Kelimeler arşivinde; içinde "göm" olan, toplam 121 tane kelime bulunuyor. İçerisinde göm bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu göm ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında göm olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
BALIKGÖMMESİ, DIGANGÖMBESİ, FIRINGÖMBESİ, GÖMÜLEBİLMEK, GÖMÜLÜVERMEK, KETENGÖMLEĞİ
GÖMLEKÇİLİK, GÖMLEKLİLER, GÖMEÇLENMEK, GÖMLEKÇİLER, GÖMLEKHİSAR, GÖMÜLEBİLME, GÖMÜLMEKLİK, GÖMÜLÜVERME
GÖMÜLDÜRÜK, EBEMGÖMECİ, GÖMEBİLMEK, GÖMEÇERİĞİ, GÖMÜKLEMEK, GÖMÜVERMEK, KARAGÖMLEK
GÖMLEKLİK, GÖMLEKSİZ, GÖMÜLEMEK, ALAGÖMLEK, EBEGÖMECİ, GÖMBELDEK, GÖMDEMSİZ, GÖMEBİLME, GÖMEÇYELİ, GÖMÜCÜLÜK, GÖMÜVERME, GÖTÜGÖMBE, GÖTÜGÖMME, KURTGÖMEÇ, TELGÖMLEK, TERGÖMLEK, YILANGÖMÜ
GÖMLEKÇİ, GÖMLEKLİ, GÖMÜLMEK, GÖMÜTLÜK, ALGÖMLEK, ESKİGÖMÜ, GÖMBELEK, GÖMBESEN, GÖMEÇARI, GÖMEÇLER, GÖMEÇOTU, GÖMMETAŞ, GÖMÜKLÜK, GÖMÜLEME, GÖMÜLGEÇ, GÖMÜLGEN, GÖMÜRGEN, SIRAGÖMÜ, TAŞGÖMÜT, TERGÖMEK
DÖŞGÖMÜ, GÖMÜLME, GÖMÜLTÜ, GÖMÜLÜŞ, KUŞGÖMÜ, GÖMANLI, GÖMBÜLE, GÖMDENE, GÖMELEK, GÖMEMİŞ, GÖMENİÇ, GÖMMECE, GÖMÜKSÜ, GÖMÜRTÜ, TÖNGÖME, YERGÖMÜ
GÖMGÖK, GÖMLEK, GÖMMEK, GÖMÜLÜ, GÖMBEK, GÖMBEL, GÖMBES, GÖMBET, GÖMBEZ, GÖMBÜK, GÖMBÜL, GÖMCÜK, GÖMÇEK, GÖMEDİ, GÖMELE, GÖMENİ, GÖMGEN, GÖMGÖY, GÖMMAG, GÖMPAH, GÖMPİL, GÖMPÜL, GÖMREN, GÖMSÜK, GÖMÜCÜ
GÖMEÇ, GÖMME, GÖMÜK, GÖMÜŞ, GÖMÜT, GÖMBE, GÖMCE, GÖMEK, GÖMEŞ, GÖMET, GÖMEV, GÖMGO, GÖMGÖ, GÖMNÜ, GÖMRE, GÖMSE, GÖMÜL, GÖMÜM
GÖMÜ, GÖMA, GÖME
GÖM
GÖM
Yeşil, yemyeşil. Hayvanların barınması için çit ya da duvarla çevrili yer, ağıl. Dip, iç, kök, asıl.
GÖMÜLÜVERME
Gömülüvermek işi.
BALIKGÖMMESİ
Balığı külde pişirerek yapılan yemek. (Avşar Gelendost Isparta).
KETENGÖMLEĞİ
İnce kabuklu, tatlı bir çeşit incir.
GÖMLEKHİSAR
Samsun şehri, Vezirköprü ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
GÖMÜLEBİLMEK
Gömülme imkânı veya olasılığı bulunmak.
GÖMEÇLENMEK
Yılan çöreklenmek.
GÖMLEKÇİLİK
Gömlekçinin yaptığı iş.
FIRINGÖMBESİ
Yağlı haşhaş ekmeği. (Yukarıkaşıkara Yalvaç Isparta).
DIGANGÖMBESİ
Yumurta ve haşhaş yağı ile karılmış ekşi hamurdan yapılan ekmek. (Gençali Senirkent Isparta).
