Sonu KADE ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kade" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kade ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında kade olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kade olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

ŞIRAKKADE

7 harfli kelimeler

ZİLKADE, BELKADE, ŞERKADE

4 harfli kelimeler

KADE

Bazı kelimelerin anlamları

KADE

Küçük kardeş. Arkadaş. Teyze. Hala. Ortası yassı, yağlı bir çeşit ekmek. Yenge.

ZİLKADE

Ay takviminin on birinci ayı.

ŞIRAKKADE

Birdenbire düşen, kırılan cisimlerin sert ses çıkarmaları için.

ŞERKADE

Yaramaz, kavgacı.

BELKADE

Besbelli, apaçık, belli, belirli. Acaba.

  -   -   -  

Anlamında KADE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KADE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DERECELİ

Derecesi olan. Derecelere ayrılmış, kademeli.

FATALİTE

Alın yazısı, yazgı, kader. Uğursuzluk.

BAHT

Gelecekteki olayları kaçınılmaz bir biçimde belirleyen ilahi iradenin insan ve toplum için çizdiği yaşayış biçimi, kader, talih. Şans.

BAHTSIZ

Bahtı kötü olan, mutsuz, talihsiz, kadersiz, kötü talihli, bibaht.

AYAK

Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek ya da bunlardan her biri. Göl ayağı. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Bacak. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Vücudun belden aşağı bölümü. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Basamak. Halk edebiyatında uyak.

ÇİZELGE

Çizgilerle bölümlere ayrılmış kâğıt, cetvel. Kadro, kademe, basamak ve derecelerin yer aldığı liste.

KADEHDAŞLIK

Kadehdaş olma durumu.

BAKIMEVİ

Bakıma gereksinimi olan kimselerin bakıldıkları, barındıkları kuruluş. Belirli noktalarda özellikle kar mücadelesinde kullanılan araç ve gereçlerin barındırıldığı bina. Kurum ve kuruluşlarda motorlu araçların onarıldığı ve korunduğu yer veya birim. Kademe.

AKADEMİK

Akademi ile ilgili olan. Bilimsel niteliği olan.

ÇARKIFELEK

Yakıldığında dönerek kıvılcım saçan donanma fişeği. Çarkıfelekgillerden, güzel, büyük, parlak kırmızı çiçekleri olan, duvar kenarlarına ve kameriyeler çevresine ekilen tırmanıcı bir süs bitkisi, fırıldak çiçeği, saat çiçeği (Passiflora caerulea). Talih, kader. Bir tür talih oyunu.

AŞAMALI

Aşaması olan, kademeli.

DEVRAN

Dünya. Kader, talih. Zaman, çağ.

DOKTOR

Hekim. Bir fakülteyi veya bir yüksekokulu bitirdikten sonra belli bir bilim dalında en yükseköğrenim basamağına vardığını, geçirdiği özel sınavla ve başarılı bir eserle gösterenlere verilen akademik unvan.

AKADEMİCİLİK

Akademici olma durumu.

KADEHÇİK

Meşe, fındık, gürgen vb. ağaçlarda, meyve sapının genişlemesiyle oluşan ve meyveyi ortasına kadar içine alan küçük kadeh biçimindeki oluşum.

CINCIK

Bardak, kadeh, tabak vb. sırçadan veya porselenden yapılmış olan şeyler, züccaciye. Bilye.

AMENTÜ

Bir oluş, düşünce veya ideolojinin temelini oluşturan değer yargıları. Arapça "inandım" anlamına gelen ve İslamiyetin temel inançları olan "Allah'a, onun meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe, kadere, hayır ve şerrin Allah'tan geldiğine inanma"yı dile getiren söz.

DİKMEK

Bir cismi dik olarak durdurmak. Top vb.ni oyun alanında belirli bir yere koymak. Beklemek için birini bir şeyin başına getirmek. Bardak, kadeh, testi vb. kapların içindekini bir çırpıda, bir solukta içmek. Top, taş vb.ni dikine havaya atmak. Yapı kurmak, inşa etmek. Yetiştirmek için bir bitkiyi toprağa yerleştirmek. Biçilmiş veya yırtılmış kumaş, deri, yara vb.ni iğneye geçirilmiş iplikle tutturmak.

CAM

Soda veya potas katılmış silisli kumun ateşte eritilmesiyle yapılmış olan sert, saydam ve çabuk kırılır cisim. Tümü veya bir bölümü bu maddeden yapılmış, sırça. Kadeh, içki. Pencere.

ÇIKIŞLI

Belli bir okulu veya öğrenim kademesini bitirmiş olan, mezun.