Kelimeler arşivinde; içinde "taya" olan, toplam 35 tane kelime bulunuyor. İçerisinde taya bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu taya ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında taya olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ÇİFTAYAKLILAR, SAPTAYABİLMEK
SAPTAYABİLME
TAYANAMAMAK, ŞAKIBETAYAK
TAYADURMAK
KURTAYAĞI, TAYALAMAK, TAYAKADIN, TAHTAYAZI, ORTAYAYLA, ORTAYAMAÇ
MARTAYAN, TAYATMAK, ÇALTAYAK, TAYAYDIN, ORTAYAZI
HAFTAYA, ÇATAYAZ, ÇATAYAK, TAYADAŞ, TAYASSU, CATAYAZ, TAYALIK, TAYALAN, TAYANOH
TAYARA, TUTAYA, TAYANÇ, TAYALI, TAYAĞA, KÖTAYA
TAYA
Dadı.
MARTAYAN
Büyük çini tabak.
TAYANAMAMAK
Mukaveket gösterememek.
TAHTAYAZI
Ankara şehrinde, Çubuk ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
TAYAKADIN
Edirne şehri, Karakasım bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. İstanbul kenti, Gaziosmanpaşa ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
SAPTAYABİLME
Saptayabilmek işi.
TAYALAMAK
Harmanda ikinci kez ayalama işlemi yapmak.
KURTAYAĞI
Damarlı çiçeksizlerden, küçük yapraklarla örtülü ince bir sap görünüşünde olan bir bitki (Lycopodium clavatum).
ÇİFTAYAKLILAR
Duyargaları sekiz eklemli, vücut halkalarında ikişer çift ayak bulunan, ıslak ve karanlık sever çok ayaklılar topluluğu.
SAPTAYABİLMEK
Saptama imkânı veya olasılığı bulunmak.
ŞAKIBETAYAK
Halılarda bir kıyı motifi. (Yeşilova Aksaray Niğde).
ORTAYAMAÇ
Ağrı ili, Tutak ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
TAYADURMAK
Hayvana yük yüklenirken, daha önce sarılmış olan yanı eğilmesin diye tutmak, dengelemek.
TAYATMAK
Dayamak, dayatmak// tayatmak doşatmak: dayayip döşemek.
ÇALTAYAK
Güreşte ayakla yapılan bir oyun.
ORTAYAYLA
Rize ilinde, Çamlıhemşin ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Van ilinde, Kocapınar nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
Bu bölümde tanımı içerisinde TAYA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKIM
Akma işi. Sanatta, siyasette, düşünce hayatında ortaya çıkan yeni bir görüş, yöntem, hareket, cereyan, tarz. Debi. Hava, su vb. akışkan maddelerin veya elektrik yüklerinin belli bir yönde akışı, yer değiştirmesi, cereyan.
AMPİR
Fransa'da ortaya çıkıp daha sonra Avrupa'ya yayılmış olan yapı, mobilya, giyim vb.ne ait bir üslup.
AĞIRKANLI
Ağırcanlı. Hippokrates'in ortaya attığı ağırcanlılık, soğukluk, kolayca duygulanmayış gibi nitelikleri kendinde toplayan kişilik tipi.
AVCI
Avı kendine iş edinen kimse. Bir şeyi büyük bir istekle izleyen ve bulup ortaya çıkaran, tanıtan kimse. Gökyüzünün güneyinde bulunan bir takımyıldız, Cebbar, Orion. Başka hayvanları yakalamakta usta olan (hayvan).
AÇINSAMAK
Bir yerin özelliklerini ortaya çıkarmak için araştırma ve inceleme yapmak, istikşaf etmek.
ALKOL
Bira, şarap vb. sıvıların veya pancar, patates nişastasının şekere dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan glikoz çözeltilerin mayalaşmış özlerinin damıtılmasıyla elde edilen, kokulu, uçucu, yanıcı, renksiz sıvı, ispirto, etanol, etil alkol. Her türlü alkollü içki.
AKSİYON
Bir kuvvetin, maddi bir etkenin, bir düşüncenin ortaya çıkması. Bir oyuncunun sahne üzerindeki hareketi. Oyunun temasını geliştiren başlıca olay, hikâye, gelişim. Sermayenin belirli bir bölümü. Hisse senedi. Hareket, iş. İnsan etkinliğinin veya iradesinin açığa çıkması.
ATALIK
Ataya yakışır davranış, babalık.
AÇIKTAN
Bir yerin uzağından. Ayrıca, ek olarak. Sıra ve aşama gözetilmeden, dışarıdan atayarak. Önceden belirlenmiş bir bütçeye bağlı kalmaksızın.
ABLİ
Yatay serenlerin ucuna bağlı bulunan ve bunları sağa, sola veya ortaya çevirmek için yararlanılan halat veya palanga.
ATACILIK
Uzaklarda bulunan ve birçok kuşaktan beri görünmeyen birtakım özelliklerin yeni bir kuşakta birden ortaya çıkması, ataya çekme, atavizm.
ANLAŞILMAK
Anlama işine konu olmak. Belli olmak, ortaya çıkmak.
ALINDILI
Postaya ek ücret ödenerek alındı karşılığında verilen ve alıcısına ulaştırılması üstlenilmiş olan (mektup, paket vb.), taahhütlü.
ATIK
Hastane, ev, fabrika vb. yerlerde kullanılmış, artık işlenemez veya çevre için zarar oluşturan her türlü madde. Atılmış, atılan. Üretimden tüketime kadar olan tüm aşamalarda ortaya çıkan ve kullanıcının artık işine yaramayan maddelerin tamamı.
AÇIKLANAN
Açıklamalar sonunda ortaya çıkması beklenen kavram, açıklayan.
ARIZ
Sonradan ortaya çıkan. Bulaşmış, musallat olmuş.
AKROSTİŞ
Her dizenin ilk harfi yukarıdan aşağıya doğru okunduğunda ortaya bir söz çıkacak bir biçimde düzenlenmiş manzume, muvaşşah, tevşih.
ANESTEZİ
Canlı vücudunun tümünde veya bir bölgesinde ağrı, ısı, ışık ve dokunma gibi tüm duyuların ortadan kaldırılması, duyu yitimi. Belirli bir sinirin hasarına bağlı olarak vücutta ilgili bölgede ortaya çıkan duyu olmaması.
ARAŞTIRMAK
Birini veya bir şeyi bulmak için bir yeri gözden geçirmek. Bilimde ve sanatta yöntemli çalışmalar yapmak. Bir gerçeği ortaya çıkarmak için aramalarda bulunmak, sormak, soruşturmak.
APLİKASYON
Uygulama. Bir kumaş üzerine başka bir kumaş parçası veya bir dantel dikilerek yapılmış olan süs. Eldeki haritaya göre arazi üzerinde bir parseli kazıklarla belirtme.