASI

Yumurta büyüklüğünde gözleri olan tava.

TATAVATSIZ

Patavatsız.

PATAVATSIZCA

Patavatsız bir biçimde.

PATAVATSIZ

Sözlerinin nereye varacağını düşünmeden saygısızca konuşan, davranışlarına dikkat etmeyen (kimse).

TAVANARASI

Dolapların üst bölümü.

LEHİMTAVASI

Tenekecilerin içine kalay koydukları teneke kap. (Yalvaç Aksaray Niğde).

PATAVASSIZ

Ölçüsüz, düşünmeden konuşan, patavatsız.

TAVANALASI

Keçe göbek motifi. (Yalvaç Isparta).

MARTAVALCILIK

Yalan söyleme, yalancılık.

PATAVAZSIZ

Düşünmeden konuşan, patavatsız.

PEKMEZTAVASI

İçinde pekmez kaynatılan büyük kap. (Küçükkabaca UIuborlu Isparta Kemalpaşa İzmir).

PATAVATSIZLIK

Patavatsızca davranış.

  -   -   -  

Anlamında TAVA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TAVA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DAMAK

Ağız boşluğunun tavanı.

ÇATI

Bir yapının, bir evin damını kuran parçaların bütünü. Bir yapıyı örten ve eğik yüzeyleri olan damın tahtadan iç yapısı. Belli bir maksada yönelik kimselerin oluşturduğu birlik. Özne, nesne durumlarına göre, belirli çatı eklerinin fiil kök veya gövdelerine getirilen türev, bina: Sevinmek (sev-in-), sevdirmek (sev-dir-), sevindirmek (sev-in-dir-) gibi. İnsan ve hayvanda iskeletin kuruluşu. Yapının tavanı ile damı arasındaki kullanılan yer. Birbirine çatılmış, çakılmış şeylerin bütünü. Barınılan, sığınılan yer. Hikâye, roman, piyes vb. edebî türlerde olay kuruluşu, kurgu.

BAĞDADİ

Ağaç direkler üzerine çakılmış çıtalara sıva vurularak yapılmış olan (duvar veya tavan). Yapılarda kullanılan çıta. 0,0501 gram olan ağırlık ölçü birimi.

DONAM

Bir evin kapı, pencere, tavan, döşeme vb. bölümleri. Gemi ve sandalların donanımları.

ÇEVRİNMEK

Bir şeyin etrafında saygı ile dolanmak, tavaf etmek. Kendini çevirmek, dönmek.

ÇANDI

Çivisiz, birbirine geçirilme yöntemine göre kesilmiş hazır kereste. Tahta kapak ya da tavan.

AVİZE

Tavana asılan, şamdanlı, lambalı, cam veya metal süslü aydınlatma aracı.

BİFTEK

Izgara veya tavada pişirilen, genellikle dana eti dilimi.

DÜDEN

Kireçli bölgelerde kirecin erimesi veya yer altındaki karstlı bir çukur tavanın çökmesiyle oluşan doğal kuyu.

ARACI

Ara bulucu. Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt, komprador. İki şey arasında bağlantı kuran kimse, vasıta. İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği.

DÖNÜŞLÜ

Dönüşü olan. Öznesi ile nesnesi bir olan, mutavaat.

ASKI

Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.

BEZEKÇİ

Duvar ve tavanları boyayıp birtakım resim veya şekillerle süsleyen kimse, nakkaş. Gelinleri süsleyen kadın.

DIĞAN

Yağ tavası.

ALÇICI

Alçı taşını çıkaran kimse. Tavan ve duvarların alçı ile kaplanmasında çalışan işçi.

ÇEVRİNME

Çevrinmek işi, tavaf.

ARACILIK

Aracının yaptığı iş, tavassut. Aracı olma durumu, vasıta, vasıtalık.

DİKİT

Mağaralarda tavandan damlayan kireçli suların katılaşmasıyla tabandan yukarıya doğru oluşan kalker birikintisi, stalagmit.

ANAVAŞYA

Göçücü balıkların Akdeniz'den Karadeniz'e çıkması, katavaşya karşıtı.

DÖŞEME

Döşemek işi. Bir yapının döşenmesine yarayan her türlü eşya, mefruşat. Halk edebiyatında ve türkülerden önce söylenen, bazen tekerleme biçiminde olan uyaklı giriş bölümü. Taşıtların koltuk, taban, tavan vb. yerleri. Yapılarda taban üzerine döşenen tahta vb. kaplama. Koltuk, kanepe, divan vb.nin kumaş, yay, pamuk vb. bölümleri.