Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kadı" olan, toplam 21 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kadı ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında kadı olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kadı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ULUGEÇİTKADI
BAKACAKKADI, EPÇİLERKADI, KÖMÜRCÜKADI, MUHACİRKADI
BAŞLARKADI
BÜYÜKKADI, ÇAKIRKADI, ŞABANKADI, HASANKADI, ORMANKADI, KOZLUKADI, KÜÇÜKKADI
KARAKADI, SARIKADI, MANAKADI, ESKİKADI, DEREKADI
KUMKADI, ALAKADI
KADI
KADI
Tanzimata kadar her türlü davaya, Tanzimat ile Medeni Kanun arasındaki dönemde ise yalnız evlenme, boşanma, nafaka, miras davalarına bakan mahkemelerin başkanları.
ULUGEÇİTKADI
Bartın kenti, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
KÖMÜRCÜKADI
Bursa şehrinde, Mustafakemalpaşa belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
BÜYÜKKADI
Diyarbakır şehrinde, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.
HASANKADI
Bartın şehri, Kozcağız nahiyesine bağlı bir yer.
KÜÇÜKKADI
Diyarbakır şehri, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
KOZLUKADI
Zonguldak şehri, Eğerci bucağına bağlı bir yer.
SARIKADI
Sinop şehrinde, Çerçiler bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Sivas şehrinde, Çetinkaya bucağına bağlı bir bölge.
ŞABANKADI
Bartın şehri, Kozcağız bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
BAŞLARKADI
Zonguldak şehri, Devrek belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
MUHACİRKADI
Edirne kenti, Çöpköy nahiyesine bağlı bir bölge.
ORMANKADI
Bursa ilinde, Mustafakemalpaşa ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
KARAKADI
Bursa ili, İnegöl ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Kastamonu şehri, Cide belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
EPÇİLERKADI
Bartın şehri, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
ÇAKIRKADI
Bartın ili, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.
BAKACAKKADI
Zonguldak şehri, Gökçebey ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
Bu bölümde tanımı içerisinde KADI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALLIK
Al olma durumu. Kadınların süs için yanaklarına sürdükleri al boya.
AĞIRAYAK
Doğurması yakın (kadın).
ALÜFTE
İffetsiz, oynak, cilveli (kadın).
AFİFE
İffetli (kadın).
ALINLIK
Kadınların alınlarına taktıkları altın veya gümüşten süs eşyası. Yapılarda cephe süsü.
AKLIK
Ak olma durumu. Kadınların makyaj için yüzlerine sürdükleri beyaz bir sıvı, düzgün.
AHRETLİK
Ahret kardeşi olan kadınlardan her biri. Öbür dünyada karşılığı görüleceğine inanarak yapılmış olan (iş veya iyilik). Besleme kız, beslek.
AMAZON
Savaşa katılan kadınlara eski çağların Amazonlarına benzetilerek verilen san. Ata binen kadın.
ABLA
Bir kimsenin kendisinden büyük olan kız kardeşi. Erkeklerin kız veya kadınlara seslenirken söyledikleri söz. Büyük kız kardeş gibi saygı ve sevgi gösterilen kız veya kadın. Genelev veya randevuevi işletmecisi kadın, çaça, mama (II).
AKTRİS
Kadın oyuncu.
AHU
Ceylan. Güzel, ince, zarif (kadın).
ALTINOLUK
İşlemeli kadın şalvarı. Sarıkların üstüne sarılan sırma şerit. Altın sırma veya kılaptanla işlenmiş çizgili ipek kumaş. Bu cins kumaşların üstünde bulunan sırma işlemeli yollar.
ALMAK
Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.
ANA
Anne. Temel, asıl, esas. Alacağın veya borcun, faizin dışında olan bölümü. Yaşlı kadınlara saygılı bir seslenme sözü. Yavrusu olan dişi hayvan. Çizgilerden herhangi birini anlatan kelimeye sıfat olarak geldiğinde o çizginin, belirli bir kural altında hareket ederek bir yüzey oluşturmaya yaradığını anlatan bir söz. Velinimet. Dinî bakımdan aziz tanınan bazı kadınlara verilen saygı unvanı.
AĞIRCANLI
Çok yavaş iş yapan, çevik olmayan. Varlığı sıkıntı veren, sevimsiz. Tembel. Gebe (kadın).
ACUZE
Huysuz, yaşlı kadın.
ANAERKİLLİK
Kadının üstünlüğüne dayalı toplumsal örgütlenme düzeni, maderşahilik. Ananın egemen olduğu aile hayatı.
AĞIRLAŞMAK
Ağır duruma gelmek. Sıkıcı ve bunaltıcı bir durum almak. Güçleşmek, zorlaşmak. Gökyüzü bulutlu ve karanlık, iç karartıcı bir hâl almak. Ağırbaşlı olmak. Yavaşlamak. Yiyecek bozulmaya yüz tutmak. Gebe kadın doğurması yaklaşmak. Hasta tehlikeli duruma gelmek, fenalaşmak. Organ görevini yapamaz duruma gelmek.
AFET
Çeşitli doğa olaylarının sebep olduğu yıkım. Çok kötü. Hastalıkların dokularda yaptığı bozukluk. Güzelliği ile insanı şaşkına çeviren, aklını başından alan kadın. Kıran.
ALAGARSON
Kısa kesilmiş saç. Oğlan saçı biçiminde kısa kesilmiş kadın saçı.