Kelimeler arşivinde; içinde "göl" olan, toplam 240 tane kelime bulunuyor. İçerisinde göl bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu göl ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında göl olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KARAGÖZGÖLLÜALAN
GÖLGELEYEBİLMEK, KARAHİSARGÖLCÜK
GÖLGELENDİRMEK, GÖLETLENDİRMEK, GÖLGELEYEBİLME
MİNAREGÖLGESİ, GÖLGELENDİRME, KARAÇAYGÖLETİ, TAVŞANGÖLGESİ, YUKARIGÖLALAN, YUKARIGÖLYAZI
AŞAĞIGÖLALAN, AŞAĞIGÖLYAZI, GÖLBEZLEŞMEK, GÖLGELİKONAK
GÖLGELENMEK, GÖLGESİZLİK, BİNGÖLLÜLÜK, ELGÖLGELİĞİ, GÖLBEZLEMEK, GÖLEKLENMEK, GÖLERDİRMEK, GÖLGEBALIĞI, GÖLPINARLAR, GÖLTÜRKBÜKÜ, GÜMÜŞGÖLCÜK, GÜNEYGÖLCÜK, NALLIGÖLCÜK, YEŞİLGÖLCÜK
GÖLGELEMEK, GÖLGELEYİŞ, GÖLMARMARA, BAŞGÖLGESİ, ÇAVUŞÇUGÖL, DEĞİRMİGÖL, GÖLENLEMEK, GÖLETÇETMİ, GÖLEZERİĞİ, GÖLGELENME, GÖLGEÖLÇER, KAVAKLIGÖL, KOCAGÖLMEZ, SÜLÜKLÜGÖL
GÖLGELEME, GÖLLENMEK, GÖLLEŞMEK, GÖLPAZARI, AĞAÇLIGÖL, AYGIRGÖLÜ, DENİZGÖLÜ, ELGÖLGESİ, GEYİKGÖLÜ, GÖLDERMEK, GÖLEBAKAN, GÖLEMEZLİ, GÖLERTMEK, GÖLETDERE, GÖLEZKAYI, GÖLGERİŞİ, GÖLKAYNAK, GÖLLÜALAN, GÖLLÜÖREN, GÖLORMANI, GÖLTEPESİ, HAYRANGÖL, KAMIŞGÖLÜ, KARAGÖLET, KARAGÖLLÜ, KARAGÖLYA, KAVAKGÖLÜ, KOYUNGÖLÜ, KUZGÖLCÜK, ÖRDEKGÖLÜ, Devamını Oku »»
GÖLERMEK, GÖLGECİL, GÖLGELİK, GÖLGESİZ, GÖLHİSAR, GÖLLEMEK, GÖLLENME, GÖLLEŞME, ABBASGÖL, BİNGÖLLÜ, BÜYÜKGÖL, CİLLİGÖL, ÇİLLİGÖL, EKİNGÖLÜ, ELEKGÖLÜ, ELMAGÖLÜ, GAZLIGÖL, GÖLAĞILI, GÖLALASI, GÖLAYAĞI, GÖLBELEN, GÖLBİLİM, GÖLBURNU, GÖLCİĞEZ, GÖLCÜĞEZ, GÖLÇAYIR, GÖLÇEĞİZ, GÖLEKMEK, GÖLEMBEÇ, GÖLENBEK, Devamını Oku »»
GÖLBAŞI, GÖLERME, GÖLGELİ, GÖLLEME, GÖLYAKA, SARIGÖL, ARIKGÖL, BAĞGÖLÜ, EĞRİGÖL, ELMAGÖL, GÖLALAN, GÖLARDI, GÖLBAĞI, GÖLBENT, GÖLCÜME, GÖLDAĞI, GÖLDALI, GÖLDERE, GÖLDİBİ, GÖLDÜZÜ, GÖLEBEK, GÖLECEN, GÖLECİK, GÖLEÇEN, GÖLEĞEZ, GÖLEĞİZ, GÖLEMEK, GÖLEMEZ, GÖLENTİ, GÖLERTİ, Devamını Oku »»
ACIGÖL, BİNGÖL, GÖLCÜK, GÖLCÜL, GÖLKÖY, GÖLOVA, İNEGÖL, AVGÖLÜ, GÖKGÖL, GÖLBEÇ, GÖLBEK, GÖLBEŞ, GÖLBET, GÖLBEZ, GÖLCER, GÖLCÜR, GÖLDÜK, GÖLEME, GÖLGEN, GÖLKEM, GÖLLEK, GÖLLER, GÖLLET, GÖLLÜK, GÖLMEÇ, GÖLMEK, GÖLMEZ, GÖLOBA, GÖLÖNÜ, KAZGÖL, Devamını Oku »»
GÖLEK, GÖLET, GÖLGE, GÖLÜK, AYGÖL, GÖLBE, GÖLCE, GÖLEÇ, GÖLEN, GÖLEP, GÖLEZ, GÖLLE, GÖLLÜ, GÖLPE, GÖLYE, ÜÇGÖL
GÖLE, GÖLÜ
GÖL
GÖL
Oluşması genellikle tektonik, volkanik ve benzerleri olaylara bağlı olan, toprakla çevrili, derin ve geniş, tuzlu veya tuzsuz durgun su örtüsü. Yapay su birikintisi. Ziraat yapılan büyük tarla. Yüksek yerden dökülen suyun oyduğu yer, çukur. Karalar üzerinde, dört yanından kapalı ve oluşumlarıyla ayrımlı çanakları dolduran, az çok geniş ve derin, tuzlu ya da tatlı su örtüleri. Karalar üzerindeki çeşitli etkenlerle meydana gelen çukur yerlerin, zamanla sularla dolması sonucunda oluşan, suları tamamen boşaltılamayan, genellikle derin durgun su kütlesi. Samsun şehrinde, Beşpınar nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
YUKARIGÖLALAN
Van kenti, Erçek nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
GÖLGELEYEBİLME
Gölgeleyebilmek işi.