GÖMÜLÜVERMEK
Çabucak veya kısa sürede gömülmek.
GÖMLEKLİLER
Vücutları torba biçiminde ve yarı saydam, sert bir gömlekle örtülü, denizlerde yaşayan bir hayvan sınıfı.
GÖMLEKÇİLER
Karabük ilinde, Eskipazar ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
GÖMÜLMEKLİK
Ölüm olaylarında, ölüyü kaldırmak için sarfedilen para.
GÖMÜLEBİLME
Gömülebilmek işi.
GÖMÜLDÜRÜK
Boyunduruğa geçirilen kısa değnek. Eyerin geriye kaymaması için atların boyunlarından aşırılıp kolanlarına bağlanan kayış.
Bu bölümde tanımı içerisinde GÖM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ASKI
Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.
GECELİK
Yatakta giyilen giysi, gömlek. Bir gece için ödenen ücret. Geceye özgü olan, gece kullanılan.
BATIRMAK
Bir şeyin sıvı veya yumuşak bir maddenin içine gömülmesine yol açmak, batmasını sağlamak. Kirletmek. Yitirmek. Mahvetmek. Bir kimseyi çekiştirip iyice kötülemek. Bir işte kazanç sağlayamaz duruma gelmek.
DEFNOLUNMAK
Ölü gömülmek, toprağa verilmek.
DEFNETMEK
Ölüyü gömmek, toprağa vermek.
DİRİL
Diriksel. Şilte yüzü veya gömlek yapmaya yarar pamuklu bir kumaş.
DEFİNECİ
Gömü bulmak umuduyla kazı yapan veya yaptıran kimse.
BATMAK
Bir sıvının üstündeyken içine gömülmek. Yıkılmak, egemenliği sona ermek. Saplanmak. Çökmek. Yok olmak. Dünya'nın dönüşü dolayısıyla Güneş, Ay ve yıldız ufkun altına inmek. Tedirgin etmemesi gereken şeyler tedirgin etmek. Hoşa gitmeyen bir duruma uğramak. Kirlenmek. İflas etmek. Daha kötü bir duruma uğramak. Dokunmak, incitmek.
GÖMME
Gömmek işi. Mayalı, mayasız, yağlı ya da yağsız olarak yapılmış olan bir tür kül pidesi. Güzün veya kışın ekilen ekin. Defnetme, tedfin. Üzerinde bulunduğu yüzeyin içine gömülmüş olan.
BARBEKÜ
Izgara et pişirmekte kullanılan, genellikle balkonlarda duvar içerisine gömülmüş ocak. Açık alanda mangal kullanılarak et ve deniz ürünlerini pişirme.
GÖMLEKLİ
Gömleği olan.
EKMEK
Tahıl unundan yapılmış hamurun fırında, sacda veya tandırda pişirilmesiyle yapılmış olan yiyecek, nan, nanıaziz. Serpmek. Bir bitkiyi üretmek için toprağa tohum atmak veya gömmek. İnsanı geçindirecek iş, kazanç. Yemek, aş. Bir şeyin başlamasına yol açacak sebepleri hazırlamak. Yarışta geçmek. Birini uydurma bir sebeple bırakıp gitmek, savuşmak, atlatmak. Parayı boşuna harcamak, ziyan etmek. Toprağı ekip biçmek için kullanmak.
GÖMLEKÇİ
Gömlek diken veya satan kimse.
DEFİN
Ölüyü gömme.
DALDIRMA
Daldırmak işi. Bir dalı gövdeden ayırmadan toprağa gömerek köklenmesini sağlama yolu. Cam veya seramikten yapılmış bir tür kulplu kap. Bu yolla daldırılan dal.
GÖMLEKLİK
Gömlek yapmaya elverişli (kumaş).
GÖĞÜSLÜK
Genellikle ilköğretim öğrencilerinin giydiği tek biçimde üstlük, önlük. Elbisenin kirlenmemesi için göğse takılan önlük veya giyilen bir gömlek türü.
GÖMLEKSİZ
Gömleği olmayan.
CENAZE
Kefenlenip tabuta konmuş, gömülmeye hazırlanmış insan ölüsü. Cenaze töreni. Ölü, ölmüş kimse.
DEFİNE
Toprak altına gömülerek saklanmış para veya değerli şeyler, gömü.