Kelimeler arşivi içinde; başında "kadı" olan, toplam 78 adet kelime bulunmaktadır. kadı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kadı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kadı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KADIOĞLUÇİFTLİĞİ
KADINLAŞTIRMAK
KADINLAŞTIRMA, KADINSILAŞMAK
KADIDONDURMA, KADINTUZLUĞU, KADINSILAŞMA, KADINBARMAĞI, KADINPARMAĞI, KADINDÜĞMESİ
KADINEFENDİ, KADINCASINA, KADIİBRAHİM, KADIKAÇIRAN, KADINBARMAK, KADINGÖBEĞİ, KADINİĞNESİ, KADINLAŞMAK, KADINSIZLIK
KADINSILIK, KADINCAĞIZ, KADINLILIK, KADINLAŞMA, KADIMÜRSEL, KADILITÜRK, KADILAŞMAK, KADIÇAYIRI, KADIKUYUSU, KADIKIŞLAK, KADIOVACIK, KADIDERESİ
KADINIMSI, KADINERKİ, KADISUSUZ, KADIBOĞAN, KADIŞEHRİ, KADINHANI, KADINNİNE, KADIVAKFI, KADIYUSUF, KADIAĞILI, KADIAĞACI, KADICELAL, KADIGÜLLÜ, KADINBUDU, KADIKENDİ, KADIOBASI, KADIMALAK
KADINSIZ, KADINLIK, KADINSAL, KADIOĞLU, KADINCIL, KADINEVİ, KADIBAŞI, KADINCIK, KADIBÜKÜ, KADINANA, KADIDAĞI, KADIKENT, KADIKIRI
KADINLI, KADIANA, KADIBAŞ, KADIRGA, KADIÖZÜ, KADIKÖY, KADILAR, KADILIK, KADINSI, KADINCA, KADINGA, KADINGE
KADILI
KADIK, KADIN, KADIZ
KADI
KADI
Tanzimata kadar her türlü davaya, Tanzimat ile Medeni Kanun arasındaki dönemde ise yalnız evlenme, boşanma, nafaka, miras davalarına bakan mahkemelerin başkanları.
KADINLAŞTIRMA
Kadınlaştırmak işi.
KADINCASINA
Kadınca.
KADINDÜĞMESİ
Süs bitkisi olarak yetiştirilen, düğme biçiminde çiçek açan otsu bir bitki.
KADINSILAŞMAK
Kadın özelliği kazanmak, kadınlaşmak.
KADINEFENDİ
Padişahın eşine verilen san.
KADINPARMAĞI
Beyaz ya da siyah, uzun, ince kabuklu bir çeşit üzüm. İnce, uzun, sulu, yumuşak bir cins armut. Üç kulaklı ekşimsi bir ot.
KADINTUZLUĞU
Sarıçalı.
KADIİBRAHİM
Malatya ilinde, Akçadağ ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
KADINLAŞTIRMAK
Kadınlaşmasına yol açmak.
KADIOĞLUÇİFTLİĞİ
Kahramanmaraş ili, Türkoğlu ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
KADINSILAŞMA
Kadınsılaşmak durumu.
KADINBARMAK
Beyaz ya da siyah, uzun, ince kabuklu bir çeşit üzüm.
KADINBARMAĞI
Baklavaya benzer bir tatlı.
KADIKAÇIRAN
Birkaç gün süren yağmur.
KADIDONDURMA
Edirne kenti, Meriç ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
Bu bölümde tanımı içerisinde KADI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AHU
Ceylan. Güzel, ince, zarif (kadın).
ALÜFTE
İffetsiz, oynak, cilveli (kadın).
ALLIK
Al olma durumu. Kadınların süs için yanaklarına sürdükleri al boya.
AĞIRAYAK
Doğurması yakın (kadın).
ANAERKİLLİK
Kadının üstünlüğüne dayalı toplumsal örgütlenme düzeni, maderşahilik. Ananın egemen olduğu aile hayatı.
ALAGARSON
Kısa kesilmiş saç. Oğlan saçı biçiminde kısa kesilmiş kadın saçı.
ALTINOLUK
İşlemeli kadın şalvarı. Sarıkların üstüne sarılan sırma şerit. Altın sırma veya kılaptanla işlenmiş çizgili ipek kumaş. Bu cins kumaşların üstünde bulunan sırma işlemeli yollar.
AFİFE
İffetli (kadın).
AHRETLİK
Ahret kardeşi olan kadınlardan her biri. Öbür dünyada karşılığı görüleceğine inanarak yapılmış olan (iş veya iyilik). Besleme kız, beslek.
AKLIK
Ak olma durumu. Kadınların makyaj için yüzlerine sürdükleri beyaz bir sıvı, düzgün.
ANA
Anne. Temel, asıl, esas. Alacağın veya borcun, faizin dışında olan bölümü. Yaşlı kadınlara saygılı bir seslenme sözü. Yavrusu olan dişi hayvan. Çizgilerden herhangi birini anlatan kelimeye sıfat olarak geldiğinde o çizginin, belirli bir kural altında hareket ederek bir yüzey oluşturmaya yaradığını anlatan bir söz. Velinimet. Dinî bakımdan aziz tanınan bazı kadınlara verilen saygı unvanı.
AĞIRLAŞMAK
Ağır duruma gelmek. Sıkıcı ve bunaltıcı bir durum almak. Güçleşmek, zorlaşmak. Gökyüzü bulutlu ve karanlık, iç karartıcı bir hâl almak. Ağırbaşlı olmak. Yavaşlamak. Yiyecek bozulmaya yüz tutmak. Gebe kadın doğurması yaklaşmak. Hasta tehlikeli duruma gelmek, fenalaşmak. Organ görevini yapamaz duruma gelmek.
ALINLIK
Kadınların alınlarına taktıkları altın veya gümüşten süs eşyası. Yapılarda cephe süsü.
ABLA
Bir kimsenin kendisinden büyük olan kız kardeşi. Erkeklerin kız veya kadınlara seslenirken söyledikleri söz. Büyük kız kardeş gibi saygı ve sevgi gösterilen kız veya kadın. Genelev veya randevuevi işletmecisi kadın, çaça, mama (II).
AFET
Çeşitli doğa olaylarının sebep olduğu yıkım. Çok kötü. Hastalıkların dokularda yaptığı bozukluk. Güzelliği ile insanı şaşkına çeviren, aklını başından alan kadın. Kıran.
ALMAK
Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.
ACUZE
Huysuz, yaşlı kadın.
AKTRİS
Kadın oyuncu.
AĞIRCANLI
Çok yavaş iş yapan, çevik olmayan. Varlığı sıkıntı veren, sevimsiz. Tembel. Gebe (kadın).
AMAZON
Savaşa katılan kadınlara eski çağların Amazonlarına benzetilerek verilen san. Ata binen kadın.