Kelimeler arşivinde; içinde "kada" olan, toplam 101 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kada bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu kada ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kada olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KADASTROLANMAK
DENİZKADAYIFI, KADASTROLAMAK, KADASTROLANMA, KADAVRALAŞMAK
KADASTROLAMA, KADAYIFÇILIK, MAKADAMLAMAK, ANKADAZABRAK, KÜÇÜKKADAĞAN
ABRAKADABRA, ALAKADARLIK, MAKADAMLAMA, KADAVERİKOL, TAKKADARTAN, TAŞKADAYIFI
ARKADAŞLIK, DEKADANLIK, ŞIRAKKADAK, DEKADANLAR, KADAKLAMAK, ŞARKADALIK, TIRANKADAK
ARKADAŞÇA, KADAYIFÇI, KADAGAYIP, KADAGOYÜP, KADALAMAK, KARNIKADA, ZINKKADAK
ALAKADAR, KADASTRO, ŞAKKADAK, TAKKADAK, BÜYÜKADA, CORKADAK, ÇAKKADAK, DAKKADAK, DEKADANS, FIKKADAK, FIKKADAN, KADAHANA, KADAKMAK, KADALAMA, KADAMAYA, KADAMLOÇ, KADANLIK, KADANMAH, KADANMAK, KARAKADA, KÜÇÜKADA, LAKKADAK, LARKADAK, MANKADAŞ, SONKADAK, ŞARKADAK, ŞARKADAN, TIRKADAK, ZINKADAK
ARKADAŞ, DEKADAN, KADAVRA, KADAYIF, MAKADAM, ŞAKADAN, İLKADAM, KADAGAN, KADAHLI, KADAMAĞ, KADAMAH, KADAMAK, KADARAK, KADARCA, KADAVER, KAKADAK, LAKKADA, SALKADA, SAVKADA, ŞALKADA, ŞARKADA, ŞERKADA, ZIKADAK
AKADAŞ, GÖKADA, KADAGA, KADAĞA, KADAMA, KADANA, KADARE, TAKADA
KADAR, KADAÇ, KADAĞ, KADAH, KADAK, KADAL, KADAM, KADAN, KADAŞ, OKADA
KADA
KADA
Kardeş. Ağabey. Kız kardeş, abla. Küçük kardeş. Arkadaş. Teyze. Yeni doğmuş hayvan yavrusu. Gönül, naz. Konuşmaya engel olan dilbağı : Dili kadalı olduğundan konuşamıyor. Sıra: Ahmet'in kadasını sen mi savdın. Kadar (bk. gadâ, kada kadar). Kadar. Kadar, bk. kadê, kadâr.
TAKKADARTAN
Uzun boynuzlu, kabuklu, büyük, kara böcek.
KADAVRALAŞMAK
Kadavra durumuna gelmek.
KADASTROLAMA
Kadastrolamak işi.
KADASTROLANMA
Kadastrolanmak işi veya durumu.
ANKADAZABRAK
Aptal.
KADAYIFÇILIK
Kadayıfçının yaptığı iş.
MAKADAMLAMAK
Makadamla kaplamak.
DENİZKADAYIFI
Esmer su yosunlarından bir deniz bitkisi (Alaria esculenta).
KÜÇÜKKADAĞAN
Erzincan şehrinde, Çağlayan nahiyesine bağlı bir bölge.
ABRAKADABRA
Eski çağlarda bazı hastalıklara iyi geldiğine inanılan büyülü söz. Sihirbazların sıkça kullandığı büyü sözü.
KADAVERİKOL
Leşle beslenen hayvan.
MAKADAMLAMA
Makadamlamak işi.
KADASTROLANMAK
Kadastrosu yapılmak.
KADASTROLAMAK
Kadastrosunu yapmak.
ALAKADARLIK
İlgililik.
Bu bölümde tanımı içerisinde KADA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ARKA
Bir şeyin temel tutulan yüzünün tam ters yanı, ön karşıtı. Bir şeyin sırt durumunda olan yüzeyi. Otururken sırtın dayandığı yer. Geri kalan bölüm. Geçmiş, geride kalmış zaman. Kayıran, destekleyen. İnsanın vücudu, bedeni. Art, peş. Arkada olan, arkada bulunan.
