GÖN ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "gön" olan, toplam 134 adet kelime bulunmaktadır. gön ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu gön ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde gön olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

GÖNDERİLEBİLMEK

14 harfli kelimeler

GÖNDERİLEBİLME, GÖNÜLLENDİRMEK

13 harfli kelimeler

GÖNDEREBİLMEK, GÖNDERİVERMEK, GÖNENDİRİLMEK, GÖNÜLLENDİRME

12 harfli kelimeler

GÖNDEREBİLME, GÖNDERİVERME, GÖNENDİRİLME, GÖNÜLSÜZİREK

11 harfli kelimeler

GÖNDERİLMEK, GÖNDERMELİK, GÖNELLENMEK, GÖNENDİRMEK, GÖNENMEKLİK, GÖNÜLDAŞLIK, GÖNÜLDOLABI, GÖNÜLLENMEK, GÖNÜLSÜZLÜK

10 harfli kelimeler

GÖNÇLEŞMEK, GÖNDERİLİŞ, GÖNDERİLME, GÖNDERTMEK, GÖNDÜRTMEK, GÖNENDİRME, GÖNENLEMEK, GÖNÜLLEMEK, GÖNÜLLENME, GÖNÜLLÜLÜK, GÖNÜLSEMEK, GÖNÜLSÜMEK, GÖNÜLSÜZCE, GÖNÜLYURDU, GÖNYEBURUN, GÖNYELEMEK

9 harfli kelimeler

GÖNCELMEK, GÖNCÜKMEK, GÖNÇELMEK, GÖNDERİCİ, GÖNDERMEK, GÖNDERTME, GÖNDİRMEK, GÖNDÜRMEK, GÖNLEKCEK, GÖNLÜAÇIK, GÖNLÜKARA, GÖNÜLAÇAN, GÖNÜLALAN, GÖNÜLALDI, GÖNÜLALMA, GÖNÜLEMEK, GÖNÜLGÜCÜ, GÖNÜLLÜCE, GÖNYELEME

8 harfli kelimeler

GÖNCÜLÜK, GÖNDEMEK, GÖNDEREN, GÖNDERGE, GÖNDERİM, GÖNDERİŞ, GÖNDERLİ, GÖNDERME, GÖNDOĞDU, GÖNDÖNDÜ, GÖNDÜREN, GÖNDÜRME, GÖNELMEK, GÖNENÇLİ, GÖNENMEK, GÖNETMEK, GÖNLECÜK, GÖNLÜNCE, GÖNÜLDAŞ, GÖNÜLDEN, GÖNÜLDEŞ, GÖNÜLLÜK, GÖNÜLSÜZ

7 harfli kelimeler

GÖNÇLÜK, GÖNDERE, GÖNDERİ, GÖNDURİ, GÖNDÜME, GÖNDÜRÜ, GÖNENCE, GÖNENER, GÖNENLİ, GÖNENME, GÖNSÜNÜ, GÖNTAŞI, GÖNURSI, GÖNÜCÜR, GÖNÜLAY, GÖNÜLLİ, GÖNÜLLÜ, GÖNÜMEK, GÖNÜRSU

6 harfli kelimeler

GÖNCEK, GÖNCÜK, GÖNÇEK, GÖNDEL, GÖNDEM, GÖNDER, GÖNECE, GÖNELİ, GÖNENÇ, GÖNEZİ, GÖNGÜR, GÖNLEK, GÖNMEK, GÖNNEK, GÖNNÜK, GÖNOVA, GÖNREK, GÖNTEM

5 harfli kelimeler

GÖNBE, GÖNCÜ, GÖNDE, GÖNDÜ, GÖNEÇ, GÖNEK, GÖNEM, GÖNEN, GÖNER, GÖNLE, GÖNLÜ, GÖNÜK, GÖNÜL, GÖNÜR, GÖNYE

4 harfli kelimeler

GÖNÇ, GÖNE, GÖNÜ

3 harfli kelimeler

GÖN

Bazı kelimelerin anlamları

GÖN

İşlenmiş deri. Hayvan derisi. Kösele.

GÖNENDİRİLMEK

Gönenme işi yaptırılmak.

GÖNDERİLEBİLME

Gönderilebilmek işi.

GÖNENDİRMEK

Gönenme işi yaptırmak.

GÖNENDİRİLME

Gönderilmek işi.

GÖNÜLSÜZİREK

İstemeye istemeye.

GÖNÜLLENDİRMEK

Gönüllenmesine sebep olmak.

GÖNDERMELİK

Bir yere gönderilen mal ya da nesnelere ilişkin çizelge.

GÖNÜLLENDİRME

Gönüllendirmek işi.

GÖNELLENMEK

Darılmak, kırılmak.

GÖNDERİVERME

Gönderivermek işi.

GÖNDERİLMEK

Gönderme işi yapılmak veya gönderme işine konu olmak.

GÖNDEREBİLME

Gönderebilmek işi.

GÖNDERİVERMEK

Çabucak göndermek.

GÖNDEREBİLMEK

Gönderme imkânı veya olasılığı bulunmak.

GÖNDERİLEBİLMEK

Gönderilme imkânı veya olasılığı bulunmak.

  -   -   -  

Anlamında GÖN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GÖN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ATIF

Yöneltme, çevirme. Gönderme. İlişkili bulma.

AKSEPTANS

Yabancı ülkelerde okuyacak öğrenciler için gönderilen kabul belgesi. Poliçelerin üzerine "kabulümdür" biçiminde yazılarak altı imzalanan açıklama, kabul.