AŞAĞIGÖLYAZI
Samsun şehri, Lâdik ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
GÖLGELENDİRME
Gölgelendirmek işi.
YUKARIGÖLYAZI
Samsun şehrinde, Lâdik belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
TAVŞANGÖLGESİ
Kavkas otuna benzeyen bir çeşit top ot.
GÖLGELEYEBİLMEK
Gölgeleme imkânı veya olasılığı bulunmak.
KARAGÖZGÖLLÜALAN
Tokat şehrinde, Yeşilyurt belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
AŞAĞIGÖLALAN
Van kenti, Erçek bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
GÖLBEZLEŞMEK
Köpek, kedi gibi hayvanlar çiftleşmek.
KARAÇAYGÖLETİ
Sinop şehri, Saraydüzü ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
MİNAREGÖLGESİ
Gerçekleşmesi imkânsız durum.
GÖLGELENDİRMEK
Gölge etmek, gölgeli yapmak. Bulandırmak, bozmak. Dinlendirmek.
KARAHİSARGÖLCÜK
Ankara kenti, Nallıhan belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
GÖLETLENDİRMEK
Suyu setlerin önünde biriktirmek, göllendirmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde GÖL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BALIKLAVA
Deniz, göl ve ırmaklarda balık yatağı olan yer.
ÇAMURCUK
Sazangillerden, sazandan küçük, eti tatsız bir göl ve bataklık balığı (Chrondrostoma nasus).
BUZKIRAN
Donmuş deniz, göl veya ırmaklarda ulaşımı öteki gemilere kolaylaştırmakta kullanılan, buzları kırarak yol açmak için yapılmış gemi.
AZMAK
Küçük su birikintisi, gölcük. Çamaşır artık ağartılamaz duruma gelmek. Hayvanlar iki ayrı ırktan doğmak. Yara, hastalık etkili, tehlikeli duruma gelmek. Cinsel duyguları artmak. Bitkiler, aşırı büyümek. Bataklık. Deniz, ırmak vb. kabarmak, taşmak. Taşkınlıkta ileri gitmek.
BÜVET
Gölet. İstasyon, tiyatro, sinema vb. yerlerde yiyecek ve içecek satılan küçük büfe.
AV
Karada, denizde, gölde veya akarsularda evcil olmayan hayvanları vurma veya yakalama işi, şikâr. Bir hayvanın bir başka hayvanı yemek için yakalaması. Tuzağa düşürülen, kendisinden yararlanılan kimse. Bu yollarla yakalanan hayvan.
ÇALKANTI
Deniz ve gölde dalgalanma. Coşku. Kalbur yardımıyla ayrılan çer çöp. Çalkanmış şey. Kargaşa ve bunalımın yol açtığı düzensiz, karışık, sıkıntılı durum.
AYAK
Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek ya da bunlardan her biri. Göl ayağı. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Bacak. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Vücudun belden aşağı bölümü. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Basamak. Halk edebiyatında uyak.
AKMAZ
Durgun su, gölet.
ADA
Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.
AKBALIKÇIL
Leyleksilerden, bataklık, ırmak ve göl kıyılarında yaşayan, oldukça büyük, ak renkli bir tür kuş (Egretta alba).
AKLAN
Sularını bir denize veya göle gönderen bölge, maile. Bir dağ sırasının yamaçlarından her biri.
AĞIZ
Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.
AKASYA
Baklagillerden, sıcak iklimlerde birçok türü yetişen ve tanen, zamk, boya vb. maddelerin yapımında kullanılan bir ağaç (Acacia). Baklagillerden, yurdumuzda yetişen bir süs ve gölge ağacı, salkım ağacı, yalancı akasya (Robinia pseudoacacia).
ÇADIR
Keçe, deri, kıl dokuma, sık dokunmuş kalın bez veya plastik maddelerden yapılarak direklerle tutturulan, taşınabilir barınak, çerge, oba, otağ. Gölgelik olarak kullanılan tente veya şemsiye.
BROM
Atom numarası 35, atom ağırlığı 79,909, yoğunluğu 2,97 olan, deniz sularında az, bazı göllerde çok miktarda bulunan, kırmızı renkli, pis kokulu, zehirli, sıvı bir element (simgesi Br).
ADAKLI
Adağı olan, adak adamış olan. Bingöl iline bağlı ilçelerden biri. Nişanlı.
BÜĞET
Gölet.
ÇALKANMAK
Çalkama işine konu olmak. Haber, söylenti herkesin ağzında dolaşmak. Deniz, göl dalgalanmak. Coşkunluk, hareketlilik içinde bulunmak.
BİKİNİ
Deniz, göl, havuz vb. yerlere girerken veya güneşlenirken giyilen, iki parçadan oluşan kadın giysisi.