ANSIZIN
Hatıra gelmeyen bir sırada, ani, anide, aniden, ansız, apansız, apansızın, birden, birdenbire, dangadak, defaten, durup dururken, fücceten, gürpedek, larp, larpadak, patadak, pattadak, rappadak, şakkadak, şapadanak, şappadak, şırakkadak, bedaheten, fücceten, nagehan, vehleten.
AÇIMLAMAK
Bir sorunu veya konuyu ele alıp en ince noktasına kadar gözden geçirerek anlatmak, şerh etmek, teşrih etmek.
ANALIK
Anne olma durumu. Üvey ana. Anne yerini tutan veya anne kadar yakınlık gösteren kadın. Anaca davranış. Anne olma duygusu.
ARKADAŞLIK
Arkadaş olma durumu, arkadaşa yakışır davranış, omuzdaşlık, ünsiyet.
ADIM
Yürümek için yapılmış olan ayak atışlarının her biri. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap. Ayakta, esas duruşta, bir ayağın türlü yönlerde iki ayak boyu kadar yer değiştirmesi. Girişim, hamle. Bir ayak atışıyla alınan ve uzunluğu yaklaşık 75 santimetre olan mesafe. Bir gösterge ucunun eş olarak ayrılmış yaylardan biri boyunca aldığı yol. İki diş arasındaki aralık.
ALIŞKANLIK
Bir şeye alışmış olma durumu, alışkınlık, alışmışlık, alışkı, itiyat, huy, meleke, ünsiyet, yordam. İç ve dış etkilerle hep aynı biçimde gerçekleşmesi sonucu beliren şartlanmış davranış. Yakınlık, arkadaşlık, ünsiyet.
ARKADAŞÇA
Arkadaş olarak. İçtenlikle, dostça.
ARIŞ
Kolun dirsekten parmaklara kadar olan bölümü. Çözgü.
ARAPSAÇI
Küçük, yuvarlak ve çok sık yeşil yaprakları olan, uzadıkça aşağı doğru sarkan bir tür süs bitkisi. Çözümlenemeyecek kadar karışık durum. Bir yerleşim planında genel olarak yeşil alanları belirtmek üzere girişik, eğri çizgilerle yapılmış olan bir tür tarama biçimi.
ART
Arka, geri. Arkada bulunan. Bir şeyin öbür yüzü.
AMORTİ
Birden ödenerek faizinin işlemesine son verilen tahvil. Piyangoda bilet değeri kadar kazanılan ikramiye.
ARŞINLIK
Arşın ölçüsünde, arşın kadar.
AĞIT
Ölenin iyi niteliklerini, ölümünden duyulan acıyı dile getiren söz veya ezgi. Gelinin arkasından niteliklerini anlatan söz veya ezgi. Ölen bir kimsenin gençliğini, güzelliğini, iyiliklerini, değerlerini, arkada bıraktıklarının acılarını, büyük felaketlerin acılı etkilerini dile getiren söz veya okunan ezgi, yazılan yazı, sagu, mersiye.
AKABİNDE
Arkasından, hemen arkadan, ardından, hemen ardından.
AKKOR
Işık saçacak beyazlığa varıncaya kadar ısıtılmış olan.
ANCA
O kadar. Ancak. Böylece, bu biçimde.
AN
Zamanın bölünemeyecek kadar kısa olan parçası, lahza, dakika. Zihin. İki tarla arasındaki sınır.
AKTARMAK
Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek. Toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde iyice bellemek. Alıntılamak. Bir kitabı başından sonuna kadar okumak. Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyurmak ve yaymak. Tür değişikliği yapmak. Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek. Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak. Bir tekniğe göre biçimlendirmek, uyarlamak. Birinin başka biriyle telefonla konuşmasını sağlamak. Üretilmiş olan bir enerjiyi, başka organlara iletmek. İletmek, bildirmek.
ARTÇI
Geçmiş bir sanat veya edebiyat çığırını sürdüren sanatçı veya hareket. Yürüyüş durumunda bulunan bir askerî birliğin güvenliğini sağlamak için arkadan gelmek üzere bırakılan kıta, dümdar, öncü karşıtı. Arkadan gelen, sonra olan, öncü karşıtı.