ALGIN

Cılız, zayıf, hastalıklı. Birine gönül vermiş, tutkun, vurgun.

BESLEMEK

Yiyecek ve içeceğini sağlamak. Eklemek, katmak, çoğaltmak. Bir duyguyu gönülde yaşatmak. Bir şeyi korumak veya sağlamca durmasını sağlamak için çevresini veya altını desteklemek, doldurmak, pekiştirmek. Maddi yardım yapmak, desteklemek. Yetiştirmek. Yedirmek. Semirtmek.

CANAN

Gönülden sevilen, gönül verilmiş olan kadın, sevgili. Tasavvufta Tanrı.

ANMAK

Birini veya bir şeyi akla getirerek sözünü etmek veya onu düşünmek, zikretmek, hatırlamak. Adlandırmak. Bir armağanla birinin gönlünü almak.

AKLAN

Sularını bir denize veya göle gönderen bölge, maile. Bir dağ sırasının yamaçlarından her biri.

BENDEZADE

Alçak gönüllülük göstererek "benim çocuğum" anlamında kullanılan bir söz.

AKTARMA

Aktarmak işi. Bir yolcunun gideceği yere birkaç araç değiştirerek ulaşması. Bir kimsenin herhangi bir hakkını bir başkasına geçirmesini sağlayan iş, transfer. Alıntı. Bir oyuncunun topu kendi takımından bir başka oyuncuya göndermesi. Bir taşıttan başka bir taşıta geçme. Sürülmemiş tarlayı ilk veya ikinci kez sürme. Para aktarımı. Arıları bir kovandan ötekine geçirme.

ALICI

Satın almak isteyen kimse, müşteri. Almaç. Azrail. Kendisine bir şey gönderilen kimse. Kamera.

ATMAK

Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak. Örtmek. Kurşun, gülle, ok vb. şeyleri hedefe fırlatmak. Bir yerden başka bir yere taşımak. Sıkıntı dolayısıyla giyilen bir şeyi çıkarmak. Söylemek. Bir kimsenin ilişiğini kesmek. Uzatmak. Yay ve tokmakla ditmek, kabartmak. Yapılmış kötü bir işi birine yüklemek. Yırtılmak. Bilmeden, kestirerek söylemek. Yalan ya da abartmalı söz söylemek. Yapışık olduğu yerden ayrılmak. Koymak. Bir şeyi yere doğru bırakmak. Geri bırakmak, ertelemek. Kovmak, dışarıya çıkarmak, ilgisini kesip uzaklaştırmak. Terk etmek. Değerini eksiltmek. Götürmek. Çıkarmak, dışarıya vermek. Top, tüfek vb. silahları patlatmak. İçki içmek. İstenilmeyen bir şeyi kendi malı olmaktan çıkarmak. Rastgele bir kenara koymak. Kalp, nabız vurmak, çarpmak. Kullanılması gelenek hâline gelmiş bir şeyi kullanmaktan vazgeçmek. Patlayıcı maddelerle havaya uçurup yıkmak. Yazılı veya banda alınmış bir metinden bazı bölümleri çıkarmak. Göndermek, yollamak. Çatlamak. Sille, tokat vurmak.

AFTOS

Gönül eğlendiren kimse.

BEDİİ

Güzellik ölçülerine uyan, gözü gönlü okşayan, beğenilen. Estetik.

ALAKALANMAK

İlgilenmek. Bir şeyden zevk almak. Bir şey çekici gelmek. Gönül bağlamak, yakınlık duymak.

AMİR

Bir işte emir verme yetkisi bulunan kimse, mir. Buyuran, buyurucu. Satıcı veya ihracatçının gönderdiği malların bedelini almak üzere gerekli belgeleri göstererek bankaya başvuran kimse.

CAN

İnsan ve hayvanlarda yaşamayı sağlayan ve ölümle vücuttan ayrılan madde dışı varlık. Güç, dirilik. Kişi, birey. Bektaşilik ve Mevlevilikte tarikat kardeşi. Gönül. Çok içten, sevimli, sevilen, şirin. İnsanın kendi varlığı, özü. Yaşama, hayat.

ALAKA

İlgi. Gönül bağı.

BAYGIN

Bayılmış, kendinden geçmiş. Gönül vermiş. Yığılmış, dökülmüş. Süzgün. Bayılmış, kendinden geçmiş bir biçimde. İnsanı kendinden geçirir gibi olan.

BEDDUA

Birinin kötü duruma düşmesini gönülden isteme, ilenme, ilenç, kargış.

BAĞLAMAK

Bir şeyi bir yere veya bir şeye tutturmak. Birinde bir şeye karşı ilgi, istek uyandırarak o şeye ilgi, yakınlık duymasını sağlamak. Düğümlemek. Uyulması zorunlu olmak. Eklemek, bir araya getirmek, birleştirmek. Başka bir işle uğraşamaz durumda olmak. Anlaşma yapmak. Sona erdirmek, bitirmek, tamamlamak. Gönlünü kazanmak. Geçişi engellemek. Büyü, muska vb.nin aracılığıyla birinin birtakım isteklerini veya yetkinliğini engellemek, yok etmek. Birini söz veya yazı ile bağlamak, taahhüt etmek, angaje etmek. Yaraya ilaç koyup bezle sarmak. Bütün ilgisini bir yerde yoğunlaştırmak. Denk yapmak, paket yapmak.